Citi’den 2026 İçin Gelişen Piyasa Mesajı
Citi analistleri, gelişmekte olan ülke borsalarının 2026 yılında güçlü bir yatırım hikâyesi sunduğunu belirterek yatırımcıların radarını bu piyasalara çevirdi. Yayınlanan araştırma bültenine göre, olumlu makroekonomik koşulların eş zamanlı olarak devreye girmesi, gelişen piyasaları önümüzdeki yıl küresel ölçekte daha cazip hale getiriyor.
Analistler, MSCI Gelişen Piyasalar (MSCI EM) endeksinde 2026 yılı için yaklaşık %13’lük bir yükseliş potansiyeli öngörüyor. Bu beklenti, hem küresel para politikası görünümündeki değişime hem de şirket kârlılıklarında beklenen toparlanmaya dayanıyor. Citi’ye göre, özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecine girmesi, küresel borsalar için güçlü bir destek rüzgârı oluştururken, gelişen piyasalar bu ortamdan orantısız biçimde daha fazla fayda sağlayabilir.
Raporda, gelişen piyasa hisse senetlerinin 2026 yılında küresel büyük bölgeler arasında hisse başına kazanç (EPS) artışı açısından en güçlü performansı sergilemesinin beklendiği vurgulanıyor. Bu durum, yalnızca makro koşullardan değil, aynı zamanda şirket bilançolarındaki iyileşme ve iç talepteki toparlanma beklentilerinden kaynaklanıyor. Analistler, kazanç büyümesinin hızlanmasının, değerlemeler üzerindeki baskıyı azaltarak yatırımcı iştahını artırabileceğine dikkat çekiyor.
Citi’nin değerlendirmesinde, ABD hisseleriyle kıyaslandığında gelişen piyasa hisselerinin hâlâ daha cazip bir değerleme/büyüme oranı sunduğu özellikle öne çıkarılıyor. Bu yıl yapay zeka temalı küresel teknoloji hisselerinde yaşanan hızlı ve sert yükselişlerin ardından, ABD piyasalarında değerlemelerin tarihsel ortalamaların üzerine çıktığına işaret eden analistler, buna karşın gelişen piyasalarda büyüme potansiyelinin henüz tam olarak fiyatlanmadığını belirtiyor.
Uzmanlara göre bu tablo, portföy çeşitlendirmesi arayan küresel yatırımcılar için önemli bir fırsat sunuyor. Daha düşük değerlemeler, artan kazanç beklentileri ve gevşeyen küresel finansal koşulların birleşimi, 2026’da gelişen piyasa borsalarını yeniden ön plana çıkarabilir. Ancak Citi analistleri, jeopolitik riskler, emtia fiyatlarındaki oynaklık ve yerel para birimlerindeki dalgalanmaların yakından izlenmesi gerektiğini de hatırlatıyor.






