Fed’in Şahin Duruşu Altın ve Gümüşü Vurdu: Rekor Zirvelerden Sert Geri Çekilme

Fed faizi sabit tuttu, yılda tek indirim sinyali verdi; altın %3 düşerek 4.675 dolara, gümüş %7 gerileyerek 70,4 dolara indi.

Küresel piyasalarda değerli metal fiyatları, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklentilerin ötesinde sıkı bir mesaj verdiği faiz toplantısının ardından sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Londra Metal Borsası’nda (LME) ilk işlemlerde altının ons fiyatı bir önceki güne kıyasla yaklaşık 135 dolar, yani yüzde 3 oranında değer kaybederek 4.675 dolara geriledi. Ocak ayı sonunda ulaşılan yaklaşık 5.600 dolarlık tarihi rekor göz önüne alındığında, bu geri çekilmenin boyutu ve hızı piyasalarda ciddi bir yeniden fiyatlama sürecine işaret etmektedir.

Fed, toplantısında politika faizini değiştirmezken asıl şoku yaratan unsur, yılın geri kalanına ilişkin verilen sinyal oldu. Piyasaların büyük bölümünün beklediği iki faiz indirimi senaryosunun yerini yıl içinde yalnızca tek bir indirim beklentisi aldı. Bu revizyon, altın fiyatlarında daha toplantı öncesinde başlamış olan düşüş trendini belirgin biçimde hızlandırdı. Faiz indirimlerinden uzaklaşıldıkça faiz getirisi olmayan varlık olarak altının cazibesinin azalması, piyasanın bu gelişmeye verdiği tepkinin temel finansal mantığını oluşturmaktadır.

Fed Başkanı Jerome Powell’ın toplantı sonrası açıklamaları ise satış dalgasını derinleştiren ikinci önemli etken oldu. Powell, yükselen enerji fiyatlarının kısa vadede enflasyonu yukarı çekeceğine dikkat çekerek enflasyonda kalıcı bir düşüş yaşanmadığı sürece faiz indirimi için gerekçe bulunmadığını vurguladı. Powell’ın şahin tonlu bu açıklamaları doların küresel para birimleri karşısında değer kazanmasına zemin hazırladı; güçlenen dolar ise dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimleri açısından daha pahalı kılarak talep üzerinde ek bir aşağı yönlü baskı oluşturdu.

Tabloya jeopolitik bir boyut daha ekleniyor. Şubat ayı sonundan itibaren süregelen ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları, tarihsel olarak altın fiyatlarını yukarı taşıyan “güvenli liman” talebini bu kez farklı bir kanala yöneltti. Jeopolitik gerilim dönemlerinde yatırımcılar altın yerine dolara sığınmayı tercih etti; bu tercih, değerli metaller üzerindeki baskıyı daha da artırırken doların güçlenmesini pekiştirdi. Geçmişte kriz ortamlarında altın ve dolar birlikte yükselirken bu kez ikisi arasındaki negatif korelasyonun ön plana çıkması, mevcut piyasa dinamiklerinin kendine özgü bir karakter taşıdığını göstermektedir.

Gümüş cephesinde tablo daha da sert bir görünüm sergiledi. Altınla benzer bir yönde hareket eden gümüş fiyatları bugün yaklaşık yüzde 7 değer kaybederek 70,4 dolara geriledi. Ocak ayı sonunda görülen 121,65 dolarlık rekor seviyesinden bu yana birikimli kayıp hesaplandığında, gümüşün neredeyse yarı yarıya değer yitirdiği ortaya çıkmaktadır. Gümüşün altına kıyasla çok daha sert düşmesi tesadüf değildir; gümüş, altının aksine sanayi metali olarak da işlev gördüğünden hem parasal hem de sanayi talebi kanallarından eş zamanlı baskı görmektedir. Küresel büyüme yavaşlaması senaryolarının gündemde kalmaya devam ettiği ortamda sanayi talebi tarafındaki zayıflık, Fed kaynaklı finansal baskıyla birleşince gümüşteki satışların derinleşmesi kaçınılmaz oldu.

Piyasanın önündeki süreçte belirleyici etken, Fed’in ilerleyen aylarda vereceği mesajlar ve enflasyon verileri olacaktır. Enflasyonun beklentilerin altında gelmesi ve Fed’in söylemini yumuşatması, değerli metaller için yeniden yukarı yönlü bir trendin kapısını aralayabilir. Ancak Powell’ın mevcut tutumunun sürmesi durumunda hem altın hem de gümüşün kısa vadede yatay ya da aşağı yönlü bir seyir izlemesi kuvvetle muhtemeldir.