HSBC’den Dolar/TL Tahmininde Yukarı Revizyon: Yıl Sonu Beklentisi 50 TL’ye Çıktı

HSBC, yüksek enflasyon ve cari açık nedeniyle yıl sonu dolar/TL tahminini 48’den 50’ye yükseltti.

Küresel finans kuruluşu HSBC, Türk lirasına ilişkin yayımladığı son değerlendirme raporunda yıl sonuna yönelik dolar/TL beklentisini yukarı yönlü revize etti. Banka, daha önce 48 TL seviyesinde öngördüğü yıl sonu dolar/TL tahminini 50 TL’ye yükselttiğini açıkladı. Revizyonun temel nedenleri arasında yüksek seyreden enflasyon, cari işlemler açığındaki genişleme ve Türk lirası üzerindeki makroekonomik baskılar öne çıktı.

HSBC’nin CEEMEA Kur Stratejisti Murat Toprak tarafından hazırlanan değerlendirmede, Türkiye ekonomisinde fiyat baskılarının beklenenden daha dirençli seyrettiğine dikkat çekildi. Raporda, 2026 yılının ilk dört ayında enflasyonun yüzde 14,6 arttığı belirtilirken, bu görünümün döviz kuru üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 18’den yüzde 26’ya yükseltmesi, dezenflasyon sürecinin öngörülenden daha zorlu ilerlediğine işaret eden önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.

Bankanın analizinde, yüksek enflasyona rağmen Türk lirasındaki nominal değer kaybının sınırlı kalmasının uzun vadede sürdürülebilir olmayabileceği görüşüne yer verildi. HSBC’ye göre mevcut ekonomik koşullar altında Türk lirasının, daha önce öngörülenden daha hızlı değer kaybetme riski bulunuyor. Özellikle iç fiyatların yüksek seyrettiği bir dönemde kurun görece kontrollü tutulmasının, ilerleyen süreçte daha sert fiyatlamalara neden olabileceği değerlendiriliyor.

Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise Türk lirasındaki reel değerlenmenin dış ticaret üzerindeki etkisi oldu. HSBC, TL’nin enflasyona kıyasla güçlü kalmasının, Türkiye’nin ihracat tarafındaki rekabet gücünü baskılayabileceğini ve bu durumun cari açık üzerinde ek risk yaratabileceğini belirtti. Bu çerçevede mevcut kur politikasına yönelik tartışmaların ilerleyen dönemde daha da yoğunlaşabileceği ifade edildi.

Buna karşın banka, kısa vadede TCMB’nin döviz politikasında radikal bir değişim beklemiyor. Analizde, Merkez Bankası’nın yüksek faiz politikası, swap işlemleri ve doğrudan döviz arzı gibi araçları kullanarak piyasalardaki oynaklığı sınırlandırmaya devam edeceği öngörüldü. Özellikle rezerv yönetimi ve likidite adımlarının, kur üzerinde ani hareketlerin önüne geçmek açısından kritik rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

HSBC’nin tahmin revizyonu yalnızca kur seviyesine ilişkin bir beklenti değişikliği değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisine yönelik risk algısındaki değişimin de bir göstergesi niteliğinde. Önümüzdeki dönemde enflasyonun seyri, cari dengedeki gelişmeler, Merkez Bankası’nın para politikası adımları ve küresel faiz ortamı, dolar/TL’nin yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek. Özellikle küresel piyasalarda faizlerin yüksek kalmaya devam etmesi halinde, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskının artabileceği ve Türk lirasının da bu süreçten etkilenebileceği değerlendiriliyor.