Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından piyasalardaki aşırı oynaklığı sınırlamak amacıyla mart ayında yürürlüğe konulan geçici tedbirler sona erdi. Bu kapsamda, 29 Haziran 2026 itibarıyla Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda emir/işlem oranı yeniden standart uygulama olan 5:1 seviyesine çıkarıldı.
Mart ayında başlayan düzenleme kapsamında emir/işlem oranı 5:1’den 3:1’e düşürülmüş, böylece yatırımcıların gerçekleştirdikleri işlem sayısına kıyasla sisteme gönderebilecekleri emir sayısı sınırlandırılmıştı. Amaç, özellikle yüksek frekanslı emir girişlerini azaltarak piyasadaki sert fiyat hareketlerini ve aşırı volatiliteyi kontrol altına almaktı.
Geçici tedbirlerin 26 Haziran 2026 tarihinde sona ermesiyle birlikte, 29 Haziran’dan itibaren piyasa yeniden normal işleyişine döndü. Böylece yatırımcılar, her gerçekleşen işlem için yeniden beş emir gönderme hakkına sahip olacak.
Bu değişiklik özellikle algoritmik işlem yapan kurumlar, yüksek hacimli yatırımcılar ve kısa vadeli alım-satım stratejileri uygulayan piyasa katılımcıları açısından önemli bir gelişme niteliği taşıyor. Daha yüksek emir limiti sayesinde emir yönetiminde esneklik artarken, piyasa yapıcılığı faaliyetlerinin de daha etkin yürütülmesi bekleniyor.
Öte yandan emir/işlem oranının yeniden yükselmesi, piyasa likiditesini destekleyebilecek olumlu bir adım olarak değerlendirilse de, emir trafiğinde artış yaşanması nedeniyle volatilitenin yeniden yükselme ihtimali de yakından takip edilecek. Ancak SPK’nın gerektiğinde benzer tedbirleri yeniden devreye alabilecek düzenleyici yetkisini koruduğu unutulmamalıdır.
Borsa İstanbul açısından bakıldığında, geçici tedbirlerin kaldırılması normalleşme sürecinin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Son dönemde makroekonomik görünümdeki iyileşme beklentileri, enflasyon verilerine odaklanan piyasa gündemi ve yabancı yatırımcı ilgisindeki toparlanma sinyalleriyle birlikte değerlendirildiğinde, düzenleyici kurumun standart uygulamaya dönmesi piyasalara verilen güven mesajı olarak yorumlanabilir.
Bundan sonraki süreçte yatırımcıların yalnızca düzenleyici değişikliklere değil; enflasyon verileri, para politikası kararları, küresel risk iştahı ve şirket bilançolarına odaklanması, piyasanın yönü açısından belirleyici olmaya devam edecektir.











