BIST 100, günü yüzde 0,88 değer kazanarak 14.495,77 puandan tamamladı. Önceki kapanışa göre 126,15 puanlık artış kaydeden endekste, toplam işlem hacmi 177,3 milyar lira olarak gerçekleşti. Gün boyunca alıcılı bir seyir izleyen piyasada, özellikle holding ve bilişim hisselerindeki güçlü performans dikkat çekti.
Sektörel bazda bakıldığında bankacılık endeksi yüzde 0,18, holding endeksi ise yüzde 1,61 oranında yükseldi. Günün en çok kazandıran sektörü yüzde 4,19 ile bilişim olurken, ulaştırma sektörü yüzde 0,58 ile en fazla değer kaybeden sektör olarak öne çıktı. Bilişim hisselerinde görülen bu güçlü yükseliş, yatırımcıların teknoloji ve dijitalleşme temalı şirketlere olan ilgisinin sürdüğünü ortaya koyuyor.
Küresel piyasalarda ise jeopolitik gelişmelerin etkisi hissedilmeye devam ediyor. Özellikle Orta Doğu’da ateşkes sürecine ilişkin haber akışı yatırımcıların odağında yer alırken, petrol fiyatlarındaki kısmi geri çekilme risk iştahını destekleyen unsurlar arasında bulunuyor. Ayrıca güçlü bilanço beklentileri de küresel borsalarda pozitif fiyatlamaları beraberinde getiriyor.
ABD cephesinden gelen açıklamalar da piyasaların yönü üzerinde etkili oldu. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Hürmüz Boğazı’ndaki operasyonlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, tarafsız ülkelere ait gemilerin geçişine yönelik girişimlerin İran’a yönelik diğer saldırılardan “ayrı ve geçici” olduğunu vurguladı. Hegseth ayrıca ateşkesin sona ermediğini belirtirken, “Özgürlük Projesi” kapsamında yürütülen operasyonların ticaret akışını yeniden güvence altına almayı hedeflediğini ifade etti.
Analistler, jeopolitik risklerde sınırlı da olsa azalma sinyallerinin ve enerji fiyatlarındaki geri çekilmenin gelişmekte olan ülke piyasaları için olumlu bir zemin oluşturduğunu belirtiyor. Bu kapsamda Borsa İstanbul’da yukarı yönlü hareketin devam edebilmesi için hem küresel risk iştahının korunması hem de yurt içinde makroekonomik dengelere yönelik güvenin sürmesi gerektiği ifade ediliyor.
Önümüzdeki günlerde açıklanacak şirket bilançoları ve merkez bankalarına yönelik beklentiler, piyasanın yönü açısından belirleyici olacak. Özellikle faiz politikalarına ilişkin mesajlar ve enflasyon görünümü, yatırımcı kararları üzerinde kritik rol oynamaya devam edecek.











