Ralli Sürüyor mu?
Borsa İstanbul, uzun süredir konuşulan psikolojik eşiklerden birini daha aşarak tarihi bir günü geride bıraktı. BIST 100 endeksi, alış ağırlıklı seyrin etkisiyle günü %2,75 değer kazancıyla 12.023,78 puandan tamamladı ve tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. Endeksteki 321,78 puanlık artış ve 175,4 milyar TL’lik işlem hacmi, yükselişin yalnızca fiyat bazlı değil, aynı zamanda güçlü bir katılımla gerçekleştiğini ortaya koydu.
Günün en dikkat çekici unsurlarından biri, endeks ağırlığı yüksek hisselerde görülen yüksek hacimli alımlar oldu. Özellikle bankacılık endeksinin %1,78, holding endeksinin ise %2,11 yükselmesi, yabancı ve yerli kurumsal yatırımcıların ana tahtalara olan ilgisinin sürdüğünü gösterdi. Bu tablo, önceki dönemlerde sıkça gözlenen “önce büyükler, sonra tabana yayılma” dinamiğinin bir kez daha çalıştığına işaret ediyor.
Sektörel bazda bakıldığında, ulaştırma endeksi %3,23 ile günün yıldızı olurken, tekstil ve deri sektörü %2,50 kayıpla negatif ayrıştı. Bu ayrışma, yükselişin genele yayılmasından ziyade seçici bir ralli niteliği taşıdığını gösteriyor. Yani piyasa her hisseyi aynı oranda yukarı taşımıyor; bilanço gücü, sektör hikâyesi ve likidite ön planda.
Küresel cephede ise iyimserlik sürüyor. Yapay zeka ve teknoloji şirketlerine yönelik beklentiler, küresel risk iştahını desteklerken, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesi sonrası petrol ve savunma sanayisi hisselerinde görülen yükselişler de küresel endekslere pozitif yansıdı. Bu küresel atmosfer, Borsa İstanbul’un da rüzgârı arkasına almasını sağladı.
Yurt içinde açıklanan TCMB Reel Efektif Döviz Kuru (REK) endeksinin, aralık ayında TÜFE bazında 0,68 puan gerileyerek 71,11’e düşmesi, Türk lirasında reel değerlenmenin bir miktar zayıfladığına işaret etti. Bu durum, ihracatçı şirketler açısından görece olumlu bir zemin yaratırken, hisse bazlı ayrışmaları da destekleyebilecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Ancak her rekorun ardından sorulması gereken kritik soru şu: Bu yükseliş ne kadar sürdürülebilir? Mevcut tabloda, yüksek işlem hacmi ve ana hisselerde yoğunlaşan alımlar, rallinin henüz “yorulma” sinyali vermediğini düşündürüyor. Buna karşın, jeopolitik riskler, küresel faiz beklentileri ve içeride enflasyon–para politikası dengesi, önümüzdeki dönemde dalgalanmayı artırabilecek başlıklar olmaya devam ediyor.
Özetle, BIST 100’ün 12 bin puanı aşması sadece teknik bir eşik değil, aynı zamanda piyasanın risk alma iştahının hâlâ canlı olduğunun güçlü bir göstergesi. Kısa vadede kâr satışları kaçınılmaz olsa da, mevcut görünümde ana trendin yukarı yönlü kalmaya devam ettiği söylenebilir. Burada yatırımcılar için asıl farkı yaratacak olan, endeksin değil doğru hisselerin seçimi olacak.











