Fitch Ratings’in Türkiye ekonomisine ilişkin güncellediği tahminleri, enflasyonun inatçı seyrini ve kurdaki kontrollü yükselişi bir kez daha gözler önüne seriyor. Kuruluş, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %25’ten %29,5’e çıkarırken, dolar/TL kurunun 2026 sonunda 51 seviyesinde olacağını tahmin ediyor. Bu rakamlar, piyasanın mevcut dinamikleriyle uyumlu görünse de enflasyondaki yukarı revizyon, enflasyonla mücadelenin beklenenden daha uzun süreceğini işaret ediyor.
Rapora göre enflasyonun 2027 sonunda %22,5 ve 2028 sonunda %18 seviyesine ineceği öngörülüyor. Bu düşüş eğrisi olumlu olsa da hedeflerin hâlâ oldukça yüksek olduğu dikkat çekiyor. Fitch’in sıkı para politikasının bu yıl da devam edeceğine vurgu yapması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) mevcut duruşunun desteklendiğini gösteriyor. Buna paralel olarak politika faizinin 2026 sonunda %35, 2027 sonunda %24,5 ve 2028 sonunda %22 seviyesinde olacağı tahmin ediliyor. Faizlerde kademeli indirim beklentisi, enflasyondaki gerilemeyle uyumlu bir normalleşme sürecini ima ediyor.
Büyüme tarafında ise Fitch daha iyimser bir tablo çiziyor. Türkiye ekonomisinin 2026’da %2,8 büyüyeceğini öngören kuruluş, mart ayındaki tahminini (%2,6) yukarı yönlü revize etti. 2027 büyüme tahmini %4,4, 2028 tahmini ise %3,8 olarak belirlendi. Bu artışlar, özellikle 2027’deki güçlü toparlanmanın iç talep ve potansiyel reformlarla desteklenebileceğini düşündürüyor. Ancak genel olarak orta vadede %3-4 bandında bir büyüme patikası, Türkiye gibi genç nüfusa ve dinamik bir ekonomiye sahip bir ülke için nispeten mütevazı kalıyor.
Bu tahminler birkaç önemli mesaj içeriyor. Öncelikle, enflasyonun kalıcılığı hâlâ en büyük risk unsuru. Yüksek enflasyon beklentisi, TL’nin reel değer kaybını sınırlı tutarken, aynı zamanda vatandaşların satın alma gücünü eritmeye devam edecek. Dolar/TL’nin kademeli yükselişi (2028’de 67) ise kur şoklarının kontrol altında tutulduğunu, ancak TL’deki aşamalı değer kaybının süreceğini gösteriyor. Bu durum, ihracatçıları desteklerken ithalat bağımlı sektörleri ve enflasyonu baskılayabilir.
Fitch’in revizyonları, Türkiye’nin makroekonomik disiplin konusunda attığı adımların kısmen takdir edildiğini, ancak enflasyon ve yapısal reformlar konusunda daha fazla mesafe katetmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle mali disiplin, vergi reformu, tasarruf oranlarının artırılması ve yargı bağımsızlığı gibi alanlarda atılacak adımlar, kredi notu yükselişini ve daha düşük faiz ortamını getirebilecek kritik unsurlar.
Sonuç olarak Fitch’in güncel projeksiyonları, Türkiye ekonomisi için “dikkatli iyimserlik” olarak nitelendirilebilir. Sıkı para politikası ve kademeli normalleşme ile enflasyonun tek haneli rakamlara inmesi uzun vadeli bir hedef olsa da, 2026-2028 döneminde istikrarlı bir zemin oluşması bile önemli bir kazanım olur. Yatırımcılar ve politika yapıcılar açısından bu rapor, hem riskleri hem de fırsatları dengeli biçimde değerlendirmek için değerli bir referans niteliği taşıyor. Türkiye’nin bu patikada kalıcılığı, önümüzdeki dönemde atılacak reform adımlarına bağlı olacak.











