Trump’ın Vergi Resti Sonuç Verdi

Trump’ın vergi tehdidi sonrası Türkiye geri adım attı. Dijital Hizmet Vergisi 2026’da yüzde 5’e, 2027’de yüzde 2,5’e düşüyor.

Türkiye Dijital Hizmet Vergisini Kademeli Olarak İndiriyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın, Dijital Hizmet Vergisi (DHV) uygulayan ülkelere yönelik ek gümrük vergisi ve teknoloji ihracatına kısıtlama tehdidinin ardından Türkiye’de dikkat çekici bir politika değişikliğine gidildi. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye’de dijital hizmetlerden elde edilen gelirler üzerinden alınan Dijital Hizmet Vergisi oranı kademeli olarak düşürüldü. Buna göre halihazırda yüzde 7,5 olarak uygulanan vergi oranı, 1 Ocak 2026 itibarıyla yüzde 5’e, 1 Ocak 2027’den itibaren ise yüzde 2,5’e indirilecek.

Bu karar, başta Apple, Google, Meta (Facebook), Microsoft ve TikTok olmak üzere Türkiye’den ciddi gelir elde eden küresel teknoloji devlerini doğrudan ilgilendiriyor. Aynı şekilde Netflix, HBO Max, Spotify gibi dijital içerik platformları ile Steam ve Epic Games gibi dijital oyun mağazaları da Dijital Hizmet Vergisi kapsamındaki şirketler arasında yer alıyor. Mevzuata göre, Türkiye’de dijital hizmetlerden yıllık 20 milyon TL’nin veya dünya genelinde 750 milyon Euro’nun üzerinde gelir elde eden şirketler bu vergiyi ödemekle yükümlü.

Türkiye’de Dijital Hizmet Vergisi ilk olarak 2020 yılında yürürlüğe girmiş ve özellikle ABD yönetiminin sert tepkisini çekmişti. Washington, bu verginin Amerikan şirketlerini hedef aldığı gerekçesiyle Türkiye’ye karşı misilleme olarak ek gümrük vergileri uygulanabileceği yönünde uyarılarda bulunmuştu. Buna rağmen Ankara, bugüne kadar geri adım atmamış ve Dijital Hizmet Vergisi tahsilatını sürdürmüştü.

Ancak Donald Trump’ın ikinci kez başkanlık koltuğuna oturmasının ardından küresel dengeler yeniden değişti. Trump, birçok ülkeye açık çağrıda bulunarak Dijital Hizmet Vergisi’nin kaldırılmasını istedi ve aksi halde yüksek gümrük vergileri ve teknoloji ihracatına yönelik kısıtlamaların devreye alınacağını duyurdu. Bu çıkışın ardından Türkiye’nin, vergiyi tamamen kaldırmak yerine kademeli indirim yolunu tercih etmesi, Ankara’nın hem gelir kaybını sınırlama hem de ABD ile ticari gerilimi azaltma arayışı olarak yorumlanıyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı verileri, Dijital Hizmet Vergisi’nin bütçe açısından ne kadar önemli bir gelir kalemi haline geldiğini ortaya koyuyor. 2024 yılında bu vergiden 20 milyar 986 milyon TL gelir elde edildi. Bu tutar, dijital ekonominin büyüklüğünü ve verginin kamu maliyesindeki ağırlığını net biçimde gösteriyor. Buna karşın, özellikle muhalefet ve bazı milliyetçi çevrelerde, verginin indirilmesinin yerli teknoloji şirketlerinin rekabet gücünü zayıflatabileceği yönünde eleştiriler de bulunuyor.

Nitekim MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, yerli teknoloji firmalarının küresel devlerle daha adil şartlarda rekabet edebilmesi amacıyla Dijital Hizmet Vergisi oranının yüzde 12,5’e çıkarılması için TBMM’ye kanun teklifi sunmuştu. Ancak bu teklif yasalaşmadı; aksine, son kararla birlikte vergi oranlarında keskin bir düşüş tercih edildi.

Uzmanlara göre bu adım, kısa vadede ABD ile ticari ilişkilerde tansiyonu düşürmeyi hedeflerken, orta ve uzun vadede Türkiye’nin dijital ekonomi politikalarında uluslararası uyum arayışına işaret ediyor. Özellikle OECD çatısı altında yürütülen küresel dijital vergi düzenlemeleri tamamlanmadan önce yapılan bu indirim, Türkiye’nin olası ticaret yaptırımlarından kaçınma isteğinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, vergi oranlarının düşmesiyle birlikte bütçe gelirlerinde 2026 ve 2027’den itibaren belirgin bir azalma yaşanabileceği ve bu açığın başka kalemlerle telafi edilip edilmeyeceği de tartışma konusu olmaya devam ediyor.