Enflasyonla Mücadele: Kararlılık Sözü, Güven Testi ve Zor Seçimler

TCMB, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı duruştan taviz vermeyeceğini net biçimde ortaya koydu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın Gaziantep’te verdiği mesajlar, sadece teknik bir sunumdan ibaret değil; aynı zamanda para politikasında gelinen noktanın, siyasi ve ekonomik maliyetlere rağmen kararlılıkla sürdürüleceğinin ilanı niteliğinde. “Enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası sürecek” ifadesi, son dönemde artan “erken gevşeme olur mu?” tartışmalarına da doğrudan yanıt veriyor.

Karahan’ın vurguladığı en önemli nokta, dezenflasyon sürecinin başladığı ve sürdüğü yönündeki güçlü kanaat. Enflasyonun 63 ay sonra iki ay üst üste yüzde 1’in altında gerçekleşmesi, psikolojik eşik açısından son derece önemli. Çünkü enflasyonla mücadelede yalnızca gerçekleşen rakamlar değil, bu rakamların zihinlerde oluşturduğu algı da belirleyici oluyor. Merkez Bankası’nın asıl hedefi tam da burada yatıyor: Beklentileri kalıcı biçimde çıpalamak.

Rezervlerdeki 145 milyar dolarlık artış ve KKM bakiyesinin neredeyse sıfırlanması, para politikasının finansal mimarisinde ciddi bir temizlik yapıldığını gösteriyor. Bir dönem “geçici çözüm” olarak devreye alınan KKM’nin sistemden çıkması, para politikasının daha sade, daha öngörülebilir ve daha piyasa dostu bir yapıya kavuştuğunu ortaya koyuyor. Bu sadeleşme, yabancı yatırımcı açısından da en az yerli yatırımcı kadar önemli.

Karahan’ın hizmet enflasyonuna yaptığı vurgu, mücadelenin hâlâ zorlu bir alanda sürdüğünü gösteriyor. Kira ve eğitim kalemleri enflasyonu yukarı çekerken, iş yeri kiralarındaki gerilemenin maliyet baskılarını azaltması olumlu bir sinyal. Hizmetlerde katılığın 2026’da daha da azalacağı beklentisi, dezenflasyonun zamana yayılan bir süreç olduğunu hatırlatıyor. Yani bugün atılan adımların büyük bölümü, asıl meyvesini önümüzdeki yıl verecek.

Faiz konusu ise tartışmaların merkezinde olmaya devam ediyor. Karahan’ın “Faiz indirimleri ancak enflasyon kontrol altındayken etkili olur” sözleri, erken indirimin risklerini açık biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’nin geçmiş deneyimleri, enflasyon düşmeden yapılan gevşemenin kalıcı rahatlama değil, aksine daha sert dalgalar yarattığını defalarca gösterdi. Bu nedenle Merkez Bankası’nın “ihtiyatlı ve toplantı bazlı” yaklaşımı, teknik olarak doğru bir zemin sunuyor.

İhracat tarafında paylaşılan veriler de önemli. Mayıs 2023’te 254 milyar dolar olan ihracatın Aralık 2025’te 273 milyar dolara yükselmesi, küresel koşulların zorlu olduğu bir dönemde küçümsenmeyecek bir başarı. Ayrıca ithalattaki 11 milyar dolarlık gerileme, dış denge açısından olumlu. Reel kur yüzde 1 düştüğünde ihracatın yüzde 0,2 artması, kurun rekabet gücü üzerindeki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Ancak Karahan’ın da işaret ettiği gibi ihracatın asıl belirleyicisi dış talep. Bu da Türkiye’nin kaderinin önemli ölçüde küresel büyüme dinamiklerine bağlı olduğunu gösteriyor.

Burada kritik soru şu: Toplum bu sıkı duruşu ne kadar süre tolere edebilir? Yüksek faiz ortamı, özellikle KOBİ’ler ve hanehalkı için ciddi bir yük oluşturuyor. Ancak Merkez Bankası perspektifinden bakıldığında, yüksek ama geçici bir acı, düşük ama kalıcı bir refahtan daha az maliyetli görülüyor. Karahan’ın “Fiyat istikrarı kalıcı ve genele yayılan refah artışı sağlar” sözü, bu yaklaşımın özeti niteliğinde.

Bana göre bu süreçte Merkez Bankası’nın en büyük sınavı, teknik doğrular kadar iletişim gücü olacak. Piyasanın, iş dünyasının ve vatandaşın aynı hikâyeye inanması gerekiyor. Çünkü enflasyonla mücadele yalnızca faizle değil, beklenti yönetimiyle kazanılıyor.

Sonuç olarak, Karahan’ın mesajları şunu söylüyor: Geri dönüş yok. Enflasyon görünümü belirgin şekilde bozulmadıkça değil, tam tersine hedeflerden sapma olursa daha da sıkılaşma gündeme gelebilir. Bu yaklaşım kısa vadede rahatsız edici olabilir, ancak uzun vadede Türkiye ekonomisi için daha sağlam bir zemin oluşturma potansiyeli taşıyor. En büyük kazanç ise, yıllardır kaybedilen para politikasına olan güvenin yeniden inşa edilmesi olabilir.