Gözler Faiz İndirimi ve Jeopolitik Risklerde
Küresel petrol piyasaları, ABD’de beklenen faiz indiriminin ekonomik büyümeyi ve enerji talebini destekleyeceği beklentisiyle son iki haftanın en yüksek seviyelerine yakın seyrini sürdürüyor. Aynı zamanda Rusya ve Venezuela kaynaklı arz riskleri, yatırımcıların temkinli ama yukarı yönlü beklentilerini güçlendiriyor.
Brent ham petrol varil başına yüzde 0,13 artışla 63,83 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas (WTI) ham petrolü yüzde 0,12 artışla 60,15 dolardan işlem görüyor. Her iki kontrat da haftanın son işlem gününü 18 Kasım’dan bu yana görülen en yüksek seviyelerde kapattı. Piyasada teknik görünümün güçlendiği belirtilirken, analistler Brent petrolünde 64,38 dolar seviyesinin kısa vadeli hedef olarak öne çıktığını, bu seviyenin aşılması halinde ise 65 doların gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Olası geri çekilmelerde ise 63,54 ve 63,26 dolar seviyeleri önemli destek noktaları olarak izleniyor.
Fiyatlardaki yukarı yönlü hareketin arkasındaki en önemli faktörlerden biri para politikası beklentileri. ABD Merkez Bankası’nın 9-10 Aralık’ta yapılacak toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimi olasılığı piyasalarda yüzde 84 oranında fiyatlanıyor. Yönetim kurulu üyelerinden gelen açıklamalar, söz konusu toplantının son yılların en tartışmalı karar süreçlerinden biri olabileceğine işaret ediyor. Faiz indirimlerinin, küresel finansal koşulları gevşeterek sanayi üretimini ve dolayısıyla enerji talebini artırabileceği beklentisi petrol fiyatlarını destekliyor.
Jeopolitik cephede ise belirsizlikler sürüyor. Avrupa’da Ukrayna-Rusya Savaşı’na ilişkin barış görüşmelerinde ilerleme yavaş kalırken, güvenlik garantileri ve Rusya’nın işgal ettiği bölgelerin statüsü konusunda anlaşmazlıklar devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin sunduğu barış önerisi çerçevesinde de Washington ile Moskova arasında önemli görüş ayrılıkları bulunuyor. Piyasalar bu sürecin seyrini yakından izlerken, olası bir ateşkes ya da çatışmaların tırmanmasının petrol arzı üzerinde sert etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.
Analistler, savaşın sona erdirilmesine yönelik girişimlerin petrol arzında günlük 2 milyon varilin üzerinde dalgalanmaya yol açabileceğine dikkat çekiyorlar. Analistler olası bir ateşkesin petrol fiyatları için en önemli aşağı yönlü risk olduğunu, buna karşılık Rusya’nın petrol altyapısının zarar görmesinin arzı kısıtlayarak fiyatları yukarı taşıyabilecek başlıca riskler arasında yer aldığını belirtiyorlar.
Öte yandan Batı cephesinden yaptırımlara ilişkin yeni adımların gündemde olduğu görülüyor. G7 ülkeleri ile Avrupa Birliği, Rus petrolü için uygulanan mevcut tavan fiyat mekanizmasının yerine denizcilik hizmetlerine yönelik daha kapsamlı bir yasak getirilmesini tartışıyor. Böyle bir adımın, Rus petrolünün küresel piyasalara erişimini zorlaştırarak arz tarafında ek baskı yaratabileceği ifade ediliyor. ABD ise OPEC üyesi Venezuela üzerindeki yaptırımlarını sıkılaştırarak ülkenin petrol ihracatını sınırlamaya yönelik baskısını artırmış durumda.
Uzmanlara göre küresel petrol piyasası şu an faiz politikaları, jeopolitik gelişmeler ve yaptırım risklerinin kesiştiği kırılgan bir denge üzerinde hareket ediyor. Talep beklentilerindeki iyimserliğe karşın arz tarafındaki belirsizlikler, fiyatların dalgalı ancak yukarı yönlü bir bantta kalmasına neden olabilir. Kısa vadede yatırımcıların odağında ABD Merkez Bankası kararları ve Rusya-Ukrayna hattındaki gelişmeler olmaya devam edecek.











