Endeks Yükseliyor, Yatırımcı Yerinde Sayıyor

BIST 100 yükseliyor ama kazanç birkaç hisseyle sınırlı. Endeks rekor kırarken yatırımcıların çoğu bu yükselişi hissetmiyor.

Borsa İstanbul’da Görünen ve Görünmeyen Gerçek

Yılın henüz ilk günleri geride kalmışken Borsa İstanbul’da dikkat çekici bir tablo ile karşı karşıyayız. BIST 100 endeksi yılbaşından bu yana yaklaşık %8,34 prim yapmış durumda. Manşetlere bakıldığında bu yükseliş oldukça güçlü, hatta umut verici görünüyor. Ancak biraz derine indiğimizde, bu yükselişin piyasanın geneline yayılmayan, son derece sınırlı ve seçici bir hareket olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz.

Bugün yatırımcıların önemli bir kısmı, endeks yükselirken kendi portföylerinin neden aynı performansı göstermediğini sorguluyor. Bunun cevabı ise endeksin yapısında ve yükselişin hangi hisseler üzerinden gerçekleştiğinde saklı.

Endeks ile Piyasa Aynı Şey Değil

Borsa İstanbul’da işlem gören yaklaşık 550 şirket bulunuyor. Bunların yalnızca 100 tanesi BIST 100 endeksine dahil. Daha da önemlisi, bu 100 hissenin endeks içindeki ağırlıkları eşit değil. Bazı hisseler endeksi adeta sırtlanırken, büyük bir kısmının endeks üzerindeki etkisi oldukça sınırlı.

Yılbaşından bu yana tablo net:

  • BIST 100: %8,34 yükseldi
  • BIST 100 dışındaki yaklaşık 450 hisseyi kapsayan geniş endeks: sadece %1 civarında artış gösterdi

Bu veri bize şunu söylüyor:
Endeks yükseliyor olabilir ama piyasanın geneli aynı yönde hareket etmiyor.

Yükselişin Lokomotifleri: Ağırlığı Yüksek Hisseler

Bu sert yükselişin temel nedeni, birkaç büyük ve endeks ağırlığı yüksek hissenin güçlü performansı.

Öne çıkan bazı hisseler:

  • ASELS: Yılbaşından bu yana %21,63 yükseliş
  • BIMAS: Yaklaşık %11,33 artış
  • KLRHO: %35’e yaklaşan yükseliş

Bu hisselerin ortak noktası, yalnızca iyi performans göstermeleri değil; aynı zamanda endeks içindeki ağırlıklarının son derece yüksek olması.

Burada özellikle dikkat çeken bir detay var:

Kiler Holding’in (KLRHO) endeks ağırlığı, Koç Holding ve Sabancı Holding gibi Türkiye’nin en büyük gruplarının bile üzerinde.

Dolayısıyla bu tür hisselerde yaşanan sert yükselişler, endeksin tamamını yukarı çekiyor ancak piyasanın büyük kısmı bu hareketten faydalanamıyor.

Rakamlar Gerçeği Net Bir Şekilde Ortaya Koyuyor

Yılbaşından bu yana oluşan tablo oldukça çarpıcı:

  • Sadece 14 şirket, BIST 100’ün %8,34’lük getirisinin üzerine çıkabildi
  • 86 şirket, endeksin altında performans gösterdi
  • 35 hisse, yılbaşından bu yana negatif getiride kaldı

Yani BIST 100 yükselirken, endekste yer alan hisselerin büyük çoğunluğu bu yükselişe eşlik edemedi.

Bu da yatırımcıların neden “endeks rekor kırıyor ama biz kazanamıyoruz” dediğini açıkça ortaya koyuyor.

Bu Ne Anlama Geliyor?

Bu tablo bize birkaç önemli gerçeği hatırlatıyor:

1. Endeks Getirisi, Yatırımcı Getirisi Değildir

Endeksin yükselmesi, otomatik olarak tüm yatırımcıların kazandığı anlamına gelmez. Ağırlığı yüksek birkaç hisse yükseliyorsa, endeks iyi görünebilir ama geniş kitleler için tablo zayıf kalır.

2. Seçici Piyasa Dönemindeyiz

Bu tür dönemlerde “her hisse yükselir” algısı çalışmaz. Piyasa, şirketleri çok daha sert şekilde ayrıştırır. Güçlü bilanço, hikâye ve beklentiye sahip olmayan hisseler geride kalır.

3. Endeks Bazlı Yanılsama Artar

Yatırımcılar manşetlere bakarak piyasada güçlü bir ralli olduğu izlenimine kapılabilir. Ancak portföy performansı bu algıyı desteklemez. Bu durum psikolojik baskıyı artırır ve yanlış karar riskini büyütür.

Yatırımcı Ne Yapmalı?

Bu tür dönemlerde yapılması gerekenler oldukça net:

  • Endekse değil, hisse bazlı performansa odaklanmak
  • Endeks ağırlığı yüksek hisselerin piyasayı nasıl yönlendirdiğini bilmek
  • Kendi portföyünü, geniş piyasa ile değil, benzer hisselerle kıyaslamak
  • “Endeks yükseliyor” düşüncesiyle acele alım kararları vermemek

Ayrıca şu soruyu sormak büyük önem taşıyor:

“Bu yükseliş sürdürülebilir mi, yoksa dar bir hisse grubunun yarattığı geçici bir algı mı?”

Sağlıklı Ralli mi, Dar Katılımlı Yükseliş mi?

Ortada inkâr edilemez bir gerçek var:
Borsa İstanbul’da yaşanan bu yükseliş sağlıklı, yaygın ve tabana yayılan bir ralli değil. Aksine, dar katılımlı, ağırlığı yüksek birkaç hisseye dayalı bir hareket söz konusu.

Bu durum tek başına olumsuz olmak zorunda değil; ancak yatırımcı açısından yanıltıcı. Endeksin yükselmesiyle rehavete kapılmak, riskleri göz ardı etmek ve piyasanın geneline yayıldığı varsayımıyla pozisyon almak, ilerleyen dönemde ciddi hayal kırıklıklarına yol açabilir.

Bugün Borsa İstanbul’da asıl mesele endeksin kaç puan olduğu değil, yükselişin kaç hisseye yayıldığıdır. Mevcut veriler, bu sorunun cevabının pek de iç açıcı olmadığını açıkça gösteriyor.