ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilim, küresel piyasalarda dengeleri sarsarken, güvenli liman olarak görülen altın ve gümüşte dikkat çekici bir geri çekilmeye neden oldu. Haftanın ilk işlem gününde yatırımcıların yön arayışı hız kazanırken, değerli metallerdeki satış baskısı öne çıktı.
Comex’te altın vadeli işlemleri ons başına 127 dolar düşüşle 4.808 dolara gerilerken, gümüş vadeli işlemleri ise 3,13 dolar kayıpla 78,71 dolar seviyesine indi. Bu sert düşüş, jeopolitik risklerin her zaman değerli metalleri yukarı taşımadığına dair önemli bir örnek olarak dikkat çekti.
Gerilimin fitilini ateşleyen gelişmelerden biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran bandıralı bir kargo gemisine el konulduğunu açıklaması oldu. Bu hamle, piyasalarda kısa sürede risk algısının yükselmesine ve iyimserliğin zayıflamasına yol açtı. İran’ın bu durumu “korsanlık” olarak nitelendirmesi ve Boğaz’daki deniz trafiğini durdurması ise çatışma ihtimalini daha da artırarak küresel ticaret ve enerji arzına yönelik endişeleri tetikledi.
Normal şartlarda jeopolitik risklerin artması altına talebi güçlendirse de bu kez farklı bir tablo ortaya çıktı. Dolar endeksinin güçlenmesi ve ABD Hazine tahvil getirilerinin yükselmesi, değerli metalleri baskılayan ana unsurlar arasında yer aldı. Aynı zamanda yükselen enerji maliyetleri ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası sıkı para politikası adımları, enflasyon beklentilerini yukarı çekerken altın ve gümüş üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu.
Uzmanlara göre piyasalarda şu an iki zıt dinamik aynı anda çalışıyor: Bir yanda artan jeopolitik riskler, diğer yanda ise güçlü dolar ve yükselen faiz beklentileri. Bu ikili yapı, yatırımcıların yön bulmasını zorlaştırırken volatilitenin artmasına neden oluyor.
Önümüzdeki süreçte yatırımcıların odağı, hem Orta Doğu’daki gelişmelerin seyrinde hem de ABD’den gelecek makroekonomik verilerde olacak. Özellikle enflasyon verileri ve Fed’in faiz politikasına ilişkin sinyaller, değerli metallerin kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici rol oynayabilir.











