Asya piyasaları haftanın son işlem gününde hem jeopolitik gelişmeler hem de teknoloji cephesinden gelen tarihi bir gelişmenin etkisiyle güçlü bir yükseliş dalgasına sahne oldu. Özellikle Orta Doğu’da olası bir barış anlaşmasına yönelik beklentilerin güçlenmesi ve SpaceX’in gerçekleştirdiği 75 milyar dolarlık tarihi halka arz, yatırımcı güvenini destekleyerek küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Cuma günü boyunca Asya-Pasifik piyasalarında görülen yükseliş, enerji fiyatlarındaki düşüş ve enflasyon baskılarının hafiflemesine yönelik beklentilerle daha da güç kazandı.
Piyasalarda oluşan iyimserliğin merkezinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile olası bir barış anlaşmasına ilişkin yaptığı açıklamalar yer aldı. Trump, hafta sonuna kadar bir uzlaşının sağlanabileceğini ve görüşmelerin İran yönetiminde üst düzey noktalara ulaştığını ifade etti. Her ne kadar geçmiş dönemde benzer diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalmış olması yatırımcıların temkinli duruşunu korumasına neden olsa da, son gelişmeler piyasalar tarafından üç aydır devam eden bölgesel gerilimin sona erebileceğine yönelik güçlü bir sinyal olarak fiyatlandı. Özellikle enerji arz güvenliği açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı çevresindeki tansiyonun düşebileceği beklentisi, küresel piyasalarda rahatlama yarattı.
Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte petrol fiyatlarında sert geri çekilmeler yaşandı. ABD tipi WTI ham petrol fiyatı önceki seansta yüzde 2,6 düşüş göstermesinin ardından yüzde 1,9 daha gerileyerek varil başına 86,08 dolar seviyesine kadar indi. Brent petrol ise gece işlemlerindeki yaklaşık yüzde 3’lük kaybın ardından yüzde 1,5 düşerek 89,08 dolara geriledi. Enerji fiyatlarındaki düşüş, yalnızca üretim maliyetleri açısından değil, aynı zamanda küresel enflasyon görünümünün iyileşmesi bakımından da piyasalar tarafından olumlu karşılandı. Analistler, petrol fiyatlarındaki gevşemenin özellikle ithalatçı Asya ekonomileri için önemli bir rahatlama sağladığını belirtiyor.
Bu gelişmelerin etkisiyle Asya borsalarında dikkat çekici yükselişler görüldü. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,3 oranında yükselirken, Güney Kore’de KOSPI endeksi yüzde 8,3 gibi oldukça güçlü bir ralliye imza attı. Kaynak ve emtia şirketlerinin ağırlıkta olduğu Avustralya piyasasında da yükselişler öne çıkarken, endeks yüzde 1,8 değer kazandı. Teknoloji hisselerine yönelik artan ilgi, bölgesel piyasaların yükselişinde önemli rol oynadı.
Piyasalardaki iyimserliği güçlendiren bir diğer unsur ise SpaceX’in tarihi halka arzı oldu. Şirketin 75 milyar dolar toplayarak 1,77 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşması, küresel teknoloji ve büyüme hisselerine yönelik ilgiyi yeniden canlandırdı. Özellikle teknoloji odaklı hisselerin yoğunlukta olduğu Nasdaq Bileşik Endeksi, gece seansında yüzde 2,5 yükselerek küresel piyasalardaki olumlu havaya katkı sundu. SpaceX’in yarattığı yatırımcı coşkusu, yalnızca ABD piyasalarını değil, Asya tarafındaki teknoloji şirketlerini de destekledi. Yatırımcılar, yüksek büyüme potansiyeline sahip teknoloji ve yapay zeka odaklı şirketlere yönelik risk alma iştahını artırdı.
Tahvil piyasalarında da dikkat çekici hareketlilik yaşandı. ABD Merkez Bankası’nın ek faiz artırımı ihtimali, piyasalardaki iyimserlikle birlikte geriledi. Piyasa fiyatlamalarına göre, FED’in ekim ayında faiz artırma ihtimali yüzde 51 seviyesinden yüzde 36’ya kadar düştü. ABD’nin iki yıllık tahvil getirileri yüzde 4,07 seviyesinde dengelenirken, gösterge niteliğindeki 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,46 civarında yatay seyretti. Faiz baskısının azalması, hisse senetleri üzerinde destekleyici bir unsur olarak öne çıktı.
Öte yandan dolar endeksindeki zayıflama ve gerileyen faiz beklentileri, değerli metallere de alım getirdi. Spot altın, gece saatlerinde yaşanan sert yükselişin ardından yüzde 0,2 primle ons başına 4.222 dolar seviyesine kadar yükselirken, gümüş yüzde 0,3 artışla 67,52 dolar seviyesine ulaştı. Ancak gün içi işlemlerde kâr satışlarının etkisiyle altın 4.190 dolar, gümüş ise 67,17 dolar seviyelerinde dengelendi. Uzmanlara göre piyasalarda risk iştahı yükselse de jeopolitik belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmaması, güvenli liman talebinin tamamen sona ermesini engelliyor.
Döviz piyasalarında ise Japon yeni üzerindeki baskı devam ediyor. USD/JPY paritesi kritik 160 seviyesi civarında işlem görürken, yatırımcılar Bank of Japan yetkililerinden olası bir müdahale sinyali gelip gelmeyeceğini yakından izliyor. Japon para birimindeki olası sert hareketlerin, bölgesel piyasalarda yeni dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, önümüzdeki süreçte piyasalarda yönü belirleyecek temel unsurların Orta Doğu’daki diplomatik gelişmeler, petrol fiyatlarının seyri, FED’in faiz politikası ve teknoloji sektöründeki halka arz hareketliliği olacağını ifade ediyor. Eğer İran ile olası anlaşma somutlaşır ve enerji fiyatları düşüşünü sürdürürse, küresel hisse piyasalarında yeni bir yükseliş trendinin başlayabileceği değerlendiriliyor. Ancak diplomasi sürecinin başarısız olması halinde güvenli liman talebinin yeniden güçlenebileceği ve volatilitenin hızla geri dönebileceği uyarısı yapılıyor.










