Zayıf ABD Verileri Ons Altını Beş Haftanın Zirvesine Taşıdı

ABD'de zayıf istihdam verileri ve Fed beklentilerindeki değişim, altını yeniden öne çıkardı. Güvenli liman talebi güçleniyor.

Küresel piyasalarda son haftalarda yeniden gündemin merkezine yerleşen altın, ABD’den gelen zayıf istihdam verilerinin ardından güçlü bir toparlanma sergiledi. ABD ekonomisinde yavaşlamaya işaret eden veriler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakın dönemde faiz artırımı yapma ihtimalini önemli ölçüde azaltırken, bu gelişme yatırımcıların yeniden altına yönelmesine neden oldu. Böylece altının ons fiyatı haftalık bazda yüzde 2,5 yükselerek 4 bin 175 dolara ulaştı ve son beş haftanın ilk haftalık kazancını elde etti.

Haziran ayında ABD’de tarım dışı istihdam yalnızca 57 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça altında kaldı. Üstelik önceki iki aya ilişkin veriler de aşağı yönlü revize edildi. Nisan ayındaki artış 179 binden 148 bine, mayıs ayındaki artış ise 172 binden 129 bine çekildi. Bu revizyonlar, ABD iş gücü piyasasının sanıldığından daha hızlı ivme kaybettiğini gösterirken, Fed’in sıkı para politikasını sürdürmesi konusunda elini zayıflatan önemli gelişmeler arasında yer aldı.

Her ne kadar işsizlik oranının yüzde 4,2’ye gerileyerek beklentilerin altında gerçekleşmesi iş gücü piyasasının tamamen bozulmadığını gösterse de yatırımcılar, zayıflayan istihdam artışını daha önemli bir sinyal olarak değerlendirdi. Bunun sonucunda piyasalarda Fed’in daha güvercin bir politika izleyebileceği beklentisi güç kazandı. Faiz artırımı ihtimalinin azalmasıyla birlikte dolar üzerindeki baskı artarken, faiz getirisi bulunmayan altın yatırımcılar açısından yeniden cazip hale geldi.

Altının yükselişinde yalnızca ekonomik veriler değil, küresel risk algısındaki değişim de etkili oldu. Orta Doğu’da jeopolitik tansiyonun bir miktar düşmesiyle petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere gerilemesi, enerji kaynaklı enflasyon endişelerini azaltırken piyasalarda farklı bir denge oluşturdu. Aynı dönemde teknoloji hisselerinde görülen satışlar ise yatırımcıların riskli varlıklardan çıkarak güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini destekledi.

İlginç olan nokta ise yılın ilk yarısında altının oldukça zayıf bir performans sergilemiş olmasıydı. Ons altın, 2026’nın ilk altı ayında yaklaşık yüzde 7,1 değer kaybetmişti. Bu düşüşte, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin enflasyonu artırabileceği ve bunun da Fed’i uzun süre sıkı para politikasına zorlayacağı beklentisi etkili olmuştu. Ancak son açıklanan istihdam verileri, piyasaların bu beklentileri yeniden gözden geçirmesine neden oldu.

Önümüzdeki dönemde altının yönünü belirleyecek en önemli unsur yine ABD’den gelecek ekonomik veriler olacak. Özellikle enflasyon, ücret artışları, tüketici harcamaları ve Fed yetkililerinin açıklamaları, yatırımcıların faiz beklentilerini şekillendirmeye devam edecek. Faizlerin beklenenden daha erken gevşemesi ihtimali güçlendikçe altın fiyatlarının destek bulması beklenebilir. Buna karşılık enflasyonda yeniden yukarı yönlü sürprizler yaşanması veya ekonomik verilerin güçlenmesi halinde altın üzerinde yeniden satış baskısı oluşması da ihtimaller arasında bulunuyor.

Altın, tarih boyunca belirsizlik dönemlerinin en önemli güvenli limanlarından biri oldu. Son açıklanan veriler de yatırımcıların ekonomik büyüme ve para politikalarına ilişkin beklentilerini ne kadar hızlı değiştirebildiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Kısa vadede dalgalanmaların sürmesi beklenirken, uzun vadede merkez bankalarının altın alımları, küresel borçluluk seviyeleri ve jeopolitik riskler değerli metal açısından destekleyici unsurlar olmayı sürdürüyor. Bu nedenle altın, yalnızca kısa vadeli fiyat hareketleriyle değil, portföy çeşitlendirmesi ve riskten korunma amacıyla da yatırımcıların yakından izlemeye devam edeceği varlıkların başında geliyor.