Güçlü Dolar Darbesi: Altın ve Gümüşte Sert Satış Dalgası

Güçlü doların baskısıyla altın %3, gümüş %16’yı aşan düşüş yaşadı; piyasalar ABD istihdam verisine odaklandı.

Altın ve gümüş fiyatları, Asya işlem saatlerinde ABD dolarındaki belirgin güçlenmenin etkisiyle sert gerilerken, değerli metaller piyasasında yüksek oynaklık dikkat çekti. Analistler, güçlü doların tarihsel olarak altın ve gümüş gibi dolar cinsinden fiyatlanan varlıklar üzerinde baskılayıcı bir etki yarattığını vurgularken, mevcut düşüşün kısa vadeli bir tepki hareketinden daha kalıcı bir zayıflığa dönüşmesi halinde fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskının sürebileceği uyarısında bulunuyor.

Asya seansında spot altın, gün içinde yaklaşık %3’e varan düşüşle ons başına 4.789 dolara kadar geriledi. Gümüş tarafında ise çok daha sert bir tablo oluştu. Spot gümüş fiyatı, %16,6 düşüşle ons başına 73,5 dolara kadar inerek son dönemin en keskin günlük hareketlerinden birine imza attı. Aynı zaman diliminde paladyum %2,18 düşüşle 1.704,21 dolara, platin ise %3,60 kayıpla 2.149,66 dolara geriledi. Bu görünüm, satış baskısının yalnızca altın ve gümüşle sınırlı kalmadığını, geniş bir değerli metaller grubuna yayıldığını gösterdi.

Gümüşteki fiyat hareketleri, piyasadaki oynaklığın boyutunu net biçimde ortaya koydu. Kısa süre önce %6’nın üzerinde yükselerek 90 doların üzerine çıkan gümüş, dakikalar içinde yön değiştirerek sert bir satışla %16’dan fazla değer kaybetti ve 75 doların altına sarktı. Sabah saatlerinde gümüş yaklaşık %10 düşüşle 78,93 dolar seviyelerinde işlem görürken, altın da %1’e yakın kayıpla 4.926 dolar civarında fiyatlanıyor. Bu sert dönüşler, spekülatif pozisyonların hızla kapatıldığına işaret ediyor.

Altın üzerindeki baskının arkasında yalnızca doların güçlenmesi değil, aynı zamanda ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) gelen mesajlar da bulunuyor. Fed Guvernörü Lisa Cook’un, kalıcı yukarı yönlü enflasyon risklerine dikkat çekerek ek faiz indirimlerine destek vermeyeceğini söylemesi, piyasaların daha temkinli bir faiz indirimi patikasını fiyatlamasına neden oldu. Bu söylemler, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini güçlendirerek altın gibi faiz getirisi olmayan varlıklar açısından olumsuz bir zemin oluşturdu.

Siyasi cephede ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed Başkanlığı için Kevin Warsh’ı aday göstermesi, piyasalarda ayrıca yankı buldu. Warsh’ın, diğer adaylara kıyasla daha “şahin” bir duruşa sahip olduğu algısı, faiz indirimlerinin daha yavaş ve sınırlı olabileceği beklentisini pekiştirdi. Bu durum, doların küresel çapta güçlenmesine katkı sağlayarak değerli metaller üzerinde ek baskı yarattı.

Makro veri tarafında karışık bir tablo izleniyor. ADP özel sektör istihdam raporunun beklentilerin altında kalması ekonomide soğuma sinyali verirken, ISM hizmet PMI verisinin tahminleri aşması ekonomik aktivitenin halen canlı olduğunu gösterdi. Bu karışık görünüm, dolar lehine okunurken, piyasalarda odağın hükümet kapanması nedeniyle ertelenen ve 11 Şubat Çarşamba günü açıklanacak resmi tarım dışı istihdam raporuna kaydığı belirtiliyor. Söz konusu veri, Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler açısından kritik önemde görülüyor.

Jeopolitik tarafta ABD-İran geriliminin sürmesi ve Cuma günü Umman’da yapılması planlanan nükleer görüşmelere rağmen Washington yönetiminin olası askeri operasyon seçeneğini masadan kaldırmaması, risk algısını canlı tutuyor. Normal şartlarda jeopolitik risklerin altını desteklemesi beklenirken, mevcut ortamda güçlü dolar ve faiz beklentilerinin bu etkiyi gölgede bıraktığı görülüyor.

Genel görünüm, kısa vadede altın ve gümüş fiyatlarının doların seyri ve ABD verilerine yüksek hassasiyet göstermeye devam edeceğini ortaya koyuyor. Analistlere göre, dolar endeksinde kalıcı bir geri çekilme ve Fed’den daha güvercin sinyaller gelmedikçe, değerli metallerde güçlü bir toparlanma sınırlı kalabilir. Ancak yüksek oynaklık, her iki yönde de sert hareketlerin sürebileceğine işaret ediyor.