Türk Katılım Bankacılığında Kamu Gücü ve Yeni Oyuncularla Büyük Dönüşüm

Fitch, 3 kamu katılım bankasının birleşmesi ve BİM'in sektöre girmesiyle Türkiye katılım bankacılığının güçleneceğini öngörüyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings tarafından yapılan güncel analize göre, Türk katılım bankacılığı sektörü hem kamu tarafındaki dev birleşme hamlesiyle hem de perakende devlerinin katılımıyla radikal bir dönüşümün eşiğinde bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından haziran ayının başında duyurulan ve Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ile henüz faaliyete geçmemiş olan Halk Katılım kurumlarını kapsayan birleşme planı, devletin bu sektöre olan stratejik desteğinin en net göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Mevcut pazar yapısı incelendiğinde, katılım bankacılığı pazarının toplam bankacılık varlıklarının yüzde 9,5’ini oluşturduğu, kamu katılım bankalarının ise bu varlıkların yüzde 4,3’ünü elinde bulundurduğu görülüyor.

Birleşmesi öngörülen bu üç kamu kurumu, Mart sonu verilerine göre toplam bankacılık sektöründe yüzde 3,4 pazar payına sahipken, katılım bankaları arasında ise yaklaşık yüzde 36’lık oldukça güçlü bir payı elinde tutuyor.

Fitch Ratings, bu üç kurumun tek çatı altında birleşmesiyle ortaya çıkacak yeni yapının, Türkiye’nin en büyük katılım bankası konumuna geleceğini vurguluyor. Ortaya çıkacak bu devasa ölçek ve daha güçlü kurumsal yapı, bankanın bağımsız kredi itibarını ve küresel piyasalardaki elini belirgin şekilde güçlendirebilir.

Ancak bu birleşmenin kredi notları üzerindeki nihai etkisi; sürecin operasyonel olarak nasıl yürütüleceğine, yeni kurulacak yapının iş stratejisine ve sermaye yapısına doğrudan bağlı olacak.

Sürecin nasıl gerçekleştirileceğine ve takvimine ilişkin ayrıntılı planların henüz tam olarak açıklanmaması kısa vadede bazı uygulama riskleri doğururken, Fitch şu an için birleşme sonrası için planlanan herhangi bir sermaye artırımından haberdar olmadığını da not düşüyor.

Sektördeki büyüme ve derinleşme sadece kamu birleşmesiyle sınırlı kalmıyor; geleneksel bankaların ilgisinin yanı sıra tamamen yeni ve güçlü oyuncular da sektöre adım atıyor. Bu doğrultuda BDDK’nın Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla, Türkiye’nin önde gelen indirim market zincirlerinden BİM’in kurucu ortaklığıyla 10 milyar lira sermayeli “Dost Katılım Bankası” unvanlı yeni bir katılım bankasının kurulmasına resmi onay verildi.

Perakende sektöründeki devasa müşteri ağına sahip bir aktörün finansal ekosisteme dahil olması, sektördeki rekabeti ve tabana yayılma hızını ciddi şekilde artırma potansiyeli taşıyor. Bununla birlikte, Türkiye Emlak Katılım’ın gündemde olan halka arz planı da bankanın büyüme hızına bağlı olarak yeni dış sermayeye erişim yoluyla sermaye yeterlilik yapısını destekleyebilecek bir diğer kritik katalizör olarak öne çıkıyor.

Fitch, halka arz sonrasında da Emlak Katılım’ın çoğunluk hissesinin devlet elinde kalmasının öngörüldüğünü, bu nedenle olası devlet desteği vizyonunun ve not yapısının değişmeyeceğini tahmin ediyor. Güçlü iç sermaye üretimi ve yüksek büyüme iştahının desteğiyle, katılım bankacılığı segmentinin bu yılın ikinci yarısında da pazar payını artırmaya devam etmesi ve verimlilik odaklı bu adımlarla ülkeye yeni dış sermaye çekilmesi bekleniyor.