Ocak 2026 Enflasyonu Yüzde 30,65’e Geriledi: Fiyat Artışlarında Yavaşlama Sürüyor
Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı 2026 yılı Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, enflasyonda geçen yıllara kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Buna göre tüketici fiyatları Ocak ayında bir önceki aya göre %4,84 artarken, yıllık enflasyon %30,65 seviyesinde gerçekleşti. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı ise %33,98 olarak hesaplandı. Bu tablo, Ocak 2024’te görülen %64,86 ve Ocak 2025’teki %42,12 düzeylerinden sonra enflasyonun kademeli bir düşüş eğilimine girdiğini ortaya koydu.
Harcama grupları bazında bakıldığında, yıllık enflasyona en yüksek katkının %45,36 artışla konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubundan geldiği görüldü. Bu grubu %31,69 artışla gıda ve alkolsüz içecekler ile %29,39 artışla ulaştırma izledi. Söz konusu üç ana grubun yıllık enflasyona katkısı sırasıyla 7,82 puan, 6,74 puan ve 4,64 puan olarak hesaplandı. Özellikle barınma ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, hanehalkı bütçesi üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ediyor.
Aylık değişimlere bakıldığında da gıda fiyatlarındaki hareket dikkat çekti. Gıda ve alkolsüz içecekler grubu %6,59 artışla genel endekse en fazla katkı veren kalem oldu. Ulaştırma %5,29, konut grubu ise %4,43 oranında yükseldi. Buna karşılık, giyim ve ayakkabı grubu %4,66 düşüşle Ocak ayında fiyat gerilemesi yaşayan tek ana harcama grubu olarak öne çıktı. Bu düşüşte mevsimsel indirimlerin etkili olduğu değerlendiriliyor.
TÜFE sepetinde yer alan 174 alt başlığın 157’sinde artış görülürken, 14 alt sınıfta düşüş yaşandı, 3 alt sınıfta ise fiyatlar değişmedi. Çekirdek enflasyon olarak yakından izlenen ve işlenmemiş gıda, enerji, alkollü içkiler, tütün ve altını dışlayan (B) endeksi yıllık %30,11, aylık ise %4,22 artış gösterdi. Bu veri, manşet enflasyonla uyumlu şekilde, fiyat artışlarının genele yayılmış olmakla birlikte hız kestiğini ortaya koyuyor.
Ekonomistler, yıllık enflasyondaki gerilemenin baz etkisi, sıkı para politikası ve iç talepteki dengelenmenin bir sonucu olduğunu belirtirken, aylık artışların halen yüksek seyretmesinin temkinli duruşu gerekli kıldığına dikkat çekiyor. Özellikle gıda ve konut kalemlerindeki oynaklık, önümüzdeki aylarda enflasyon görünümünün seyrinde belirleyici olmaya devam edecek. Bu çerçevede, Merkez Bankası’nın fiyat istikrarını destekleyici politikalarını sürdürmesi ve maliyet kanallarındaki baskıyı azaltacak yapısal adımların öneminin arttığı vurgulanıyor.
Genel tablo, enflasyonda kademeli düşüş sürecinin sürdüğünü, ancak fiyat artış hızının kalıcı biçimde aşağı çekilmesi için sıkı para politikası ve yapısal reformların kararlılıkla devam etmesi gerektiğini gösteriyor.











