Borsa İstanbul’da haftanın son işlem gününde satış baskısı öne çıkarken, BIST 100 endeksi günü yüzde 0,6 değer kaybıyla 14.249,38 seviyesinde başladı. Güne 14.340,70 puandan başlayan endeks, gün içerisinde dalgalı bir seyir izleyerek 86,11 puanlık düşüş kaydetti. Piyasadaki bu geri çekilmede hem yurtiçi düzenleyici gelişmeler hem de küresel jeopolitik faktörler etkili oldu.
Özellikle Rekabet Kurumu tarafından başlatılan geniş kapsamlı soruşturma, yatırımcıların risk algısını artıran önemli bir gelişme olarak öne çıktı. Aralarında “Big Four” olarak bilinen uluslararası denetim ağlarının Türkiye temsilcilerinin de bulunduğu 65 denetim ve mali müşavirlik firmasına yönelik inceleme, finansal sistemin temel taşlarından biri olan denetim sektörüne yönelik belirsizlik yarattı. Bu durum, başta bankacılık olmak üzere kurumsal şirketler üzerinde dolaylı baskı oluşturabileceği beklentisini beraberinde getirdi. Finansal şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından kritik rol oynayan denetim sektörüne yönelik böyle geniş çaplı bir adım, piyasalarda temkinli duruşu güçlendirdi.
Endeksteki düşüşte en dikkat çeken sektörlerden biri bankacılık oldu. Sektör hisselerinde genel bir satış dalgası görülürken, Türkiye İş Bankası hisseleri yüzde 2,1 değer kaybederek en fazla düşen banka hissesi oldu ve 14,48 TL seviyesine geriledi. Akbank yüzde 1,77 düşüşle 77,85 TL’ye, Garanti BBVA yüzde 1,58 kayıpla 137,2 TL’ye ve Yapı Kredi yine yüzde 1,58 gerileyerek 37,34 TL’ye indi. Bankacılık hisselerindeki bu geri çekilme, endeks üzerindeki aşağı yönlü baskının temel sürükleyicilerinden biri oldu.
Yurtiçinde yalnızca denetim sektörüne yönelik değil, farklı alanlara yayılan düzenleyici hamleler de yatırımcıların dikkatini çekti. Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle tarafından yapılan açıklamada, özel okullarda eğitim ücretleriyle birlikte yemek ve kırtasiye gibi yan hizmetlerdeki fiyatlamalar nedeniyle başlatılan soruşturmaların genişletilebileceği belirtildi. Halihazırda 19 özel okulu kapsayan incelemenin genişleme ihtimali, düzenleyici risklerin farklı sektörlere yayılabileceği yönündeki endişeleri artırarak piyasa üzerinde ek baskı yarattı.
Küresel cephede ise enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam etti. ABD ile İran arasında İslamabad’da gerçekleşebileceği belirtilen müzakere sinyalleri, petrol piyasasında hareketliliğe neden oldu. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 1,76 yükselerek 106,92 dolara çıktı. İran’ın müzakerelere katılacağına dair beklentiler, küresel arz tarafında iyimserlik yaratırken, fiyatlardaki yükseliş enerji ithalatçısı ülkeler açısından maliyet baskısı riskini gündeme getirdi. Yatırımcılar aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan’ın İran ve bölgesel gelişmelere ilişkin yapacağı açıklamaları da yakından izliyor.
Öte yandan yurtiçinde akaryakıt fiyatlarına ilişkin gelişmeler sınırlı da olsa olumlu bir tablo sundu. 23 Nisan itibarıyla motorin fiyatlarında litre başına 2,32 TL indirim uygulanması, özellikle ulaştırma ve lojistik maliyetleri açısından destekleyici bir unsur olarak değerlendirildi. Ancak bu indirimin piyasa geneline etkisinin sınırlı kaldığı görüldü.
Önümüzdeki süreçte yatırımcıların odağında hem yurtiçi düzenleyici gelişmeler hem de küresel ekonomik göstergeler yer alacak. Teknik açıdan bakıldığında, endeks için 14.244,89 seviyesi önemli bir destek noktası olarak öne çıkarken, yukarı yönlü hareketlerde 14.616,14 seviyesi 52 haftalık zirve olarak kritik direnç konumunda bulunuyor. Bu seviyelerin kırılması, piyasanın yönü açısından belirleyici olabilir.
Küresel makroekonomik veriler de risk iştahını şekillendirmeye devam ediyor. Euro Bölgesi’nde açıklanan bileşik PMI verisinin 48,6 seviyesine gerilemesi, ekonomik aktivitede daralma sinyallerinin güçlendiğine işaret ediyor. Bu durum, dış talep beklentileri üzerinden Türkiye piyasalarını da dolaylı olarak etkileyebilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Genel çerçevede bakıldığında, Borsa İstanbul’da kısa vadede yüksek volatilitenin devam etmesi bekleniyor. Düzenleyici kurumların artan denetimleri, jeopolitik gelişmeler ve küresel ekonomik yavaşlama sinyalleri bir araya geldiğinde, yatırımcıların daha seçici ve temkinli bir strateji izlemesi öne çıkıyor. Özellikle bankacılık ve finans sektörüne yönelik haber akışının, önümüzdeki günlerde endeksin yönü üzerinde belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor.











