TOBB: Şirket Kuruluşlarında Yavaşlama, Kapanışlarda Artış Var

Martta kurulan şirket sayısı düşerken kapananlar arttı; veriler kısa vadede girişimcilikte zayıflama sinyali veriyor.

Mart Verileri Ekonomide Temkinli Görünüme İşaret Ediyor

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından açıklanan 2026 yılı mart ayına ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistikleri, Türkiye ekonomisinde girişimcilik eğilimlerinin kısa vadede zayıfladığını ortaya koydu. Verilere göre, kurulan şirket sayısı azalırken kapanan şirket sayısında artış yaşandı, bu da ekonomik aktiviteye ilişkin temkinli bir tabloyu beraberinde getirdi.

Mart ayında kurulan şirket sayısı, bir önceki aya kıyasla yüzde 11,2 azalarak 9 bin 432’den 8 bin 379’a geriledi. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı ise yüzde 11,6 artışla 1621’den 1809’a yükseldi. Bu veriler, özellikle kısa vadede iş kurma iştahında bir zayıflama olduğunu, buna karşılık mevcut işletmeler üzerindeki baskının arttığını gösteriyor.

Geçen yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında ise daha dengeli bir görünüm dikkat çekiyor. Mart ayında kurulan şirket sayısı yıllık bazda değişim göstermezken, kapanan şirket sayısının yüzde 6,4 oranında azaldığı görülüyor. Bu durum, aylık bazdaki dalgalanmanın daha çok kısa vadeli ekonomik koşullardan kaynaklanabileceğine işaret ediyor.

Uzmanlara göre şirket kuruluşlarındaki gerilemenin arkasında birden fazla faktör bulunuyor. Özellikle yüksek enflasyon, finansmana erişimde zorluklar ve sıkı para politikası koşulları, girişimcilerin yeni yatırım kararlarını ertelemesine neden olabiliyor. Bunun yanı sıra maliyet baskılarının artması, mevcut işletmelerin sürdürülebilirliğini zorlaştırarak kapanışları tetikleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Kapanan şirket sayısındaki artışın dikkat çekici bir diğer boyutu ise küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerindeki baskının devam ettiğine işaret etmesi. Artan girdi maliyetleri, kur oynaklığı ve talep tarafındaki dalgalanmalar, özellikle sermaye yapısı zayıf firmaları daha kırılgan hale getiriyor. Bu durum, ekonomik büyümenin tabana yayılması açısından risk oluşturabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, yıllık bazda kapanan şirket sayısındaki düşüş, ekonomide tamamen olumsuz bir tablo olmadığını gösteriyor. Bu veri, bazı sektörlerde toparlanma işaretlerinin sürdüğüne ve işletmelerin uyum sağlama kapasitesinin devam ettiğine işaret edebilir. Ancak aylık bazda gözlenen bozulma, kısa vadeli risklerin yakından izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Ekonomistler, önümüzdeki dönemde şirket kuruluşlarının yeniden artış trendine girmesi için finansman koşullarının iyileştirilmesi, enflasyonun kontrol altına alınması ve yatırım ortamının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca dijitalleşme, ihracat odaklı büyüme ve katma değerli üretim gibi alanlara yapılacak yatırımların girişimcilik ekosistemini destekleyebileceği ifade ediliyor.

Özetle, mart ayı verileri Türkiye ekonomisinde girişimcilik dinamiklerinin kısa vadede zayıfladığını ancak uzun vadeli görünümün tamamen olumsuz olmadığını ortaya koyuyor. Kurulan şirket sayısındaki düşüş ve kapanışlardaki artış, ekonomik koşulların iş dünyası üzerindeki etkisini net bir şekilde yansıtırken, önümüzdeki süreçte uygulanacak ekonomi politikaları bu eğilimin yönünü belirleyecek.