Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen altın, haftanın ikinci işlem gününde de değer kaybetmeye devam etti. Asya seansında başlayan satış dalgasıyla birlikte altın fiyatları üst üste üçüncü gününde gerilerken, yatırımcıların odağında artan jeopolitik riskler, yükselen enflasyon beklentileri ve buna bağlı olarak şekillenen faiz politikası beklentileri yer aldı.
Spot altın fiyatı yüzde 0,5 düşüşle ons başına 4.627,91 dolara gerilerken, ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,7 kayıpla 4.652,20 dolar seviyesine indi. Önceki gün dalgalı bir seyir izleyen piyasada altın, günü de yüzde 0,6 düşüşle tamamlamıştı. Böylece değerli metal, kısa vadede baskı altında kalmaya devam etti.
Piyasalardaki temel kırılma noktalarından biri ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları oldu. Trump’ın, İran’a Hürmüz Boğazı’nı belirlenen süreye kadar açmaması halinde çok daha sert adımlar atılacağı yönündeki çıkışı, Orta Doğu’da tansiyonu yeniden yükseltti. Bu gelişme, teorik olarak altına destek olması beklenen bir unsur olsa da piyasalar farklı bir dinamikle hareket etti.
Artan jeopolitik riskler, petrol fiyatlarını yukarı taşırken, bu durum küresel ölçekte enflasyon beklentilerini artırdı. Enflasyonun yükselmesi ise yatırımcıların gözünü ABD Merkez Bankası’nın (Fed) atacağı adımlara çevirdi. Piyasalarda, Fed’in kısa vadede faiz indirimi yapma ihtimalinin zayıfladığı yönünde bir beklenti oluştu. Yüksek faiz ortamı, getiri sağlamayan altın gibi varlıkların cazibesini azaltırken, aynı zamanda güçlenen dolar da altın fiyatları üzerinde ek bir baskı yarattı.
Jeopolitik cephede ise diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalması belirsizliği daha da artırdı. ABD destekli olduğu belirtilen 45 günlük ateşkes planı ve Hürmüz Boğazı’nın aşamalı olarak açılmasını içeren öneri İran tarafından reddedildi. İran yönetimi bunun yerine daha kapsamlı bir anlaşma talep ederek, yaptırımların kaldırılması, güvenlik garantileri ve tazminat gibi şartları öne sürdü. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması, piyasalarda temkinli duruşun sürmesine neden oldu.
Öte yandan yatırımcılar şimdi gözlerini ABD’den gelecek kritik enflasyon verilerine çevirmiş durumda. Cuma günü açıklanacak verilerin, Fed’in para politikası üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisi, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği algısını güçlendirerek altın üzerindeki baskıyı artırabilir.
Diğer değerli metallerde de benzer bir görünüm hâkim. Gümüş fiyatları yüzde 1,2 düşüşle 71,94 dolara, platin ise yüzde 1,4 gerileyerek 1.956,60 dolara indi. Bu durum, genel olarak değerli metaller piyasasında satış baskısının geniş tabana yayıldığını gösteriyor.
Piyasaların mevcut görünümünde dikkat çeken en önemli unsur, klasik “güvenli liman” davranışının zayıflamış olmasıdır. Normal şartlarda jeopolitik risklerin artması altına talebi yükseltirken, mevcut tabloda enflasyon ve faiz dinamiklerinin daha baskın hale gelmesi, altının yönünü aşağı çevirmiş durumda. Bu da yatırımcıların artık yalnızca risk algısıyla değil, aynı zamanda makroekonomik beklentilerle daha fazla hareket ettiğini ortaya koyuyor.
Önümüzdeki günlerde hem Orta Doğu’daki gelişmeler hem de ABD’den gelecek ekonomik veriler, altın fiyatlarının yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek. Özellikle faiz indirimi beklentilerinin yeniden güç kazanması, altın için yukarı yönlü bir hareketin kapısını aralayabilir. Ancak mevcut şartlarda piyasa dengesi, temkinli ve baskı altında bir görünüm sergiliyor.











