Küresel piyasalar yeni haftaya, başarısızlıkla sonuçlanan ABD-İran görüşmelerinin ve artan jeopolitik tansiyonun gölgesinde başladı. Hürmüz Boğazı etrafında şekillenen gelişmeler, yalnızca bölgesel değil küresel ekonomik dengeleri de etkileyebilecek nitelikte. ABD’nin İran limanlarına giriş-çıkış yapan tüm deniz trafiğine yönelik abluka kararı alması, gerilimi yeni bir boyuta taşırken, kırılgan ateşkesin devam etmesine rağmen piyasalarda risk algısını belirgin şekilde bozdu.
ABD’nin bu hamlesi, sadece askeri veya siyasi değil, aynı zamanda finansal sistem açısından da kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle “petro-dolar” düzeninin korunması açısından Hürmüz üzerindeki kontrolün stratejik önemi oldukça yüksek. İran’ın enerji ticaretinde dolar dışı para birimlerine yönelme ihtimali, küresel rezerv para dengelerini etkileyebileceği için ABD’nin bu sert adımı attığı düşünülüyor. Bu durum, jeopolitik gerilimin artık sadece enerji arzı değil, aynı zamanda küresel finansal hegemonya mücadelesine de dönüştüğünü gösteriyor.
Hafta sonu 21 saat süren görüşmelere rağmen tarafların uzlaşamaması, piyasalar açısından önemli bir kırılma yarattı. ABD’nin İran’dan nükleer faaliyetlerini durdurmasını ve Hürmüz’ü açmasını talep etmesine karşılık, İran’ın savaş tazminatı, bölgeden çekilme ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi şartlar öne sürmesi, kısa vadede çözüm ihtimalini zayıflattı. Her ne kadar ateşkesin tamamen bozulmamış olması sınırlı bir iyimserlik unsuru oluştursa da, ABD’nin abluka kararı bu iyimserliği gölgede bıraktı.
Piyasalara yansımalara bakıldığında, riskten kaçış eğiliminin yeniden güç kazandığı görülüyor. Petrol fiyatları Asya seansında %7-8 oranında yükselirken, Dolar Endeksi yaklaşık %0,5 primle 99 seviyesine ulaştı. ABD 10 yıllık tahvil faizleri %4,36 seviyesine yükselirken, Altın fiyatlarında ise 4.715 dolar seviyesinde sınırlı satış baskısı dikkat çekiyor. Bu tablo, klasik riskten kaçış davranışından farklı olarak, enflasyon ve faiz beklentilerinin piyasa dinamiklerinde daha belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor.
Asya ve ABD vadeli piyasalarda da risk iştahının zayıf olduğu görülüyor. ABD vadeli endeksleri %0,8-0,9 ekside, Japonya borsası %1,1, Hong Kong %1,2 gerilerken, Çin piyasalarında daha sınırlı bir satış gözleniyor. Küresel ölçekte bu negatif görünüm, yatırımcıların belirsizlik karşısında temkinli pozisyon aldığını net şekilde ortaya koyuyor.
Yurt içinde ise BIST 100 endeksi, küresel piyasalardan pozitif ayrışma eğilimini bir süre daha korumuş olsa da, mevcut gelişmelerin etkisiyle kritik bir eşikte bulunuyor. Cuma günü %2,81 yükselişle 14.073 seviyesinde kapanan endeks, özellikle bankacılık ve iletişim sektörlerinin öncülüğünde güçlü bir performans sergilemişti. 12.600 seviyelerinden başlayan yükseliş trendinin, ateşkes haberleriyle hız kazandığı ve 13.700 direncinin aşılmasıyla 14.000 psikolojik eşiğinin üzerine çıkıldığı görülüyor.
Ancak mevcut jeopolitik gelişmeler, bu yükselişin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturuyor. Teknik olarak 14.500 seviyesi ana direnç konumunda bulunurken, aşağı yönlü hareketlerde 13.750 – 13.700 bandı kritik destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Bu destek seviyesinin korunması durumunda piyasanın yapıcı görünümünü sürdürebileceği, ancak olası kırılmalarda satış baskısının yeniden güçlenebileceği değerlendiriliyor.
Genel resimde, piyasalarda kısa vadeli yönün büyük ölçüde jeopolitik gelişmelere bağlı olduğu bir döneme girilmiş durumda. Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu tetiklemesi ve buna bağlı olarak faiz beklentilerini yukarı çekmesi, hem hisse senedi hem de diğer varlık sınıfları üzerinde baskı yaratıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması senaryosu, küresel ticaret ve enerji arzı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğinden, piyasaların bu gelişmelere aşırı duyarlı kalmaya devam etmesi bekleniyor.
Sonuç olarak, kırılgan ateşkes ortamında alınan sert askeri ve ekonomik kararlar, piyasalarda dalgalanmayı artırırken yatırımcıların risk algısını bozuyor. Bu süreçte hem küresel hem de yerel piyasalarda yönü belirleyecek en önemli unsur, jeopolitik tansiyonun hangi yönde evrileceği olacak.
Analiz Uyarı
Eğitim amaçlı hazırlanan ve örnek verilerle desteklenen bu analiz (temel analiz, teknik analiz ve bilanço analizi), ilgili şirketin, endeksin, finansal aracın, emtianın, dövizin veya kripto paranın performansı hakkında genel bir bakış sunmaktadır. Bilançolarda güncel, doğru ve düzeltilmiş veriler için KAP bildirimleri ve şirket açıklamalarını takip etmenizi öneririz. Bu çalışmanın hazırlanmasında yapay zeka ve analiz yazılımları kullanılmıştır. Bilgilerde yanlışlık olabileceği unutulmamalı. Burada yazılan bilgilere istinaden işlem yapmayınız.











