Borsa İstanbul’da Sert Yükseliş: BIST 100 Barış İyimserliğiyle 14.446 Puana Tırmandı

BIST 100 endeksi yüzde 3,64 yükseldi. ABD-İran barış mutabakatı ve düşen CDS piyasaları destekledi.

Borsa İstanbul’da yatırımcılar haftanın ilk işlem gününde güçlü alımlarla dikkat çeken bir performansa tanıklık etti. BIST 100 endeksi günü yüzde 3,64 oranında yükselişle 14.446,42 puandan tamamlarken, piyasalarda oluşan iyimser hava işlem hacimlerine de yansıdı. Endeks, önceki kapanışa göre 507,93 puanlık güçlü bir artış kaydederken toplam işlem hacmi 217,8 milyar liraya ulaştı. Bu görünüm, hem yerli hem de yabancı yatırımcı iştahındaki artışın sürdüğüne işaret etti.

Günün yükselişinde özellikle bankacılık ve holding hisseleri ön plana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 5,14 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 4,09 yükseldi. Finans sektörüne yönelik güçlü alımların etkisiyle endeks genelinde pozitif görünüm hakim oldu. Sektör bazında incelendiğinde ise Borsa İstanbul’da tüm sektör endekslerinin günü artıda tamamlaması dikkat çekti. En yüksek kazanç ise yüzde 6,28 ile madencilik sektöründe gerçekleşti. Küresel emtia fiyatlarındaki hareketlilik ve risk iştahındaki toparlanmanın madencilik hisselerine yönelik ilgiyi artırdığı değerlendiriliyor.

Piyasalardaki yükselişin temelinde yalnızca şirket ve sektör performansları değil, aynı zamanda küresel jeopolitik gelişmeler de yer aldı. Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatını yeniden başlatmayı öngören mutabakat haberleriyle güçlü bir iyimserlik dalgasına girdi. Uzun süredir enerji arz güvenliği açısından kritik bir risk unsuru olarak görülen bölgedeki tansiyonun düşmesi, başta gelişmekte olan ülke piyasaları olmak üzere riskli varlıklara olan talebi artırdı.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in yaptığı açıklamada, yoğun diplomatik görüşmeler sonucunda ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını belirtmesi piyasalarda olumlu karşılandı. Şerif, tarafların Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini aktarırken, resmi imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de düzenleneceğini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yapılan anlaşmanın tamamlandığını ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılarak ABD’nin deniz ablukasının kaldırılacağını duyurdu.

Jeopolitik risklerin azalmasına yönelik beklentiler yalnızca hisse piyasalarında değil, Türkiye’nin risk göstergelerinde de olumlu bir tablo oluşturdu. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 225 baz puana gerileyerek 26 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. CDS tarafındaki düşüş, yabancı yatırımcıların Türkiye algısında iyileşmeye işaret ederken, finansman maliyetleri ve sermaye girişleri açısından da pozitif bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Ayrıca küresel tahvil faizlerindeki gerileme, gelişmekte olan ülke piyasalarına yönelik sermaye akımlarını destekleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.

Uzmanlara göre mevcut iyimserliğin kalıcı hale gelmesi için jeopolitik gelişmelerin resmiyete kavuşması ve küresel ekonomik verilerin destekleyici olması önem taşıyor. Özellikle enerji fiyatlarının aşağı yönlü hareketini sürdürmesi halinde, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon görünümü açısından da olumlu etkiler görülebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte, piyasalarda hızlı yükselişlerin ardından kısa vadeli kar satışlarının gündeme gelebileceği ve yatırımcıların veri akışını yakından takip etmeyi sürdüreceği ifade ediliyor.

Öte yandan yatırımcıların gözü yarın açıklanacak makroekonomik verilere çevrildi. Yurt içinde konut fiyat endeksi, küresel tarafta ise Çin’de perakende satışlar, sanayi üretimi ve işsizlik oranı, Avrupa’da ZEW ekonomik güven endeksi, ABD’de ise konut başlangıçları ve inşaat izinleri piyasaların yönü üzerinde etkili olabilecek önemli başlıklar arasında yer alıyor.