İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ocak ayında 48,1 seviyesine gerileyerek imalat sanayinde zayıf seyrin sürdüğünü ortaya koydu. Aralık ayında 48,9 olan endeksin düşüş göstermesiyle birlikte PMI, üst üste 22’nci ay 50 eşik değerinin altında kaldı. Bu görünüm, imalat sektörünün genel performansında aylık bazda ılımlı bir bozulmaya işaret ederken, ekonomik aktivitedeki toparlanmanın henüz geniş tabanlı bir güç kazanamadığını gösterdi.
Anket katılımcıları, yılın ilk ayında da talep koşullarının zayıf seyrettiğini bildirdi. Bu durum yeni siparişlerdeki yavaşlamanın devam etmesine neden olurken, söz konusu düşüş aralık ayına göre hızlandı ancak yine de ılımlı seviyelerde kaldı. Yeni ihracat siparişleri de ivme kaybederek toplam yeni siparişlere kıyasla daha belirgin bir daralma sergiledi. Siparişlerdeki zayıflık, üretim tarafına da yansıdı ve imalatçılar üretim hacmini azaltmaya devam etti. Böylece üretimdeki daralma da 22’nci aya ulaşmış oldu.
Ocak ayında firmalar yalnızca üretimde değil, istihdamda, satın alma faaliyetlerinde ve stoklarda da küçülmeye gitti. Bu tablo, işletmelerin talep görünümüne temkinli yaklaştığını ve kapasite kullanımında ihtiyatlı davrandığını ortaya koyuyor. Buna karşın maliyet cephesinde baskılar belirgin şekilde arttı. Girdi maliyetleri keskin bir yükseliş gösterirken, enflasyon üst üste ikinci ay hızlanarak Nisan 2024’ten bu yana en yüksek düzeyine çıktı. Özellikle metaller başta olmak üzere ham madde fiyatlarındaki artışlar maliyetleri yukarı taşıdı.
Artan maliyetlerin satış fiyatlarına yansıtılmasıyla birlikte, nihai ürün fiyatlarında son 21 ayın en hızlı artışı kaydedildi. Satış fiyatlarındaki enflasyonun tarihsel ortalamanın üzerine çıkması, firmaların kârlılıklarını koruyabilmek için fiyatlama davranışlarını daha agresif hale getirdiğine işaret ediyor. Bu durum, tüketici ve üretici enflasyonu üzerindeki yukarı yönlü riskleri de canlı tutuyor.
Sektörel PMI verileri ise imalat sanayinde kısmi bir toparlanma işareti veriyor. Anket kapsamındaki 10 sektörden beşi ocak ayında üretimini artırdı ve bu sayı Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek düzeye ulaştı. En güçlü büyüme kimyasal, plastik ve kauçuk sektöründe gerçekleşti. Bu sektörde üretim, bir yıllık aranın ardından toparlanarak Ekim 2020’den bu yana en yüksek artış hızına ulaştı. Tekstil sektörü de son 31 ayın ilk üretim artışını kaydederek dikkat çekti.
Buna karşılık, metalik olmayan mineral ürünler sektöründe üretim en sert düşüşü yaşadı ve daralma son dört ayın en yüksek oranında ölçüldü. Yeni siparişler tarafında ise iyileşme yalnızca kimyasal, plastik ve kauçuk sektörleriyle sınırlı kalırken, diğer sektörlerde bozulma gözlendi. Toplam yeni siparişlerdeki zayıflığa rağmen, yeni ihracat siparişleri 10 sektörün beşinde artış gösterdi. Yurt dışı talepte en güçlü iyileşme giyim ve deri ürünleri sektöründe gerçekleşti ve bu artış son 20 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
İstihdam cephesinde de ayrışma dikkat çekti. Ocak ayında çalışan sayısında artış bildiren dört sektör içinde en güçlü genişleme gıda ürünleri sektöründe görüldü. Buna karşın metalik olmayan mineral ürünler sektöründe son üç ayın ilk istihdam kaybı yaşandı ve düşüş Ekim 2023’ten bu yana en yüksek oranda gerçekleşti.
Genel tablo, imalat sanayinde daralmanın sürdüğünü, ancak bazı sektörlerde kısmi toparlanma sinyallerinin güçlenmeye başladığını gösteriyor. Bununla birlikte yüksek maliyet enflasyonu ve zayıf talep, sektörün önündeki temel riskler olmaya devam ediyor. Uzmanlara göre, iç talepte kalıcı bir canlanma ve finansman koşullarında rahatlama sağlanmadıkça PMI’ın 50 eşik değerinin üzerine çıkması zor görünüyor. Buna karşılık, ihracat tarafında görülen sınırlı iyileşmenin sürmesi, önümüzdeki aylarda imalat sanayi için en önemli destek unsuru olabilir.











