Türkiye’de finansal piyasalar 9–13 Mart haftasında açıklanacak kritik makroekonomik veriler ve para politikası kararlarına odaklanacak. Haftanın en önemli başlıkları arasında sanayi üretimi verileri, cari işlemler dengesi, TCMB Para Politikası Kurulu faiz kararı ve piyasa katılımcıları anketi yer alıyor. Küresel tarafta artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle, açıklanacak verilerin enflasyon beklentileri, cari açık görünümü ve faiz politikası üzerinde önemli sinyaller vermesi bekleniyor.
Yurt İçi Veri Takvimi
Hazine’nin borçlanma programı yakından izlenecek
Haftanın ilk önemli gündemi 10 Mart Salı günü gerçekleştirilecek olan Hazine ihaleleri olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Mart–Mayıs 2026 dönemine ilişkin iç borçlanma stratejisine göre mart ayında 394,3 milyar TL’lik iç borç itfasına karşılık 315,5 milyar TL borçlanma hedefleniyor. Bu program çerçevesinde geri çevirme oranı yaklaşık %80 seviyesinde planlanıyor.
Şubat ayında da itfa tutarının altında borçlanan Hazine’nin, mart ve nisan aylarında da benzer bir strateji izleyerek piyasaya sınırlı borçlanma ile çıkmayı tercih ettiği görülüyor. Geçtiğimiz hafta yapılan 1 yıl vadeli euro cinsi tahvil doğrudan satışında 47 milyar TL borçlanan Hazine’nin, mart ayının geri kalanında yaklaşık 270 milyar TL’lik ek borçlanma alanı bulunuyor.
10 Mart’taki ihalelerin ardından Hazine, 16 Mart’ta 5 ve 8 yıl vadeli sabit kuponlu tahviller, 17 Mart’ta ise 2 yıl vadeli sabit kuponlu ve 4 yıl vadeli TLREF’e endeksli tahviller ile birlikte altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası doğrudan satışlarını gerçekleştirecek.
Sanayi üretiminde ivme kaybı dikkat çekiyor
10 Mart Salı günü açıklanacak Ocak ayı sanayi üretimi verileri, ekonomik aktivitenin hızına ilişkin önemli sinyaller verecek. Son açıklanan verilere göre Aralık ayında sanayi üretimi aylık bazda %1,2 artarken, yıllık bazda %2,1 daralma kaydetmişti. Kasım ayında görülen güçlü artışların ardından aralık verileri sanayi üretiminde belirgin bir ivme kaybına işaret etmişti.
Alt kalemler incelendiğinde özellikle yüksek teknoloji ürünleri üretimindeki %25’lik düşüş, giyim eşyası imalatındaki %29,2’lik gerileme ve metal cevheri madenciliğindeki %23,4’lük düşüş dikkat çekti. Ayrıca savunma sanayi ürünlerini de kapsayan diğer ulaşım araçları üretiminde %9,2’lik yıllık daralma görüldü.
2025 yılının son çeyreğinde sanayi üretimi yıllık bazda %0,8 büyüme gösterirken, çeyreklik büyüme %0,1 ile yataya yakın bir görünüm sergiledi. Ekonomistler 2025’te kaydedilen %3,6’lık büyümenin ardından 2026 yılında sanayi üretiminde yaklaşık %4’lük bir artış bekliyor.
Cari açıkta enerji fiyatlarının etkisi
12 Mart Perşembe günü açıklanacak Ocak ayı ödemeler dengesi verileri de piyasaların yakın takibinde olacak. Ekonomistlerin beklentilerine göre ocak ayında cari işlemler açığının yaklaşık 6,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 7,3 milyar dolar, hizmetler dengesi fazlasının ise yaklaşık 2,7 milyar dolar olması öngörülüyor.
Son dönemde ABD–İran gerilimi nedeniyle küresel enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, Türkiye’nin enerji ithalatı üzerinden cari denge üzerinde baskı yaratabilir. Bu nedenle bazı kurumlar 2026 yıl sonu cari açık tahminlerini 30 milyar dolardan 36 milyar dolara yükseltmiş durumda. Bu seviyenin GSYİH’nin yaklaşık %2,1’ine karşılık gelmesi bekleniyor.
TCMB’nin faiz kararı kritik olacak
Haftanın en kritik gelişmesi ise yine 12 Mart Perşembe günü açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu faiz kararı olacak.
Son dönemde küresel piyasalarda artan belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin ardından TCMB’nin haftalık repo ihalelerine ara vermesiyle birlikte piyasadaki ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti faiz koridorunun üst bandı olan %40 seviyesine yükseldi.
Bu süreçte efektif faiz yaklaşık 300 baz puan artmış durumda. Piyasa beklentileri ise politika faizinin %37 seviyesinde sabit bırakılması yönünde şekilleniyor.
Uzmanlar, jeopolitik risklerin azalması halinde TCMB’nin yeniden haftalık repo ihalelerine dönerek piyasa faizlerini politika faizine yakınlaştırabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte bazı kurumlar faiz indirim sürecinin nisan ayında yeniden başlayabileceğini öngörüyor. Mevcut tahminlere göre 2026 yıl sonu politika faizinin %29,5 seviyesinde olması bekleniyor.
Rezervler ve yabancı yatırımcı hareketleri izlenecek
Aynı gün açıklanacak TCMB haftalık verileri de finansal piyasalar açısından önemli olacak. Son açıklanan verilere göre yabancı yatırımcılar 20–27 Şubat haftasında hisse senedi piyasasında 65,3 milyon dolar net alım gerçekleştirdi. Buna karşılık tahvil piyasasında 212,8 milyon dolar net satış yapıldı.
Aynı dönemde yurt içi yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları 2,1 milyar dolar artış gösterdi. TCMB verilerine göre net döviz rezervi 91,6 milyar dolara, brüt rezervler ise 210,4 milyar dolara yükseldi.
Enflasyon beklentileri yeniden yükselişte
13 Mart Cuma günü açıklanacak TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçları ise piyasanın enflasyon ve faiz beklentilerindeki yönü ortaya koyacak.
Şubat ayı anketine göre piyasa katılımcılarının 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi %23,2’den %24,1’e yükseldi. Ayrıca 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi %18,4, 24 ay sonrası beklentisi %17,1 ve 5 yıl sonrası beklentisi %11,4 seviyesine çıktı.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik risklerin etkisiyle mart ayında açıklanacak ankette enflasyon ve cari açık beklentilerinde yukarı yönlü revizyonların görülmesi bekleniyor. Aynı zamanda faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması nedeniyle yıl sonu politika faizi tahminlerinde de artış yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Küresel riskler piyasaların yönünü belirleyebilir
Analistler, bu hafta açıklanacak verilerin yalnızca Türkiye ekonomisinin gidişatına dair sinyal vermekle kalmayacağını, aynı zamanda küresel enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve sermaye hareketleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Özellikle ABD–İran gerilimi nedeniyle yükselen petrol fiyatları, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon ve cari açık üzerinde ek baskı oluşturabilecek önemli bir risk faktörü olarak görülüyor. Bu nedenle hem TCMB’nin para politikası adımları hem de maliye politikası stratejisi, önümüzdeki dönemde piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.
Yurt Dışı Veri Takvimi
Küresel Piyasalarda Enflasyon ve Büyüme Haftası
Küresel piyasalar, 9-13 Mart 2026 haftasında oldukça yoğun bir veri trafiğine hazırlanıyor. Haftanın ana odak noktasını, merkez bankalarının faiz kararları üzerinde doğrudan etkili olan enflasyon rakamları oluşturuyor. Özellikle 11 Mart Çarşamba günü ABD’den gelecek olan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve 13 Mart Cuma günü açıklanacak olan Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verileri, piyasaların yönünü tayin edecek en kritik göstergeler olarak öne çıkıyor. ABD’de yıllık TÜFE beklentisi %2,4 iken, çekirdek PCE enflasyonunun %3 seviyesinde yatay seyretmesi bekleniyor. Bu veriler, Fed’in yılın geri kalanındaki para politikası patikasına dair en net sinyalleri verecektir.
Haftanın diğer önemli gelişmeleri ise büyüme ve üretim tarafında yoğunlaşıyor. 10 Mart Salı günü Japonya’nın 2025 yılı 4. çeyrek nihai büyüme rakamları takip edilecek; beklentiler ekonominin yıllıklandırılmış bazda %1,3 büyüme kaydettiği yönünde. Avrupa cephesinde ise Almanya, İngiltere ve Avrupa Birliği’nden gelecek olan sanayi üretimi verileri, kıta genelindeki ekonomik aktivitenin canlılığına dair ipuçları sunacak. Özellikle Almanya’nın sanayi üretimindeki performans, bölge ekonomisinin resesyon endişelerinden ne kadar uzaklaştığını göstermesi açısından kritik önem taşıyor.
Haftanın kapanışı ise tam bir veri sağanağına sahne olacak. 13 Mart Cuma günü ABD tarafında sadece enflasyon değil, aynı zamanda JOLTS Yeni İş Pozisyonları, Michigan Tüketici Güven Endeksi ve Dayanıklı Mal Siparişleri gibi majör veriler arka arkaya açıklanacak. JOLTS verisi istihdam piyasasındaki soğumayı, Michigan endeksi ise tüketicilerin ekonomik geleceğe dair iyimserliğini ölçmek adına takip edilecek. Yatırımcıların, haftanın son işlem gününde artması muhtemel olan volatiliteye karşı temkinli olması bekleniyor.










