Orta Doğu’da devam eden savaşın derinleşmesi ve enerji piyasalarında yaşanan sert yükseliş küresel finans piyasalarında risk iştahını hızla düşürdü. Haftanın ilk işlem gününde Asya borsaları güçlü satışlarla açılırken, özellikle enerji fiyatlarındaki hızlı artış yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oldu. Petrol fiyatlarının 119 dolar seviyesine kadar yükselmesi, küresel enflasyon endişelerini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.
Bölgede yaşanan gelişmelerin etkisiyle Asya piyasalarında sert kayıplar yaşandı. Japonya’da işlem gören Nikkei 225 endeksi yüzde 7’nin üzerinde düşerek son iki ayın en düşük seviyesine geriledi. Endeks geçen hafta da yüzde 5’in üzerinde değer kaybetmişti ve böylece satış baskısı yeni haftada daha da hız kazandı. Analistler, özellikle enerji maliyetlerindeki artışın Japon şirketleri üzerinde ciddi baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Benzer şekilde Güney Kore piyasalarında da sert düşüşler görüldü. KOSPI endeksi erken işlemlerde yüzde 8’i aşan kayıplar yaşarken, sert düşüş nedeniyle borsada devre kesiciler devreye girdi ve işlemler yaklaşık 20 dakika durduruldu. Son işlemlerde endeksin kaybı yüzde 7,9 seviyelerinde gerçekleşti. Piyasa uzmanları, bu büyüklükteki düşüşlerin küresel risk algısının ciddi biçimde bozulduğuna işaret ettiğini belirtiyor.
Enerji piyasalarında ise yükseliş dikkat çekici boyutlara ulaştı. Ham petrol fiyatları yıllar sonra ilk kez 110 doların üzerine çıkarken kısa süreliğine 119 dolar seviyesine kadar yükseldi. Orta Doğu’daki çatışmaların enerji arzını kesintiye uğratabileceği endişesi, petrol piyasasında güçlü bir risk primi oluşmasına neden oldu. Bu durum özellikle enerji ithalatçısı ülkelerin ekonomileri açısından önemli bir risk unsuru olarak görülüyor.
Enerji fiyatlarındaki hızlı yükselişin en önemli etkilerinden biri de küresel enflasyon baskılarının yeniden güçlenebileceği yönündeki beklentiler oldu. Son dönemde birçok merkez bankası enflasyonun gerilemesiyle birlikte faiz indirimlerine hazırlanıyordu. Ancak petrol fiyatlarındaki bu sert yükseliş, planlanan para politikası gevşemelerinin ertelenebileceği yönündeki beklentileri artırdı. Analistler, enerji maliyetlerinin yükselmesinin üretim ve lojistik maliyetlerini artırarak dünya genelinde fiyat baskısını yeniden tetikleyebileceğini ifade ediyor.
Piyasalar aynı zamanda Çin’den gelen ekonomik verileri de yakından takip etti. Çin’de açıklanan verilere göre Çin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) şubat ayında yıllık bazda yüzde 1,3 artarak ocak ayına göre hızlandı. Buna karşın Çin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) düşüşünü sürdürdü ancak deflasyon hızında yavaşlama görüldü. Veriler, Çin ekonomisinde iç talepte kademeli bir toparlanmaya işaret etse de artan enerji fiyatlarının maliyet baskısını artırabileceği yönünde değerlendirmelere yol açtı.
Bu gelişmelerin etkisiyle Çin piyasaları da satış baskısından kaçamadı. Şanghay Bileşik Endeksi ve CSI 300 yaklaşık yüzde 2 gerilerken, Hong Kong’da işlem gören Hang Seng Endeksi yüzde 3,5 düşüş kaydetti. Yatırımcıların özellikle enerji maliyetleri ve küresel ticaret üzerindeki olası etkileri fiyatlamaya başladığı görülüyor.
Satış dalgası bölgenin diğer piyasalarına da yayıldı. S&P/ASX 200 endeksi yüzde 4 düşerken, Straits Times Endeksi yaklaşık yüzde 3 geriledi. Uzmanlara göre Asya piyasalarında görülen bu geniş çaplı düşüş, küresel yatırımcıların riskli varlıklardan hızla uzaklaştığını gösteriyor.
Piyasa analistleri, Orta Doğu’daki çatışmaların uzaması durumunda enerji fiyatlarında yeni yükselişlerin görülebileceğini ve bunun küresel piyasalarda volatiliteyi artırabileceğini belirtiyor. Özellikle petrol fiyatlarının 120 dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olması halinde enflasyon ve büyüme beklentilerinin yeniden şekillenebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle yatırımcıların önümüzdeki dönemde hem jeopolitik gelişmeleri hem de enerji piyasalarındaki hareketleri yakından izlemeye devam edeceği değerlendiriliyor.











