Haftalık Piyasa Takvimi ve Veri Gündemi (8-12 Haziran 2026)

8-12 Haziran haftasında gözler TCMB faiz kararında! Sanayi üretimi, cari açık ve rezerv verileri piyasaları yönlendirecek.

Yurt İçinde Gözler TCMB Faiz Kararında ve Kritik Verilerde

Türkiye piyasalarında 8-12 Haziran haftası yoğun veri gündemi ve kritik ekonomik gelişmelerle öne çıkacak. Hazine ihalelerinden sanayi üretimine, cari denge verilerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına kadar birçok başlık piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak. Özellikle 11 Haziran Perşembe günü saat 14:00’te açıklanacak Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararı, haftanın en kritik gelişmesi olarak öne çıkıyor.

Haftanın İlk Günü Hazine İhaleleri ve Reel Kur Verisiyle Başlıyor

8 Haziran Pazartesi günü ekonomi yönetiminin borçlanma programı piyasaların yakın takibinde olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 4 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihalesi, 1 yıl vadeli dolar cinsi tahvil ve 1 yıl vadeli dolar cinsi kira sertifikası doğrudan satışı gerçekleştirecek.

Aynı gün saat 14:30’da Mayıs Reel Efektif Döviz Kuru verisi açıklanacak. Ortalama eşit ağırlıklandırılmış sepet değişimi ve aylık enflasyon gerçekleşmeleri dikkate alındığında, TÜFE bazlı reel efektif döviz kurunun mayıs ayında 106,5 seviyesine yükselmesi ve Türk lirasında yaklaşık %0,2 oranında sınırlı reel değer kazancı yaşanması bekleniyor.

Günün son önemli verisi ise saat 18:00’de yayımlanacak TCMB Mayıs Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu olacak. Teknik nitelikte hazırlanan raporda doğrudan politika mesajı verilmesi beklenmese de, Merkez Bankası’nın temel enflasyon eğilimine ilişkin değerlendirmeleri ve kısa vadeli fiyat dinamiklerine yönelik analizleri piyasalar açısından kritik önem taşıyor.

Hazine’nin Borçlanma Takvimi Devam Edecek

9 Haziran Salı günü Hazine, 4 yıl vadeli TLREF’e endeksli tahvil ile 4 yıl vadeli değişken faizli tahvil ihaleleri düzenleyecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı Haziran–Ağustos 2026 iç borçlanma stratejisi, piyasaların odağındaki başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Buna göre Hazine, haziran ayında 555 milyar TL’lik iç borç geri ödemesine karşılık toplam 543,8 milyar TL borçlanma gerçekleştirmeyi hedefliyor. Böylece geri çevirme oranının yaklaşık %98 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor.

Haziran ayı boyunca devam edecek program kapsamında 11 Haziran’da 2 yıl vadeli altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası satışları, 15 Haziran’da kuponsuz ve sabit kuponlu tahvil ihaleleri, 16 Haziran’da ise TLREF’e endeksli ve 5 yıl vadeli sabit kuponlu tahvil ihalesi gerçekleştirilecek.

Sanayi Üretiminde Zayıf Seyir Devam Edebilir

Haftanın dikkat çeken makroekonomik verilerinden biri de 10 Haziran Çarşamba günü saat 10:00’da açıklanacak Nisan Sanayi Üretimi verisi olacak.

Mart ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi aylık bazda %0,8 daralırken, yıllık bazda da %1,1 gerilemişti. Şubat ayında görülen toparlanmanın ardından martta yeniden zayıflayan görünümün, öncü göstergelere göre nisan ayında da sürdüğü değerlendiriliyor.

Özellikle altın ve enerji hariç ara malı ithalatındaki yavaşlama, üretim tarafında ivme kaybına işaret ederken, İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI verisinin 47,9’dan 45,7’ye gerilemesi, üretimde daralma sinyalini güçlendirdi. PMI verisinin Ekim 2024’ten bu yana en düşük seviyeye inmesi, sanayi tarafındaki kırılgan görünümü ortaya koyuyor.

Haftanın Zirvesi: TCMB Faiz Kararı

Piyasaların odak noktası ise kuşkusuz 11 Haziran Perşembe günü saat 14:00’te açıklanacak TCMB Para Politikası Kurulu kararı olacak.

Beklentiler, politika faizinde değişiklik yapılmayacağı ve faizin %37 seviyesinde sabit bırakılacağı yönünde yoğunlaşıyor. Ayrıca faiz koridorunun alt bandının %35,5, üst bandının ise %40 seviyesinde korunacağı tahmin ediliyor.

Uzmanlar, kısa vadede Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti’nin (AOFM) yaklaşık %40 seviyelerinde kalmaya devam edeceğini, dolayısıyla para politikasında hızlı bir gevşeme beklenmemesi gerektiğini değerlendiriyor. Bununla birlikte, finansal piyasalardaki belirsizliklerin azalması ve haftalık repo ihalelerine dönüşün başlaması halinde, yılın son çeyreğine doğru sınırlı faiz indirimlerinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentisi ise %35 seviyesinde bulunuyor.

Rezervler, Döviz Talebi ve Yabancı Hareketleri Yakından İzlenecek

Aynı gün saat 14:30’da açıklanacak haftalık TCMB verileri, piyasaların bir diğer önemli gündemi olacak.

Veriler kapsamında menkul kıymet istatistikleri, para ve banka verileri ile Merkez Bankası rezervleri açıklanacak.

Son açıklanan dönemde yabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasında 91,1 milyon dolar, tahvil piyasasında ise 134,5 milyon dolarlık net satış yaptığı görülürken, yurt içi yerleşiklerin döviz tevdiat hesaplarında artış eğilimi dikkat çekmişti.

Öte yandan, TCMB brüt rezervleri 159,2 milyar dolara gerilerken, swap hariç net rezervlerin 26,5 milyar dolara düşmesi, rezerv görünümüne ilişkin soru işaretlerini artırmış durumda. Yeni veriler, özellikle kur istikrarı ve rezerv yeterliliği açısından dikkatle takip edilecek.

Cari Açık ve Enflasyon Beklentileri Aynı Gün Açıklanacak

12 Haziran Cuma günü saat 10:00’da, hem Nisan Ödemeler Dengesi İstatistikleri hem de Haziran Piyasa Katılımcıları Anketi yayımlanacak.

Ekonomistler, nisan ayında cari açığın yaklaşık 4,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Dış ticaret açığının 5,2 milyar dolar civarında oluşması, buna karşın hizmet gelirlerinin özellikle turizm etkisiyle 3,5 milyar dolar fazla vermesi öngörülüyor.

Yıl sonuna ilişkin 45 milyar dolarlık cari açık beklentisi korunurken, küresel enerji fiyatlarının yüksek seyri yukarı yönlü risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Aynı gün açıklanacak TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi, enflasyon beklentilerindeki yön açısından kritik olacak. Son ankette 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin %27,5’ten %28,9’a yükselmesi, dezenflasyon sürecine ilişkin soru işaretlerini artırmıştı. 12 ay ve 24 ay sonrası enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü revizyonlar da dikkat çekmişti.

Yurt İçi Piyasalar İçin Kritik Hafta

Ekonomistler, 8-12 Haziran haftasının özellikle faiz kararı, sanayi üretimi ve cari denge verileri nedeniyle finansal piyasalar açısından yön belirleyici olabileceğini vurguluyor. Borsa İstanbul, döviz kuru, tahvil faizleri ve altın fiyatlarında oynaklığın artabileceği belirtilirken, özellikle 11 Haziran Perşembe günü saat 14:00’te açıklanacak TCMB faiz kararı ve sonrasındaki mesajlar haftanın en kritik başlığı olarak görülüyor.


Yurt Dışı Veri Takvimi

Küresel Piyasalarda Kritik Hafta: Merkez Bankaları ve Enflasyon Verileri Takip Edilecek

Küresel finans piyasaları, 8-12 Haziran 2026 haftasında hem makroekonomik büyüme verileri hem de para politikalarına yön verecek kritik enflasyon rakamlarıyla yoğun bir gündeme hazırlanıyor. Haftanın ilk işlem günü olan 8 Haziran Pazartesi günü, piyasalar güne sabaha karşı saat 02:50’de Japonya’dan gelecek önemli büyüme verileriyle başlayacak. Japonya’nın 2026 yılı ilk çeyreğine (1Ç26) ilişkin nihai GSYİH yıllıklandırılmış büyüme oranının %2,1’den %1,3’e gerilemesi, çeyreklik büyümenin ise %0,5’ten %0,3’e yavaşlaması bekleniyor. Aynı saatte açıklanacak olan Nisan ayı Cari İşlemler Dengesi’nin ise 3205,1 milyar Yen seviyesine gerileyeceği öngörülüyor. Avrupa tarafında ise saat 09:00’da Almanya’nın Nisan ayı aylık ve yıllık Fabrika Siparişleri takip edilecekken, saat 11:30’da Euro Bölgesi Haziran ayı Sentix Yatırımcı Güveni endeksi (önceki -16,4) piyasaların odağında olacak.

9 Haziran Salı günü de Almanya’nın sanayi üretimi verileri saat 09:00’da izlenirken, günün ikinci yarısında saat 17:00’de ABD’nin Mayıs ayı Güncel Konut Satışları (beklenti: 4,08 milyon) takip edilecek.

10 Haziran Çarşamba: Devlerin Enflasyon Günü ve Küresel Fiyat Baskıları

Haftanın en hareketli günü olan 10 Haziran Çarşamba, küresel piyasalarda tam anlamıyla bir “enflasyon fırtınası” yaşanmasına sahne olacak. Günün ilk saatlerinde, saat 02:50’de Japonya’nın Mayıs ayı üretici enflasyonu (ÜFE) verileri açıklanacak; yıllık ÜFE’nin %4,9’dan %5,5’e yükselmesi bekleniyor. Hemen ardından saat 04:30’da Asya piyasalarını doğrudan etkileyecek olan Çin’in Mayıs ayı yıllık TÜFE (%1,3 beklenti) ve yıllık ÜFE (%3,9 beklenti) verileri ekranlara düşecek. Günün asıl kırılma noktası ise saat 15:30’da ABD’den gelecek olan Mayıs ayı tüketici enflasyonu (TÜFE) verileri olacak. ABD yıllık TÜFE’sinin %3,8’den %4,2’ye yükselmesi beklenirken, yıllık Çekirdek TÜFE’nin %2,8’den %2,9’u zorlaması öngörülüyor. Bu durum Fed’in faiz politikaları üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir. Çarşamba günü, saat 21:00’de açıklanacak olan ABD Fed Bütçe Dengesi verisiyle tamamlanacak.

11 – 12 Haziran: AMB Faiz Kararı, Lagarde’ın Mesajları ve Haftanın Kapanışı

11 Haziran Perşembe günü piyasaların gözü Avrupa Merkez Bankası’na (AMB) çevrilecek. AMB, saat 15:15’te kritik faiz kararını açıklayacak. Piyasa beklentisi politika faizinin %2 seviyesinde sabit bırakılması yönünde olsa da, saat 15:45’te başlayacak olan AMB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması, önümüzdeki dönemin para politikası patikası hakkında hayati ipuçları barındıracaktır. Aynı gün saat 15:30’da ABD’nin Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları ile Mayıs ayı üretici enflasyonu (ÜFE) verileri de (aylık beklenti %0,6) yakından takip edilecek.

Haftanın son işlem günü olan 12 Haziran Cuma ise adeta veri maratonunun nihayete erdiği bir gün olacak. Saat 07:30’da Japonya’nın, saat 09:00’da ise İngiltere’nin sanayi üretimi verileri yayınlanacak. Aynı saatte (09:00) Almanya’nın Mayıs ayı nihai TÜFE verileri izlenecek. Haftanın kapanışı ise saat 17:00’de ABD’den gelecek olan ve tüketici eğilimlerini ölçen Haziran ayı öncü Michigan Tüketici Güven Endeksi (beklenti 46,5) ile yapılacak.

Yurt Dışı Ekonomik Değerlendirme ve Yatırımcı Notu

Bu takvim doğrultusunda yatırımcıların özellikle Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verilerine ve Perşembe günkü AMB faiz kararına odaklanması gerekmektedir. ABD enflasyonunda beklenen yükseliş eğilimi, küresel çapta dolar endeksini (DXY) güçlendirebilir ve gelişmekte olan ülke para birimleri ile altın fiyatları üzerinde baskı yaratabilir. Avrupa tarafında ise Lagarde’ın enflasyon ve büyüme dengesine yönelik yapacağı açıklamalar, Euro/Dolar (EUR/USD) paritesindeki oynaklığı (volatiliteyi) hat safhaya çıkarabilir. Küresel borsalarda risk iştahının yön bulacağı bu haftada, risk yönetiminin en üst düzeyde tutulması önem arz etmektedir.