ABD’de İstihdam Artışı Yavaşladı: Rakamlar Ne Söylüyor, Piyasalar Ne Okuyor?

ABD’de istihdam artışı sert yavaşladı, işsizlik geriledi. Veriler Fed’in faiz politikasında daha temkinli bir döneme işaret ediyor.

ABD Çalışma Bakanlığı’nın açıkladığı Aralık 2025 tarım dışı istihdam verileri, Amerikan ekonomisinin iş gücü cephesinde net bir soğuma sinyali verdiğini ortaya koydu. Tarım dışı istihdam artışı 50 bin kişiyle beklentilerin altında kalırken, işsizlik oranının yüzde 4,5’ten yüzde 4,4’e gerilemesi ilk bakışta olumlu gibi görünse de, verilerin bütününe bakıldığında tablo çok daha karmaşık bir hikâye anlatıyor.

Öncelikle istihdam artışının beklentilerin belirgin biçimde altında kalması kritik. Ekonomistler aralık ayında 73 bin kişilik bir artış öngörüyordu. Gerçekleşen rakam bu beklentinin oldukça gerisinde kaldı ve üstelik önceki iki aya yönelik 76 bin kişilik aşağı yönlü revizyon yapıldı. Bu durum, yalnızca aralık ayının değil, son çeyreğin genelinde iş gücü piyasasının tahmin edilenden daha zayıf seyrettiğini gösteriyor. Revizyonlar, istihdam piyasasında ivme kaybının geçici değil, yapısal bir yavaşlamaya dönüşme ihtimalini güçlendiriyor.

İstihdam artışının hangi sektörlerden geldiği de en az rakamın kendisi kadar önemli. Yiyecek-içecek hizmetleri, sağlık ve sosyal yardım gibi alanlar istihdam yaratmaya devam ederken, perakende ticarette yaşanan istihdam kaybı iç talep cephesine dair soru işaretlerini artırıyor. Tüketici harcamalarının yavaşlaması, özellikle faizlerin uzun süre yüksek seyrettiği bir ortamda, perakende sektörünü baskılamaya devam edebilir. Bu da ABD ekonomisinin büyüme motorlarından biri olan tüketimin ivme kaybettiğine işaret ediyor.

Federal kamu istihdamında tablo daha da çarpıcı. Aralık ayında 2 bin kişilik sınırlı bir artış görülse de, ocak ayındaki zirveden bu yana toplam düşüş 277 bin kişiye ulaşmış durumda. Bu, kamu tarafında ciddi bir daralma yaşandığını ve mali disiplinin istihdam üzerinde baskı yarattığını gösteriyor. Özel sektör istihdam artışının yalnızca 37 bin kişiyle sınırlı kalması da, iş dünyasının yeni işe alımlarda son derece temkinli davrandığını ortaya koyuyor.

2025 yılı geneline bakıldığında tablo daha netleşiyor. Yıl boyunca tarım dışı istihdam toplamda 584 bin kişi arttı ve aylık ortalama artış 49 bin oldu. Bu rakam, 2024’te kaydedilen 2,0 milyonluk artışın ve 168 binlik aylık ortalamanın çok altında. ABD iş gücü piyasası, son yılların en belirgin yavaşlama dönemlerinden birine girmiş durumda. Bu durum, ekonomik aktivitenin hız kestiğini ve sıkı para politikasının etkilerinin artık daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

İşsizlik oranındaki gerileme ise verilerin en kafa karıştırıcı kısmı. İşsizlik oranı yüzde 4,4’e inerken, işsiz sayısı 7,5 milyonla önceki aya yakın seyretti. Başlıca çalışan gruplarında işsizlik oranlarının değişmemesi, bu düşüşün büyük ölçüde iş gücüne katılım dinamiklerinden kaynaklanabileceğini düşündürüyor. Yetişkin erkekler ve kadınlarda işsizlik oranının yüzde 3,9, gençlerde ise yüzde 15,7 seviyesinde kalması, özellikle genç işsizliğin hâlâ önemli bir sorun alanı olduğunu gösteriyor.

Beş haftadan kısa süredir işsiz olanların sayısındaki gerileme olumlu bir sinyal olarak okunabilirken, uzun süreli işsizlerin 1,9 milyon kişiyle yatay seyretmesi ve yıl genelinde 397 bin artış göstermesi dikkat çekiyor. Uzun süreli işsizlerin toplam işsizlerin yüzde 26’sını oluşturması, iş gücü piyasasında kalıcı sorunların büyüdüğüne işaret ediyor. Bu kesimin yeniden istihdama kazandırılması, ekonomik toparlanma açısından en zorlu başlıklardan biri olmaya devam ediyor.

Tüm bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, ABD ekonomisi için net bir tablo ortaya çıkıyor: İstihdam yaratma gücü zayıflıyor, iş gücü piyasası soğuyor ve bu süreç Fed’in para politikası açısından kritik sinyaller üretiyor. Enflasyonla mücadele kapsamında uzun süre sıkı kalan faiz politikası, istihdam tarafında etkisini daha belirgin şekilde hissettirmeye başlamış durumda. Bu da önümüzdeki dönemde Fed’in faiz indirimi konusunda daha fazla baskı altında kalabileceği anlamına geliyor.

Piyasalar açısından bakıldığında, bu veriler dolar, tahvil faizleri ve küresel risk iştahı üzerinde belirleyici olabilir. Zayıflayan istihdam artışı, faiz indirim beklentilerini güçlendirirken, işsizlik oranının hâlâ görece düşük seviyelerde kalması Fed’e tamamen rahat bir manevra alanı sunmuyor. Kısacası ABD iş gücü piyasası, ne alarm veren bir kriz noktasında ne de güçlü bir büyüme evresinde. Daha çok, kontrollü ama giderek belirginleşen bir yavaşlamanın içinden geçiliyor.

Önümüzdeki aylarda açıklanacak istihdam ve ücret verileri, bu yavaşlamanın geçici mi yoksa daha derin bir ekonomik durgunluğun habercisi mi olduğunu netleştirecek. Ancak mevcut tablo, ABD ekonomisinin 2026’ya daha temkinli, daha kırılgan ve daha düşük tempolu bir iş gücü piyasasıyla girdiğini açıkça gösteriyor.