Asgari Ücret Daha Cebe Girmeden Eriyor
TÜRK-İŞ’in her ay düzenli olarak yayımladığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın Aralık 2025 sonuçları, Türkiye’de geçim koşullarının ne denli ağırlaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Açıklanan verilere göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 30 bin 143 liraya yükseldi. Bu tutar, temel beslenmenin dahi asgari ücretle karşılanamaz hale geldiğini ortaya koydu.
Araştırmada, gıda harcamasının yanı sıra giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri zorunlu ihtiyaçların toplamını ifade eden yoksulluk sınırı ise 98 bin 188 lira olarak hesaplandı. Bu rakam, tek bir çalışanın değil, hanede birden fazla gelir olsa dahi geçinmenin ne kadar zorlaştığını net biçimde gösteriyor. TÜRK-İŞ verilerine göre bekar bir çalışanın yaşama maliyeti de 39 bin 123 liraya çıktı. Bu tutar, bekar bir çalışanın insanca yaşayabilmesi için gerekli minimum gelirin dahi mevcut ücretlerin oldukça üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.
Aralık ayında mutfaktaki fiyat artışları da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,06, son on iki ayda yüzde 43, yıllık ortalamada ise yüzde 40,15 olarak hesaplandı. Bir önceki ay olan kasımda açlık sınırı 29 bin 828 lira, yoksulluk sınırı ise 97 bin 159 liraydı. Kasım ayında gıda enflasyonu aylık yüzde 4,98, yıllık yüzde 40,24 seviyesindeydi. Aylık artış hızının yavaşlamış görünmesine rağmen, yüksek fiyat seviyesi kalıcı hale gelmiş durumda.
Veriler, asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makasın hızla açıldığını da ortaya koyuyor. 2026 yılı için net 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak belirlenen asgari ücret, aralık ayı verilerine göre açlık sınırının 2 bin 68 lira altında kaldı. Üstelik bu fark, maaşlar henüz çalışanların cebine girmeden oluştu. Asgari ücret ilk açıklandığında açlık sınırıyla arasındaki fark 1.753 lira seviyesindeyken, yalnızca kısa bir sürede makas daha da büyüdü.
Mevcut 2025 asgari ücreti üzerinden hesaplama yapıldığında tablo çok daha çarpıcı hale geliyor. Buna göre asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki fark 8 bin 39 liraya ulaşıyor. Bu durum, milyonlarca çalışanın gelirinin yalnızca temel gıda harcamalarını bile karşılamaya yetmediğini gösteriyor.
TÜRK-İŞ’in aralık verileri, ücret artışlarının yüksek enflasyon karşısında hızla eridiğini ve gelirlerin yaşam maliyetini yakalayamadığını bir kez daha ortaya koydu. Açlık sınırının 30 bin lirayı, yoksulluk sınırının ise 98 bin lirayı aşması, ücret politikaları ile hayat pahalılığı arasındaki kopuşun derinleştiğine işaret ediyor. Uzmanlar, özellikle gıda fiyatlarındaki kalıcı yüksek seyrin dar ve sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor. Bu tablo, yalnızca ücret artışlarının değil, enflasyonla mücadelede daha kalıcı ve etkili politikaların gerekliliğini de gündeme taşıyor.











