Altın fiyatları Salı günü Asya işlemlerinde sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Güçlenen ABD doları, Federal Reserve’in yıl içerisinde faiz artırabileceğine yönelik beklentilerin kuvvetlenmesi ve jeopolitik risk algısındaki değişim, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına olan talebini önemli ölçüde azalttı. Küresel piyasalarda risk iştahının kısmen toparlanmasıyla birlikte sarı metal yüzde 1’in üzerinde değer kaybetti.
Spot altın fiyatı yüzde 1,4 düşüşle ons başına 4.131,61 dolara gerilerken, ABD Altın Vadeli İşlemleri ise yüzde 2,2 kayıpla 4.151,10 dolara indi. Altın bir önceki işlem gününde yüzde 0,7 yükseliş kaydetmiş olsa da yeni günde satışların hız kazandığı görüldü.
Piyasalarda en önemli baskı unsurlarından biri ABD dolarındaki güçlenme oldu. ABD Dolar Endeksi’nin geçen hafta gördüğü 13 aylık zirve seviyelerine yakın seyretmesi, dolar cinsinden fiyatlanan altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getirdi. Bu durum fiziksel ve finansal altın talebini sınırlandıran temel faktörlerden biri olarak öne çıktı.
Doların güçlü seyrinde Federal Reserve’in son toplantısında verdiği mesajlar etkili oldu. Fed politika faizini yüzde 3,50 – yüzde 3,75 aralığında sabit bırakırken, yayımlanan projeksiyonlar yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımı ihtimalinin güçlendiğine işaret etti. Vadeli işlem piyasalarında Aralık ayında faiz artırımı olasılığı yaklaşık yüzde 90 seviyesinde fiyatlanırken, bazı yatırımcılar birden fazla faiz artırımını da senaryolarına dahil etmeye başladı.
Faiz oranlarının yükselmesi ya da yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi, faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltıyor. Bu nedenle Fed’in enflasyonla mücadele kapsamında daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceğine yönelik beklentiler, değerli metaller üzerinde baskı oluşturuyor.
Öte yandan yatırımcılar, Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temasları da yakından takip ediyor. ABD’nin İsviçre’de gerçekleştirilen ilk görüşmelerin ardından İran petrol satışlarına yönelik 60 günlük yaptırım muafiyeti vermesi ve görüşmelerin yapıcı geçtiğine yönelik açıklamalar, jeopolitik tansiyonun bir miktar düşebileceği beklentilerini güçlendirdi. Güvenli liman talebinin azalmasında bu gelişmeler de etkili oldu.
Ancak piyasalarda jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalktığı düşünülmüyor. Özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji piyasaları üzerindeki etkisi yakından izleniyor. Son dönemde yükselen petrol fiyatları, küresel enflasyon görünümüne ilişkin endişeleri canlı tutuyor. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği ve merkez bankalarını daha uzun süre sıkı para politikası uygulamaya zorlayabileceği değerlendiriliyor.
Yatırımcıların gözü şimdi Perşembe günü açıklanacak olan ABD Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) enflasyon verisine çevrilmiş durumda. Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği bu verinin beklentilerin üzerinde gelmesi halinde faiz artırımı beklentilerinin daha da güçlenebileceği, bunun da altın fiyatları üzerinde yeni bir baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Buna karşılık beklentilerin altında kalacak bir veri ise altın fiyatlarında kısa vadeli toparlanmayı destekleyebilir.
Diğer değerli metallerde de satış baskısı dikkat çekti. Gümüş yüzde 3,3 düşüşle 62,93 dolara, platin ise yüzde 2,2 gerileyerek 1.646,60 dolara indi. Böylece değerli metal piyasasının genelinde doların güçlenmesi ve faiz beklentilerinin etkisi hissedildi.
Analistler, kısa vadede altın fiyatlarının yönü açısından Fed’in faiz patikası, ABD enflasyon verileri ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerin belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. Özellikle PCE verisi sonrasında oluşacak beklentiler, altının önümüzdeki dönemdeki seyrinde kritik rol oynayabilir.











