5 Ocak 2026 Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak aralık ayı enflasyon verileri, yalnızca yılın son rakamı olması nedeniyle değil, aynı zamanda 2026’ya hangi ekonomik atmosferde girileceğini göstermesi açısından da büyük önem taşıyor. Piyasalar, hanehalkı ve yatırımcılar adeta nefesini tutmuş durumda. 33 ekonomistin katılımıyla sonuçlanan beklenti anketi ise bu kritik veri öncesinde güçlü ipuçları sunuyor.
Anket sonuçlarına göre ekonomistlerin aralık ayı için ortalama aylık TÜFE artışı beklentisi yüzde 0,96 seviyesinde şekillenmiş durumda. Tahmin aralığının yüzde 0,55 ile yüzde 1,24 gibi geniş bir bantta olması, belirsizliklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Ancak ortalama beklenti dikkate alındığında, kasım ayında yüzde 31,07 olarak açıklanan yıllık enflasyonun, aralık verisiyle birlikte yüzde 31 seviyesine doğru hafif bir gerileme kaydetmesi öngörülüyor. Bu tablo, yıllık bazda enflasyonda ivme kaybının sürdüğüne işaret ediyor.
Hatırlanacağı üzere kasım ayında aylık enflasyon artışı yüzde 0,87 ile beklentilerin altında gelmiş ve yıllık enflasyonda sert bir düşüşe zemin hazırlamıştı. Aralık ayında da benzer bir gerçekleşme olması halinde, 2025 yılı enflasyon karnesi, uzun süredir ilk kez görece olumlu bir tabloyla kapanmış olacak. Bu durum, uygulanan sıkı para politikası ve talep tarafındaki dengelenmenin etkilerinin daha net hissedilmeye başlandığı şeklinde yorumlanıyor.
Beklenti anketinin belki de en dikkat çekici sonucu ise 2026 yılının sonuna ilişkin tahminler oldu. Ekonomistlerin ortalama öngörüsüne göre, 2026 sonunda yıllık enflasyonun yüzde 23,33 seviyesine kadar gerilemesi bekleniyor. Bu oran, Merkez Bankası’nın orta vadeli hedefleriyle büyük ölçüde uyumlu bir görünüm sunuyor. Ancak bu iyimser senaryonun otomatik olarak gerçekleşmeyeceği de açık. Jeopolitik riskler, döviz kuru oynaklığı, küresel enerji fiyatları ve özellikle gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, önümüzdeki dönemin en önemli sınav alanları olmaya devam edecek.
Aralık ayı enflasyonu öncesinde gıda, enerji ve kira kalemleri yine mercek altında. Gıda fiyatlarında mevsimsel etkiler yukarı yönlü risk oluştururken, enerji tarafında küresel piyasalardaki gelişmeler belirleyici olacak. Kira artışları ise yapısal sorunlar nedeniyle enflasyonu yukarı iten en dirençli kalemlerden biri olmayı sürdürüyor. Buna karşın yıl sonu indirim kampanyalarının, özellikle dayanıklı tüketim ve giyim gibi bazı gruplarda fiyat artışlarını sınırlamış olabileceği değerlendiriliyor.
Tüm bu veriler ışığında aralık enflasyonu, tek başına bir rakamdan çok daha fazlasını ifade ediyor. Eğer beklentilere paralel ya da daha düşük bir gerçekleşme görülürse, 2026’ya girerken enflasyonla mücadelede “kontrollü iyimserlik” duygusu güçlenebilir. Aksi bir sürpriz ise, kazanımların ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hatırlatacaktır. Bu nedenle açıklanacak veri, sadece geçmişin muhasebesi değil, aynı zamanda yeni yılın ekonomik pusulası olacak.











