Rakamlar İyileşmeye İşaret Etse de Orta Sınıf Erimeye Devam Ediyor
TÜİK’in açıkladığı Gelir Dağılımı İstatistikleri 2025 verileri, ilk bakışta sınırlı bir iyileşmeye işaret etse de detaylara inildiğinde gelir dağılımındaki bozulmanın sürdüğünü ortaya koydu. Geçen yıla kıyasla en üst gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay 0,1 puan azalırken, en alt gelir grubunun payı 0,1 puan arttı. Ancak bu değişim, uzun yıllara yayılan eğilim dikkate alındığında güçlü bir toparlanma anlamına gelmiyor.
Hanehalkı kullanılabilir gelire göre sıralanan yüzde 20’lik gelir gruplarının 2010-2025 dönemi incelendiğinde, orta sınıfın pay kaybettiği, en alt gelir grubunun yerinde saydığı, en üst gelir grubunun ise uzun vadede payını artırdığı görülüyor. Bu tablo, gelir dağılımındaki yapısal sorunun hâlâ çözülemediğini gösteriyor.
Ortalama gelirler arasındaki fark, eşitsizliğin boyutunu net biçimde ortaya koyuyor. 2025’te en üst yüzde 20’lik gelir grubunun yıllık ortalama geliri 1 milyon 587 bin 404 TL olurken, en alt yüzde 20’lik grubun ortalama yıllık geliri 200 bin 100 TL seviyesinde kaldı. En alt gelir grubunun aylık ortalama geliri 16 bin 675 TL olurken, 2025 yılında uygulanan asgari ücretin 22 bin 104 TL olması, çalışan yoksulluğunun derinliğine işaret etti.
Gelir uçurumu, oranlarla daha da belirginleşiyor. En yüksek gelir grubunun ortalama gelirinin en düşük gelir grubuna oranı, 2010’da 6,97 iken 2025’te 7,93’e yükseldi. Bu artış, gelir dağılımındaki adaletsizliğin yıllar içinde derinleştiğini gösteriyor.
Toplam gelirden alınan paylara bakıldığında da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. En üst gelir grubunun payı 2010’da yüzde 44,9 iken, 2023’te yüzde 48,3’e yükseldi, 2025’te ise yüzde 47,9 oldu. Buna karşılık en alt gelir grubunun payı, 2010’da yüzde 6,5, 2024’te yüzde 5,9 ile en düşük seviyesini gördü, 2025’te ise ancak yüzde 6’ya çıkabildi.
Veriler, orta sınıftaki erimeyi de açık biçimde gözler önüne seriyor. Toplam gelirden 2010’da yüzde 15,6 pay alan üçüncü yüzde 20’lik grup, 2025’te son iki yıldaki sınırlı toparlanmaya rağmen yüzde 14,8 payda kaldı. Bu durum, toplumun geniş kesimini oluşturan orta sınıfın satın alma gücünün uzun vadede zayıfladığını ortaya koyuyor.
Asgari ücrete oranlar üzerinden yapılan değerlendirme ise gelir dağılımındaki bozulmanın sosyal boyutunu daha net yansıtıyor. En alt gelir grubu, asgari ücrete en fazla 2017’de 0,86 asgari ücret ile yaklaşabilirken, son yıllarda bu oranın altında kaldı. İkinci yüzde 20’lik grup, 2010’dan bu yana ilk kez 2022-2024 arasında asgari ücretin altına düşerken, 2025’te 1,27 asgari ücretle kısmi toparlanma yaşadı.
Orta sınıfı temsil eden üçüncü yüzde 20’lik grup, uzun yıllar 2 asgari ücrete yakın seyrederken, 2023’te 1,11 asgari ücret ile tarihinin en düşük seviyesini gördü. Dördüncü yüzde 20’lik grup 2023’te 1,6 asgari ücrete kadar gerilerken, 2025’te 2,6 asgari ücrete yükseldi. En üst gelir grubu ise asgari ücretten belirgin biçimde ayrıştı; 2023’te 3,7 asgari ücrete kadar düşen oran, 2025’te 6 asgari ücrete çıktı.
Uzmanlara göre, veriler kısa vadeli iyileşmelerin kalıcı bir dönüşüme işaret etmediğini, gelir artışlarının toplumun alt ve orta kesimlerine yeterince yansımadığını gösteriyor. Gelir dağılımındaki bozulmanın tersine çevrilebilmesi için vergi adaleti, sosyal transferlerin güçlendirilmesi, ücret politikalarının enflasyon karşısında korunması ve orta sınıfı destekleyen yapısal reformlar kritik önem taşıyor.











