Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu (LTFC IDR) BB- seviyesinde teyit ederken, not görünümünü durağandan pozitife yükseltti. Fitch, bu kararın arkasında özellikle dış kırılganlıkların azalması, döviz rezervlerindeki hızlı artış ve rezerv kalitesindeki belirgin iyileşmenin bulunduğunu vurguladı.
Kuruluşun değerlendirmesine göre, Ocak 2026 itibarıyla Türkiye’nin brüt döviz rezervleri 205 milyar dolar, swap hariç net rezervler ise 78 milyar dolar seviyesine ulaştı. Bu tablo, Mart 2024’te net rezervlerin eksi 66 milyar dolara kadar gerilediği dönemle kıyaslandığında dikkat çekici bir toparlanmaya işaret ediyor. Fitch, mevcut eğilimin devam etmesi halinde rezervlerin 2027 sonunda cari ödemelerin 4,4 aylık kısmını karşılayabilecek düzeye ulaşmasını bekliyor. Bu oran 2024 sonunda 4,6 ay seviyesindeydi ve rezerv yeterliliğinde daha sürdürülebilir bir yapıya geçildiği değerlendirmesi yapılıyor.
Fitch, finansal sistemdeki dolarizasyonun azalmasını da olumlu bir gelişme olarak öne çıkardı. Buna göre, döviz korumalı mevduatların toplam mevduatlar içindeki payı 2025 sonunda yüzde 39’a gerilerken, bu oran 2023 ortasında yüzde 73 seviyesindeydi. Kuruluş, bu düşüşün para politikasına olan güvenin artması ve TL’ye yönelimin güçlenmesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti.
Dış borç ve likidite tarafında ise Türkiye’nin önümüzdeki 12 ayda ödenecek dış borcunun 224 milyar dolar olduğu hatırlatıldı. Fitch, dış likidite oranının 2027’de yüzde 100 seviyesine yaklaşacağını, 2024 sonunda ise bu oranın yüzde 80 düzeyinde olduğunu öngörüyor. Bu görünüm, dış finansman risklerinin yönetilebilir hale geldiğine işaret eden bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Para politikasına ilişkin projeksiyonlarda, sıkı duruşun 2026 sonuna kadar korunacağı, reel politika faizinin 2026 sonunda yüzde 4,5 seviyesinde olacağı belirtildi. Fitch, 2027 sonunda faizlerin yüzde 2’ye gerilemesini beklerken, bu sürecin enflasyondaki düşüşle uyumlu ilerlemesi gerektiğinin altını çizdi. Kuruluşa göre, enflasyonun 2027 sonunda yüzde 19,5’e gerilemesi öngörülüyor.
Maliye politikası tarafında, 2025 yılında genel devlet bütçe açığının yüzde 2,9’a gerilediği, ancak 2027’de yüzde 4 seviyesine yükselebileceği tahmin ediliyor. Buna karşın, genel devlet borcunun GSYH’ye oranının 2027 sonunda yaklaşık yüzde 25 seviyesinde istikrarlı kalması, Türkiye’nin benzer ülkelere kıyasla mali alanını koruduğunu gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıkıyor. Ekonomik büyüme beklentileri ise 2026 için yüzde 3,5, 2027 için yüzde 4,2 seviyesinde bulunuyor.
Fitch, tüm bu olumlu göstergelere rağmen seçim öncesi döneme girilirken politika risklerinin sürdüğüne dikkat çekti. Kuruluş, makroekonomik disiplinin korunması, para ve maliye politikalarında eşgüdümün sürdürülmesi ve rezerv birikiminin devam etmesi halinde kredi notu üzerinde yukarı yönlü potansiyelin güçleneceğini belirtti. Genel değerlendirme, Fitch’in Türkiye’ye bakışında ihtiyatlı bir iyimserliğin hâkim olduğunu ortaya koyuyor.








