Petrol fiyatları, geçtiğimiz hafta kaydedilen güçlü yükselişin ardından yeni haftaya yatay bir görünümle başladı. Bir önceki seansta yüzde 2’nin üzerinde değer kazanan fiyatlar, ABD’deki üretim aksaklıkları ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin etkisiyle destek bulsa da, küresel arz fazlasına ilişkin beklentiler yükselişi sınırlıyor.
Brent petrol vadeli işlemleri sabah saatleri itibarıyla yüzde 0,1 düşüşle varil başına 65,81 dolar, ABD Batı Teksas Intermediate (WTI) ham petrolü ise yüzde 0,1 gerileyerek 61,01 dolar seviyesinde işlem gördü. Her iki gösterge de haftayı yaklaşık yüzde 2,7 kazançla tamamlayarak 14 Ocak’tan bu yana en yüksek kapanış seviyelerine ulaşmıştı.
Piyasalardaki temkinli görünümün arkasında iki ana unsur öne çıkıyor. Bir tarafta ABD’nin önemli petrol üretim bölgelerinde yaşanan hava koşullarına bağlı kesintiler, diğer tarafta ise 2026 yılına yönelik arz fazlası beklentileri bulunuyor. JPMorgan analistlerinin yayımladığı değerlendirmeye göre, sert kış şartları nedeniyle Oklahoma’daki Bakken sahası ile Teksas’ın bazı bölgelerinde günlük yaklaşık 250 bin varillik üretim kaybı yaşanıyor.
Analistler, “Fern Kış Fırtınası ABD kıyılarını etkileyerek büyük ham petrol ve doğalgaz üretim bölgelerinde kapanmalara yol açtı ve elektrik şebekesi üzerindeki baskıyı artırdı” ifadelerini kullanırken, bu durumun fiziksel arzı daraltarak petrol piyasasında hafif bir yukarı yönlü etki yarattığını belirtiyor.
Bununla birlikte, jeopolitik gelişmeler de fiyatların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilimin artması, yatırımcıların risk algısını yükseltiyor. Başkan Trump’ın İran’a doğru ilerleyen bir ABD donanma filosu bulunduğunu açıklaması, piyasada arz kesintisi korkularını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu gelişmenin ham petrol fiyatlarına ek bir risk primi eklediğini ve küresel piyasalarda genel olarak riskten kaçış eğilimini desteklediğini ifade ediyor.
Diğer yandan, orta vadeli görünümde arz fazlası endişeleri ağırlığını koruyor. ABD üretiminin yüksek seviyelerde seyretmesi, bazı OPEC+ ülkelerinin kademeli üretim artışlarına hazırlandığına yönelik beklentiler ve küresel talep artış hızındaki yavaşlama, fiyatlar üzerinde baskı oluşturuyor. Özellikle Çin ve Avrupa’dan gelen ekonomik verilerin karışık bir tablo çizmesi, talep tarafında güçlü bir ivmenin henüz oluşmadığını gösteriyor.
Uzmanlara göre petrol piyasası kısa vadede jeopolitik riskler ile arz fazlası beklentileri arasında sıkışmış durumda. Bu nedenle fiyatların yön bulmakta zorlandığı, dalgalı ve temkinli bir seyrin bir süre daha devam edebileceği belirtiliyor. Arz kesintilerinin derinleşmesi ya da Orta Doğu’da tansiyonun daha da yükselmesi halinde yukarı yönlü hareketlerin güçlenmesi mümkünken, küresel büyümeye dair endişelerin artması durumunda ise fiyatların yeniden baskı altına girmesi bekleniyor.











