Altın Fed’in Gölgesinde: Rekorların Ardından Bekleyiş

Son aylarda yatırımcıların güvenli liman arayışıyla birlikte hızla yükselen altın, Fed’in faiz kararına saatler kala yeni yönünü arıyor.

Altın piyasası 17 Eylül 2025 Çarşamba gününe rekor seviyelerin hemen altında başladı. Son aylarda yatırımcıların güvenli liman arayışıyla birlikte hızla yükselen altın, Fed’in faiz kararına saatler kala yeni yönünü arıyor. Gram altın sabah saatlerinde 4 bin 890 TL seviyesinde işlem görürken, ons altın dünkü 3.702 dolarlık tarihi zirvenin ardından 3.681 dolara hafif geriledi. Bu geri çekilmede dolardaki toparlanma ve yatırımcıların kar satışları etkili oldu.

Çeyrek altın 8 bin 216 TL’den satılırken, yarım altın 16 bin 442 TL, tam altın 32 bin 727 TL seviyelerinde bulunuyor. Cumhuriyet altını 32 bin 734 TL’den, Ata altın ise 33 bin 931 TL’den alıcı buluyor. Rakamlar, zirve seviyelerden hafif bir gevşemeye işaret etse de piyasadaki gergin bekleyiş, fiyatların çok daha sert hareketlere gebe olduğunu ortaya koyuyor.

Altının yükselişini tetikleyen en büyük faktör, Fed’in yıl sonuna kadar ek faiz indirimlerine gideceği beklentisi oldu. Uzmanlar, ons altının 3.700 doları aşmasında doların zayıflamasının ve indirim beklentilerinin etkili olduğunu vurguluyor. Ancak bu seviyeden gelen satışlar fiyatı geriye çekti. Bu da gösteriyor ki, altın yatırımcısı bir yandan yükseliş trendine güveniyor, diğer yandan ise yüksek seviyelerde kârını realize etmekten geri durmuyor.

Bugün gözler tamamen Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamalarına çevrilmiş durumda. Faiz indirimi zaten büyük ölçüde fiyatlara yansımış olsa da, Powell’ın kullanacağı ton altının seyrinde belirleyici olacak. Daha güvercin bir dil, yani yeni indirimlerin kapıda olduğuna dair sinyaller, altını yeniden yukarı taşıyabilir. Buna karşılık temkinli veya şahin bir açıklama, ons altını ve paralelinde gram fiyatını kısa vadede baskılayabilir.

Dün görülen rekorlar aslında piyasaların içinde bulunduğu ruh halini net biçimde ortaya koyuyor. Altın, yalnızca enflasyondan korunma aracı olarak değil, aynı zamanda siyasi ve ekonomik belirsizliklerin yoğunlaştığı dönemlerde güvenli liman işleviyle öne çıkıyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, küresel çapta artan siyasi baskılar ve jeopolitik gerilimler, altına olan talebi canlı tutuyor.

Buradan çıkarılacak ders, altının yalnızca rakamlara değil, beklentilere dayalı bir varlık olduğudur. Fed’in vereceği her mesaj, yatırımcı psikolojisini doğrudan etkileyerek fiyatlara yansıyor. Bugünkü toplantı, altının sadece kısa vadeli yönünü değil, yıl sonuna kadar izleyeceği patikayı da belirleyecek. Yatırımcı açısından ise belirsizliklerin arttığı böyle bir ortamda sabır ve temkin, altın kadar değerli hale geliyor.