Ons altın (XAU/USD), haftanın dördüncü işlem gününde satış baskısı altında kalmaya devam ediyor. ABD’den gelen makroekonomik veriler, piyasaların Fed’in faiz indirimlerine yönelik beklentilerini bir miktar ötelemesine neden olurken, güçlü ekonomik görünüm ve yüksek seyreden petrol fiyatları altın üzerinde aşağı yönlü baskıyı artırıyor. Güvenli liman özelliğiyle öne çıkan altın, jeopolitik risklerin devam etmesine rağmen faiz beklentilerindeki değişim nedeniyle kısa vadede zayıf bir görünüm sergiliyor.
ABD’de haziran ayına ilişkin perakende satışların aylık bazda %0,2 artış göstermesi beklentilere paralel gerçekleşti. Ancak mayıs ayı verisinin %1,0 seviyesine yukarı yönlü revize edilmesi, tüketim harcamalarının önceki ay tahmin edilenden daha güçlü olduğunu ortaya koydu. Buna karşılık otomobil hariç perakende satışların %0,2 gerilemesi, tüketici harcamalarında ivme kaybının başladığına işaret ederek ekonomik görünüm açısından daha dengeli bir tablo sundu.
Günün devamında açıklanan veriler ise ABD ekonomisinin dirençli yapısını bir kez daha ortaya koydu. Haftalık işsizlik maaşı başvurularının 208 bin ile beklentilerin altında kalması, iş gücü piyasasının güçlü görünümünü koruduğunu gösterirken, Philadelphia Fed İmalat Endeksi’nin 41,4 seviyesine yükselmesi üretim sektöründe beklenenden çok daha güçlü bir toparlanmaya işaret etti. Bu veriler birlikte değerlendirildiğinde, Fed’in yakın vadede faiz indirimine gitmesini gerektirecek belirgin bir ekonomik zayıflığın henüz oluşmadığı görülüyor.
Faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi ise faiz getirisi bulunmayan altın açısından olumsuz bir unsur olmaya devam ediyor. Güçlü ekonomik veriler sonrası ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ve doların güçlü görünümü, yatırımcıların altına olan talebini sınırlandırırken, ons altının yeniden 4.000 dolar seviyesinin altına gerilemesine neden oldu.
Diğer taraftan Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilim ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi ilk bakışta altın için destekleyici bir unsur gibi görünse de, yüksek enerji fiyatlarının küresel enflasyonu canlı tutma riski Fed’in daha uzun süre sıkı para politikası uygulayabileceği beklentisini güçlendiriyor. Bu nedenle jeopolitik risklerin oluşturduğu güvenli liman talebi, faiz beklentilerindeki değişim nedeniyle şu aşamada altın fiyatlarını yukarı taşımakta yetersiz kalıyor.
Teknik görünümde ise 3.970 dolar seviyesi kısa vadede en kritik destek noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması durumunda satış baskısının hız kazanması ve 3.800 dolar seviyesine doğru yeni bir geri çekilme dalgasının başlaması olasılığı güçlenecektir. Bu nedenle yatırımcıların özellikle bu destek seviyesini yakından takip etmeleri gerekiyor.
Daha geniş perspektifte değerlendirildiğinde 3.800-3.571 dolar aralığı, orta ve uzun vadeli yatırımcılar açısından önemli bir değerleme bölgesi olarak öne çıkıyor. Böyle bir geri çekilmenin gerçekleşmesi durumunda altının uzun vadeli yatırım açısından daha makul fiyat seviyelerine ulaşacağı söylenebilir. Ancak bu bölgelere inilmesi halinde fiyatların hemen güçlü bir yükseliş trendine başlaması beklenmemelidir. Piyasa, yeni yükseliş öncesinde belirli bir süre yatay hareket ederek güçlü bir taban oluşturabilir.
Yukarı yönlü senaryoda ise 4.262-4.345 dolar direnç bölgesi kritik önem taşıyor. Bu bölge aşılmadığı sürece satış baskısının tamamen sona erdiğini söylemek zor olacaktır. Özellikle 4.345-4.600 dolar bandının kalıcı şekilde yukarı kırılması, mevcut düşüş trendinin sona erdiğine ve yeni bir orta-uzun vadeli yükseliş trendinin başladığına yönelik güçlü teknik sinyal oluşturacaktır.
Mevcut teknik yapı incelendiğinde 4.262-4.345 direnç bölgesi geçilmedikçe 3.800 dolar seviyesi fiyatı adeta bir mıknatıs gibi kendine çekmeye devam edebilir. Bu nedenle kısa vadeli tepki yükselişleri yaşansa bile, kritik dirençler aşılmadan kalıcı bir boğa piyasasından söz etmek erken olacaktır.
Önümüzdeki süreçte yatırımcıların yalnızca teknik seviyeleri değil, aynı zamanda Fed üyelerinden gelecek açıklamaları, ABD enflasyon verilerini, istihdam göstergelerini, tahvil faizlerini, dolar endeksini ve Orta Doğu’daki gelişmeleri birlikte değerlendirmesi gerekiyor. Altın fiyatları üzerinde tek bir faktör değil, küresel ekonomik görünüm ile jeopolitik gelişmelerin birlikte oluşturduğu dengeler belirleyici olmaya devam edecektir.
Sonuç olarak kısa vadede görünüm halen temkinli olmayı gerektiriyor. 3.970 dolar desteği korunamazsa 3.800 dolar hedefi gündemde kalmayı sürdürecektir. Buna karşılık 4.345-4.600 direnç bölgesi aşılmadan da yeni ve güçlü bir yükseliş trendinin başladığını söylemek teknik açıdan erken olacaktır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hem destek hem de direnç seviyeleri yatırımcıların yön tayini açısından belirleyici olmaya devam edecektir.











