BIST 100 Yükselirken Yan Tahtalar Neden Bekliyor? Piyasanın Doğal Akışını Yanlış Okumamak

BIST’te yükseliş önce ana tahtalarda başlar; yabancı sermaye likiditeyi takip eder, yan tahtalara geçiş her zaman gecikmeli olur.

BIST 100 yükselirken yan tahtaların hareketsiz kalması yeni, anormal ya da “piyasa bozuk” bir durum değil. Aksine, Türkiye sermaye piyasalarının defalarca test edilmiş klasik yükseliş döngüsünün birebir tekrarından bahsediyoruz. Hafızası olan her yatırımcı bilir: Yabancı yatırımcı borsaya girdiğinde ilk refleksi hız, derinlik ve likidite aramaktır. Bu yüzden de önce BIST 30, sonra büyük holdingler, bankalar ve endeks ağırlığı yüksek hisseler alınır. Çünkü büyük fonlar için mesele “ucuzluk” değil, pozisyonu rahat kurabilmek ve gerektiğinde rahat çıkabilmektir.

Bugün birçok yatırımcının yan tahtalar neden gitmiyor sorusunu sorması, aslında piyasanın nasıl çalıştığını değil, nasıl çalışmasını istediğini anlatıyor. Siz topyekûn bir alım bekliyorsunuz ama piyasa hiçbir zaman duygulara göre değil, matematiğe göre hareket eder. Yabancı fonlar ilk aşamada endeksi yukarı taşır; BIST 100’ü sürer, algıyı değiştirir, risk iştahını yükseltir. Endeks yükselmeden, makro görünüm netleşmeden, yabancı yatırımcı “tabana yayılma” riskini almaz.

Burada çok kritik bir ayrımı yapmak gerekiyor. “Yan tahta” denildiğinde kastedilen şey çarpanları şişmiş, bilançosu zayıf, hikâyesi olmayan şirketler değildir. Asıl ilgi görecek olanlar; küçük ama büyüme potansiyeli olan, borçluluğu yönetilebilir, F/K ve PD/DD gibi çarpanları hâlâ makul seviyelerde bulunan şirketlerdir. Yabancı yatırımcı gidip “çöp” diye tabir edilen hisseleri almaz; ucuz olanı değil, yanlış fiyatlanan kaliteli varlığı alır.

Verilere baktığımızda da tablo net. Son yükselişlerde XU100 ile XU030 arasındaki korelasyon yüksek seyrederken, XUSIN, XUTUM veya daha dar hacimli hisselerin endeksin gerisinde kalması son derece olağandır. Çünkü likidite önce merkezde toplanır, ardından çevreye yayılır. Bu, yalnızca Türkiye’ye özgü değil; gelişmekte olan tüm piyasalarda aynı döngü yaşanır.

Ayrıca unutulmaması gereken bir başka gerçek daha var: Büyük para acele etmez. Önce politika duruşunu, faiz patikasını, enflasyon eğilimini ve kur istikrarını test eder. Endeks yükseliyor mu, bankalar güçleniyor mu, holdingler bilanço büyümesi gösteriyor mu diye bakar. Bu aşamalar tamamlanmadan yan tahtalara geçilmez. Çünkü yan tahtalar ikinci faz işidir.

Bugün BIST 100’ün yukarı taşınması aslında yan tahtalar için kötü haber değil, ön koşuldur. Endeks güçlü kalır, hacim kalıcı olur, risk primi düşer ve yabancı kalıcılık sinyali verirse, işte o zaman tabana yayılma başlar. O gün geldiğinde de en hızlı hareket edenler, bugünden sessiz olan ama temeli sağlam, hikâyesi güçlü küçük ve orta ölçekli şirketler olur.

Sonuç olarak sorun “yan tahtalar neden gitmiyor” değil, henüz sıralarının gelmemiş olmasıdır. Piyasa sabırsızı sevmez. Önce ana omurga kurulur, sonra kaslar çalışır. Bu döngüyü kabul eden yatırımcı için beklemek zor, ama doğru olandır.