Yabancı Yatırımcı Kesintisiz 11 Haftadır Hisse Alıyor!

Yabancılar 11 haftadır hisse, 5 milyar $’ı aşan tahvil alıyor; kalıcılık ise makro istikrara bağlı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) yayımladığı haftalık menkul kıymet istatistikleri, son dönemde piyasalarda hissedilen yabancı ilgisinin verilerle de teyit edildiğini gösteriyor. 13 Şubat haftasında yabancı yatırımcıların 322,2 milyon dolarlık hisse alımı gerçekleştirmesi ve böylece hisse tarafında 11 hafta üst üste net alım yapmış olması, sıradan bir portföy hareketinden çok daha fazlasına işaret ediyor. Bu tablo, kısa vadeli bir trade dalgasından ziyade daha stratejik ve sabırlı bir pozisyonlanmayı düşündürüyor.

Yabancı yatırımcılar bir önceki hafta da 134,3 milyon dolarlık hisse alımı yapmıştı. Bu artış eğilimi, risk iştahının kademe kademe yükseldiğini gösteriyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelere yönelik küresel fon akımlarının yeniden canlandığı bir dönemde, Türkiye’nin bu akımdan pay almaya başlaması dikkat çekici. Uzun süre yüksek risk primi, enflasyon ve politika belirsizliği nedeniyle iskontolu fiyatlanan Türk hisse senetleri, yabancı yatırımcı açısından yeniden “değer” barındıran bir hikâye sunuyor olabilir.

Asıl çarpıcı gelişme ise tahvil tarafında yaşanıyor. 13 Şubat haftasında 1 milyar 197 milyon dolarlık net tahvil alımı gerçekleşti. Bu rakam, tek haftalık bazda oldukça güçlü bir girişe işaret ediyor. Daha da önemlisi, Ocak ayından bu yana tahvil piyasasına gelen toplam yabancı girişi 5 milyar doları aşmış durumda. Tahvil tarafındaki bu ilgi, hisse senedine kıyasla daha temkinli ve makroekonomik beklentilere dayalı bir pozisyonu temsil eder. Yabancı yatırımcı tahvil alıyorsa, bu genellikle para politikası, enflasyon görünümü ve kur istikrarına dair daha orta vadeli bir güveni yansıtır.

Burada iki temel dinamik öne çıkıyor. Birincisi, sıkı para politikası duruşunun ve yüksek faiz seviyelerinin sunduğu reel getiri potansiyeli. Türkiye’nin politika setinde ortodoks çerçeveye dönüş sinyalleri ve enflasyonla mücadele vurgusu, özellikle sabit getirili menkul kıymetlerde yabancı yatırımcıyı yeniden oyuna çekmiş görünüyor. İkincisi ise küresel cephede faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi. ABD ve Avrupa’da faizlerin zirveye ulaştığı ve önümüzdeki dönemde gevşeme sürecine girilebileceği beklentisi, gelişmekte olan ülke tahvillerini görece cazip hale getiriyor.

Hisse tarafındaki 11 haftalık kesintisiz alım ise Borsa İstanbul’un yalnızca kısa vadeli spekülatif hareketlerle değil, daha kalıcı fon akımlarıyla desteklenmeye başladığını düşündürüyor. Yabancı payı uzun süre tarihsel ortalamaların oldukça altında kalmıştı. Eğer bu trend devam ederse, piyasa derinliği artabilir, fiyat oynaklığı azalabilir ve şirket değerlemelerinde daha rasyonel bir denge oluşabilir. Ancak burada kritik soru şu: Bu girişler kalıcı mı, yoksa küresel risk iştahındaki geçici bir artışın yansıması mı?

Unutulmamalı ki yabancı yatırımcı son derece pragmatiktir. Makro göstergelerde bozulma, enflasyon beklentilerinde sapma ya da jeopolitik risklerde artış gibi faktörler, bu girişlerin hızla tersine dönmesine neden olabilir. Bu nedenle sürdürülebilirlik, yalnızca haftalık giriş rakamlarıyla değil; enflasyonun kalıcı düşüşü, rezerv birikimi, cari dengedeki iyileşme ve öngörülebilir politika çerçevesiyle mümkün olacaktır.

Öte yandan, yabancı girişlerinin artması kur üzerinde dengeleyici bir etki yaratırken, Merkez Bankası rezervlerine de dolaylı katkı sağlayabilir. Tahvil alımları, swap hariç net rezerv görünümünü destekleyici bir unsur haline gelebilir. Bu durum, ülke risk priminde gerileme ve borçlanma maliyetlerinde düşüş potansiyelini de beraberinde getirir.

Sonuç olarak, son veriler Türk varlıklarına yönelik güçlü ve çok kanallı bir yabancı ilgisine işaret ediyor. 11 haftalık kesintisiz hisse alımı ve 5 milyar doları aşan tahvil girişi, Türkiye’nin yeniden küresel fon radarına girdiğini gösteriyor. Ancak bu rüzgârın kalıcı bir bahara dönüşmesi, ekonomik programın kararlılıkla sürdürülmesine ve makro dengelerin istikrarlı biçimde iyileşmesine bağlı olacak.