Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, küresel piyasalardaki pozitif havanın desteğiyle günü yüzde 0,32 yükselişle 14.644,70 puandan tamamladı. Endeks, önceki kapanışa göre 46,23 puan değer kazanırken, toplam işlem hacmi 160,8 milyar lira olarak gerçekleşti. Gün boyunca özellikle teknoloji ve bilişim hisselerine gelen alımlar dikkat çekerken, yatırımcıların odağında ABD ile Çin arasında gerçekleşen kritik temaslar ve küresel ekonomik gelişmeler yer aldı.
Bankacılık sektörü günün en güçlü performans gösteren ana endekslerinden biri oldu. Bankacılık endeksi yüzde 1,37 yükselirken, holding endeksi ise yüzde 0,46 geriledi. Sektör bazında bakıldığında en güçlü yükseliş yüzde 3,86 ile bilişim sektöründe yaşandı. Küresel piyasalarda teknoloji hisselerine yönelik artan risk iştahı, Borsa İstanbul’daki bilişim şirketlerine de alım getirdi. Buna karşılık, finansal kiralama ve faktoring sektörü yüzde 8,76 ile günün en fazla değer kaybeden sektörü oldu.
Küresel piyasalarda iyimserliği destekleyen en önemli gelişmelerin başında ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin temasları geldi. Trump’ın, aralarında Elon Musk ve Jensen Huang gibi teknoloji dünyasının önde gelen isimlerinin de bulunduğu geniş bir heyetle Çin’e gitmesi, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkiler açısından kritik bir adım olarak değerlendirildi. Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında gerçekleştirilen görüşmelerden çıkan uzlaşmacı mesajlar, piyasalarda risk iştahını artırdı.
Şi Cinping’in “iki ülkenin rakip değil ortak olması gerektiği” yönündeki açıklamaları, küresel ticaret savaşlarına ilişkin endişelerin hafiflemesine katkı sağladı. Özellikle yarı iletken ve yapay zeka odaklı teknoloji şirketlerinde görülen yükseliş, ABD borsaları öncülüğünde dünya genelinde teknoloji hisselerini destekledi. Bu olumlu hava, Borsa İstanbul’da da bilişim sektörü hisselerine güçlü şekilde yansıdı.
Yatırımcılar yalnızca ABD-Çin ilişkilerini değil, Orta Doğu’daki gelişmeleri de yakından takip ediyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Trump ile Şi Cinping’in, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve İran’ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda ortak görüş bildirdiği ifade edildi. Bu mesajlar enerji piyasalarında dikkatle izlenirken, bölgede süren jeopolitik riskler nedeniyle petrol fiyatlarındaki yükseliş eğilimi devam ediyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğine yönelik kaygılar sürse de, yatırımcıların teknoloji sektörüne yönelik güçlü ilgisi piyasaları desteklemeye devam ediyor. Analistler, önümüzdeki süreçte küresel piyasalarda hem jeopolitik gelişmelerin hem de ABD’den gelecek makroekonomik verilerin fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacağını ifade ediyor. Özellikle faiz politikalarına ilişkin beklentiler, gelişmekte olan ülke piyasalarıyla birlikte Borsa İstanbul’un yönü açısından da kritik önem taşıyor.











