Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve makroekonomik belirsizlikler yatırımcıların odağında yer almaya devam ederken, değerli metaller cephesinde temkinli bir görünüm öne çıkıyor. Özellikle ABD ile İran arasında devam eden gerilim, enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, ABD dolarındaki güçlenme ve tahvil faizlerindeki artış, altın ve gümüş fiyatları üzerinde baskı oluşturan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Son dönemde taraflar arasında yaşanan karşılıklı hamleler, Orta Doğu’daki tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu. Geçmiş yıllarda benzer krizlerde diplomatik temasların kısa sürede devreye girmesi ve tarafların müzakere masasına dönmesi piyasalarda rahatlama yaratmıştı. Ancak mevcut süreçte çatışmaların kapsamının genişleme ihtimali ve gerilimin ne kadar süreceğine ilişkin belirsizlikler, yatırımcıların risk algısını artırıyor. Jeopolitik gelişmelerin uzaması halinde enerji piyasalarında yeni fiyat dalgalanmalarının görülmesi ve bunun küresel enflasyon üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.
Piyasaların bu hafta yakından takip edeceği bir diğer önemli gelişme ise ABD’de açıklanacak enflasyon verileri olacak. Beklentilerin üzerinde gelebilecek bir enflasyon verisi, ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirebilir. Böyle bir senaryoda dolar ve tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketlerin güçlenmesi, faiz getirisi bulunmayan altın gibi değerli metaller üzerinde ek baskı yaratabilir. Buna karşın enflasyonda beklenenden düşük bir görünüm oluşması halinde piyasalarda risk iştahının artması ve değerli metallerin destek bulması mümkün olabilir.
Teknik açıdan değerlendirildiğinde, ons altın yeni haftaya 4.070 dolar seviyelerinde başladı. Kısa vadede 4.100 dolar ve 4.180 dolar seviyeleri önemli direnç noktaları olarak öne çıkarken, yukarı yönlü hareketlerin güç kazanabilmesi için bu seviyelerin aşılması gerekiyor. Özellikle 4.180 doların üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda alımların ivme kazanabileceği değerlendiriliyor.
Aşağı yönlü hareketlerde ise 4.000 dolar seviyesi kritik destek konumunda bulunuyor. Bu seviyenin korunamaması halinde 3.960 dolar bölgesine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir. Teknik görünüm, kısa vadede piyasanın yön arayışını sürdürdüğüne işaret ederken, yatırımcıların hem jeopolitik gelişmeleri hem de ABD’den gelecek ekonomik verileri yakından izlemesi gerekiyor.
Gümüş tarafında da benzer bir görünüm dikkat çekiyor. Kısa vadede 61 dolar ve 63 dolar seviyeleri direnç, 54-55 dolar bandı ise destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Sanayi metalleri ve değerli metaller arasında köprü görevi gören gümüş, hem ekonomik büyüme beklentilerinden hem de güvenli liman talebinden etkilenmeye devam ediyor.
Uzmanlar, mevcut ortamda altın fiyatlarının yalnızca jeopolitik gelişmelerden değil, aynı zamanda Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentilerden de güçlü şekilde etkilendiğini belirtiyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde açıklanacak enflasyon verileri ve Orta Doğu’dan gelecek haber akışı, değerli metallerde yön tayini açısından belirleyici olmaya devam edecek. Kısa vadede piyasalarda sınırlı negatif bir görünüm öne çıkarken, kritik destek ve direnç seviyelerinin yakından takip edilmesi gerektiği ifade ediliyor.











