Enflasyon Beklentileri, Dış Ticaret, Rezervler ve İşgücü Verileri Ön Planda
23–27 Şubat haftasında yurt içi veri gündemi, fiyatlama davranışları ve makro dengeler açısından kritik başlıklara sahne olacak. Enflasyon beklentileri, dış ticaret ve cari denge görünümü, ekonomik güven endeksi, TCMB rezerv ve sermaye akımları verileri ile işgücü istatistikleri, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabilir. Özellikle para politikası görünümü ve yabancı yatırımcı iştahı açısından haftanın verileri yakından izlenecek.
Enflasyon Beklentilerinde Ayrışma Sürüyor (24 Şubat Salı)
10:00 Şubat Sektörel Enflasyon Beklentileri
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan Sektörel Enflasyon Beklentileri Anketi, ekonomik birimler arasındaki belirgin ayrışmanın sürdüğünü gösteriyor.
Ocak verilerine göre, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi:
- Piyasa katılımcıları için %22,2’ye geriledi (–1,15 puan),
- Reel sektör için %32,9’a düştü (–1,9 puan),
- Hanehalkı için ise %52,08’e yükseldi (+1,18 puan).
2024 başından bu yana genel eğilim aşağı yönlü olsa da, hanehalkı ile piyasa profesyonelleri arasındaki makasın açık kalması, fiyatlama davranışlarında kalıcılık riskine işaret ediyor. Bu görünüm, beklentilerin halen büyük ölçüde gerçekleşen enflasyona duyarlı ve uyarlayıcı karakter taşıdığını ortaya koyuyor.
Önümüzdeki dönemde sektörel beklentilerdeki kademeli iyileşmenin sürmesi beklenirken, hanehalkı beklentilerindeki katılık para politikasının etkinliği açısından kritik olmaya devam edecek.
Dış Ticaret ve Cari Açıkta Görünüm (26 Şubat Perşembe)
10:00 Ocak Dış Ticaret İstatistikleri
Ocak ayı öncü verilerine göre ihracat yıllık bazda %3,9 gerileyerek 20,3 milyar dolar, ithalat ise yatay sayılabilecek %0,03 artışla 28,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı aralık ayındaki 9,3 milyar dolardan 8,4 milyar dolara geriledi.
Ancak yıllıklandırılmış açık 92 milyar dolardan 92,9 milyar dolara yükseldi. Bu tablo, aylık bazda iyileşmeye karşın yıllık görünümde risklerin sürdüğüne işaret ediyor.
Ocak ayında:
- Cari işlemler dengesinin 6,5 milyar dolar açık vermesi,
- Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 7,2 milyar dolar olması,
- Hizmetler dengesi fazlasının 2,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.
2026 yıl sonu için 30 milyar dolar cari açık (GSYİH’nın %1,7’si) tahmini korunurken, özellikle küresel talep koşulları ve enerji fiyatları kaynaklı yukarı yönlü riskler dikkat çekiyor.
Ekonomik Güven Endeksi Eşik Altında Ama Yüksek Seyirde
10:00 Şubat Ekonomik Güven Endeksi
Ocak ayında ekonomik güven endeksi 99,4 seviyesinde sabit kaldı ve Mart 2025’ten bu yana en yüksek düzeyini korudu. Endeksin 100 eşik değerinin altında kalması genel algının halen temkinli olduğunu gösterse de, temmuzdan bu yana görülen toparlanma dikkat çekiyor.
Alt kalemlerde:
- Tüketici güveni: 83,7 (+%0,3)
- Reel kesim güveni: 103 (–%0,7)
- Hizmet sektörü güveni: 113,8 (+%1,3)
- Perakende ticaret güveni: 112,6 (–%2,4)
- İnşaat sektörü güveni: 85,7 (+%1,5)
Genel tablo, ekonomide sert bir bozulma olmadığını ancak sektörler arası farklılaşmanın belirginleştiğini ortaya koyuyor.
Yabancı Girişi ve Rezervlerde Güçlü Artış (Haftalık TCMB Verileri)
14:30 Haftalık TCMB Verileri (13 – 20 Şubat)
6–13 Şubat haftasında yabancı yatırımcılar:
- Hisse senedi piyasasında 322,2 milyon dolar,
- Tahvil piyasasında (repo hariç) 1,3 milyar dolar net alım yaptı.
Böylece:
- Hisse tarafında girişler 11. haftaya taşındı (kümülatif 2,8 milyar dolar),
- 31 Ekim’den bu yana bono piyasasına toplam 8,1 milyar dolar giriş gerçekleşti,
- 2026 başından bu yana hisseye 1,9 milyar dolar, tahvile 5,8 milyar dolar net giriş oldu.
Yabancıların bono stok payı %9,2’ye yükselerek Şubat 2020’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Rezerv tarafında ise güçlü artış dikkat çekti:
- Net rezerv: 95,7 milyar dolar
- Brüt rezerv: 211,9 milyar dolar
- Swap hariç net rezerv: 81,4 milyar dolar
Bu tablo, portföy girişleri ve rezerv birikimi açısından para politikasına alan açan bir görünüm sunuyor.
İşsizlikte Rekor Düşük Seviye, Ancak Geniş Tanım Yüksek (27 Şubat Cuma)
10:00 Ocak İşgücü İstatistikleri
Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı aralık ayında %7,7’ye gerileyerek rekor düşük seviyeye indi (önceki %8,5).
Ancak geniş tanımlı işsizlik göstergesi olan âtıl işgücü oranı %28,6 seviyesinde bulunuyor. Bu durum, manşet işsizlikteki iyileşmeye karşın işgücü piyasasında yapısal sorunların sürdüğüne işaret ediyor.
- İstihdam oranı: %49,1
- İşgücüne katılım oranı: %53,2
Geniş tanımlı göstergelerin yüksek seyri, işgücü piyasasında toparlanmanın henüz tam olarak tabana yayılmadığını gösteriyor.
Yurt İçi Genel Değerlendirme
Bu haftaki veri akışı, üç ana tema etrafında şekilleniyor:
- Enflasyon beklentilerinde kademeli iyileşme fakat hanehalkında katılık
- Cari dengede kontrollü görünüm ancak yıllık bazda yukarı yönlü risk
- Yabancı sermaye girişleri ve rezerv birikimiyle güçlenen finansal istikrar
Özellikle güçlü rezerv artışı ve yabancı girişleri, para politikasında güvenin arttığına işaret ederken; enflasyon beklentilerindeki ayrışma ve geniş tanımlı işsizlik oranının yüksekliği, temkinli duruşun korunması gerektiğini gösteriyor.
Hafta boyunca açıklanacak veriler, faiz patikasına yönelik beklentiler, BIST ve tahvil piyasası fiyatlamaları ile döviz kuru görünümü açısından belirleyici olabilir.
Yurt Dışı Veri Gündemi
Küresel Piyasalar Yoğun Veri Trafiğine Hazırlanıyor: Odakta Fed ve Enflasyon Var
23 Şubat pazartesi günü başlayacak olan yeni haftada küresel piyasalar, merkez bankası yetkililerinin yoğun konuşma trafiği ve kritik makroekonomik verilerle yön bulmaya çalışacak. Haftanın ilk günlerinde piyasaların odağında ABD Merkez Bankası (Fed) üyelerinin yapacağı açıklamalar yer alıyor; özellikle Waller, Goolsbee ve Bostic gibi isimlerin faiz patikasına dair vereceği sinyaller dikkatle takip edilecek. Ayrıca pazartesi günü Almanya’dan gelecek IFO İş Dünyası Güven Endeksi ve akşam saatlerinde Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Lagarde’ın yapacağı konuşma, Avrupa kanadındaki beklentileri şekillendirecek ilk önemli başlıklar olacak.
Haftanın ortasında ise büyüme ve tüketici fiyatları ön plana çıkıyor. 25 Şubat Çarşamba günü Almanya’nın 2025 yılı son çeyreğine ilişkin nihai büyüme (GSYİH) rakamları takip edilecekken, aynı gün Avrupa Bölgesi’nin Ocak ayı TÜFE verileri bölgedeki enflasyonist baskının seyrini ortaya koyacak. Perşembe günü ABD’den gelecek haftalık işsizlik maaşı başvuruları istihdam piyasasının gücünü test etmeye devam ederken, Euro Bölgesi’nden gelecek tüketici güven endeksi verileri de Avrupa ekonomisindeki toparlanma eğilimini gösterecek.
Haftanın kapanışı olan 27 Şubat Cuma günü ise tam anlamıyla bir veri bombardımanı yaşanacak. Asya seansında Japonya’nın enflasyon ve sanayi üretimi rakamları karşılanırken, günün ilerleyen saatlerinde Almanya’nın öncü enflasyon verileri takip edilecek. Haftanın finalini ise ABD’den gelecek olan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri yapacak. Ocak ayı için %0,3 beklentisi olan çekirdek ÜFE rakamları, küresel piyasaların Şubat ayını hangi risk iştahıyla kapatacağını belirleyen en kritik veri seti olacak.










