Altında Jeopolitik Rüzgâr: Güvenli Liman Talebi Yeniden Sahneye Çıktı

Jeopolitik gerilim ve ticaret belirsizliği altını yükseltti; Şubat’ta güçlü kazanç güvenli liman talebini artırdı.

Küresel piyasalarda Şubat ayı, altının yeniden güç kazandığı bir dönem olarak kayda geçiyor. Asya seansında görece yatay başlayan fiyatlama, ay genelinde güçlü bir toparlanmaya işaret ediyor. Artan jeopolitik gerilimler, ABD ticaret politikasındaki belirsizlikler ve büyük ekonomilere yönelik büyüme endişeleri, yatırımcıların yönünü tekrar güvenli limanlara çevirdi. Ocak ayı sonunda yaşanan kayıpların önemli bir kısmı geri alınırken, altın piyasasında temkinli ama kararlı bir iyimserlik dikkat çekiyor.

Jeopolitik Gerilimler Altını Besliyor

Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilim, fiyatlamalarda belirleyici rol oynadı. Washington yönetiminin Ortadoğu’ya ek askeri unsurlar göndermesi ve Tahran’a yönelik sert açıklamaları, risk algısını yukarı çekti. Görüşmelerin sonuçsuz kalmasına rağmen tarafların müzakere kapısını açık bırakması kısa vadede iyimserlik yaratsa da, piyasalar henüz kalıcı bir anlaşmanın uzağında olunduğunu düşünüyor. Bu tablo, jeopolitik risk primini canlı tutarak altına talebi artırıyor.

ABD Ekonomisinde Belirsizlik ve Tarifeler

Diğer önemli başlık ise ABD iç siyasetinde ve ekonomi yönetiminde yaşanan gelişmeler. Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi’nin, Donald Trump dönemine ait ticaret tarifelerinin büyük kısmını iptal etmesi piyasalarda dalgalanma yarattı. Ancak Trump’ın farklı bir yasal çerçeveyle yeni tarifeler açıklaması ve ek vergi tehditleri, küresel ticarette yeni bir belirsizlik dalgası oluşturdu. Bu durum, özellikle büyüme beklentileri üzerinde baskı yaratırken, yatırımcıları yeniden koruma amaçlı varlıklara yöneltti.

Fiyatlamalar Ne Söylüyor?

Spot altın ons başına 5.194 dolar seviyesine kadar yükseldi, ardından 5.183 dolar civarında dengelendi. Vadeli işlemlerde ise 5.211 dolar seviyesi görüldü. Şubat ayı genelinde yüzde 6,7’lik yükseliş, altının güçlü bir toparlanma sürecinde olduğunu gösteriyor.

Yurt içinde ise gram altın 7.328 TL seviyesinde bulunuyor. Çeyrek altın 12.165 TL, yarım altın 24.321 TL ve tam altın 48.642 TL seviyesinde işlem görüyor. Cumhuriyet ve Reşat altın 50 bin TL bandında fiyatlanırken, 22 ayar altın 6.727 TL civarında seyrediyor. Bu tablo, ons fiyatındaki küresel hareketin kur etkisiyle birlikte iç piyasaya da yansıdığını ortaya koyuyor.

Gümüş ve Platin de Yükselişte

Altınla birlikte diğer değerli metallerde de güçlü bir performans gözleniyor. Spot gümüş ons fiyatı 89,80 dolar seviyesine çıkarken aylık bazda yaklaşık yüzde 6 prim yaptı. İç piyasada gümüş gram fiyatı 126,98 TL seviyesinde ve günlük bazda yüzde 1,50 artış gösterdi. Platin ise yüzde 3’lük sıçramayla 2.351 dolar seviyesine ulaştı ve ay genelinde yüzde 8’in üzerinde kazanç sağladı. Bu durum, değerli metallere yönelik genel bir riskten kaçış eğilimi olduğunu gösteriyor.

Spekülatif Ralli mi, Kalıcı Trend mi?

Ay başında görülen sert düşüş sonrası gelen hızlı toparlanma, bazı yatırımcıları “spekülatif ralli” konusunda temkinli olmaya yöneltiyor. Nitekim kısa süreli sert yükselişlerin ardından kâr satışları görülebilir. Ancak mevcut tablo yalnızca teknik bir sıçramaya değil, aynı zamanda temel risk faktörleriyle desteklenen bir güvenli liman talebine işaret ediyor.

Eğer ABD-İran hattında tansiyon yeniden yükselir ya da küresel ticarette yeni bir kırılma yaşanırsa, altın fiyatlarında yukarı yönlü ivme devam edebilir. Buna karşılık diplomatik ilerleme ve ekonomik verilerde toparlanma sinyalleri gelirse, fiyatlarda düzeltme hareketleri görülebilir.

Sonuç olarak Şubat ayı, altının yalnızca fiyat olarak değil, stratejik önem açısından da yeniden ön plana çıktığı bir dönem oldu. Jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ekonomik belirsizlik sürdükçe altın yatırımcının radarında kalmaya devam edecek.