Küresel emtia piyasaları Asya seansında yukarı yönlü bir seyir izlerken, özellikle altın fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekti. Dolardaki süregelen zayıflık ve jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizlik, yatırımcıların güvenli liman ve alternatif varlıklara yönelmesini destekledi. Altın fiyatları, önceki seansta ulaştığı yaklaşık bir aylık zirveye yakın seviyelerde kalırken, piyasaların odağında ABD ile İran arasında olası ateşkes ve barış görüşmeleri yer aldı.
Spot altın, uluslararası piyasalarda yüzde 0,9 artışla ons başına 4.835 dolar seviyesine yükselirken, altın vadeli işlemleri de yüzde 0,7 primle 4.857 dolar seviyesinden işlem gördü. Bu yükselişte yalnızca jeopolitik riskler değil, aynı zamanda ABD ekonomisinden gelen zayıf enflasyon sinyalleri de etkili oldu. Özellikle üretici fiyat endeksinin beklentilerin altında kalması, ABD dolarının değer kaybetmesine yol açarak altını destekleyen ana unsurlardan biri haline geldi.
Dolar endeksi, bugün itibarıyla üst üste dokuzuncu gününde de düşüş kaydederek son altı haftanın en düşük seviyesine geriledi. Risk iştahındaki artış, yatırımcıların dolara olan talebini azaltırken, alternatif yatırım araçlarına yönelimi hızlandırdı. Bu durum, başta altın olmak üzere değerli metallerin genelinde yukarı yönlü hareketleri beraberinde getirdi.
Jeopolitik cephede ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile olası görüşmelere ilişkin açıklamaları piyasalar üzerinde belirleyici oldu. Trump, önümüzdeki günlerde İran ile daha geniş kapsamlı müzakerelerin mümkün olabileceğini ifade ederken, Orta Doğu’daki savaşın sona ermesine yakın olunduğunu dile getirdi. Ayrıca İsrail ile Lübnan arasında Washington’da yapılması planlanan görüşmeler de bölgedeki tansiyonun düşebileceğine yönelik beklentileri artırdı. Buna rağmen, ABD’nin İran’a yönelik askeri varlığını artırdığı ve deniz ablukasını devreye aldığı yönündeki haberler, piyasalarda temkinli iyimserlik olarak tanımlanabilecek bir atmosferin oluşmasına neden oldu.
Her ne kadar iki taraf arasında ateşkesin sürdüğü gözlemlense de, bu ateşkesin 21 Nisan’da sona erecek olması yatırımcıların dikkatini bu tarihe çevirmiş durumda. Piyasalar, Washington ile Tahran arasında yeni bir diplomatik adım atılıp atılmayacağını yakından izliyor. Olası bir kalıcı anlaşma, enerji fiyatlarından emtia piyasalarına kadar geniş bir etki alanı yaratabilir.
Altın dışındaki değerli metallerde de güçlü yükselişler görüldü. Spot gümüş fiyatları yüzde 2,4 oranında artarak ons başına 80,81 dolar seviyesine ulaşırken, platin fiyatları da yüzde 1,6 yükselişle 2.147 dolar seviyesine çıktı. Her iki metalin de son bir ayın en yüksek seviyelerine yakın seyretmesi, genel emtia piyasasında geniş tabanlı bir yükseliş trendinin oluştuğunu gösteriyor.
Endüstriyel metaller cephesinde ise bakır fiyatları öne çıktı. Çin’den gelen güçlü büyüme verileri, bakır başta olmak üzere sanayi metalleri üzerinde pozitif etki yarattı. Londra Metal Borsası’nda işlem gören bakır vadeli kontratları yüzde 0,5 artışla ton başına 13.350 dolar seviyesine yükselirken, COMEX bakır kontratları da yüzde 0,8 primle pound başına 6,12 dolar seviyesine çıktı.
Çin ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüme kaydetmesi ve beklentileri aşması, küresel talep görünümünü destekleyen önemli bir gelişme olarak öne çıktı. Bu büyümenin büyük ölçüde ihracat kaynaklı olması, dış talebin halen güçlü olduğunu gösterirken, dünyanın en büyük bakır ithalatçısı olan Çin’de sanayi faaliyetlerinin canlı kalacağı beklentisini güçlendirdi. Bu da bakır fiyatlarının yukarı yönlü hareketini destekleyen temel faktörlerden biri oldu.
Bununla birlikte, Çin ekonomisinin karşı karşıya olduğu riskler tamamen ortadan kalkmış değil. İran ile yaşanan gerilim nedeniyle artan enerji fiyatlarının, zaten yavaşlama sinyalleri veren iç talebi baskılayabileceği değerlendiriliyor. Ayrıca küresel ticarette yaşanabilecek aksaklıklar ve lojistik sorunlar, ihracat performansını olumsuz etkileyebilir.
Genel tabloya bakıldığında, küresel piyasalarda hem makroekonomik verilerin hem de jeopolitik gelişmelerin birlikte fiyatlandığı bir dönemden geçiliyor. Zayıf dolar, düşen enflasyon beklentileri ve diplomatik temas ihtimalleri, emtia fiyatlarında yukarı yönlü hareketi desteklerken; belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmamış olması yatırımcıların temkinli kalmasına neden oluyor. Önümüzdeki günlerde özellikle ABD-İran hattındaki gelişmeler, doların seyri ve küresel büyüme verileri, emtia piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.











