İmalat Sanayinde Kapasite Kullanım Oranı Yükseldi

İmalat sanayinde kapasite kullanımı yükseldi. Ancak sektörler arasındaki büyük farklılıklar üretimde dengeli büyümeyi zorlaştırıyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın açıkladığı Mayıs 2026 Kapasite Kullanım Oranı verileri, imalat sanayinde sınırlı da olsa bir toparlanma sürecinin devam ettiğini ortaya koyuyor. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranının yüzde 74,1’e yükselmesi ve arındırılmamış verilerde yüzde 74,2 seviyesine ulaşılması, üretim cephesinde temkinli bir iyileşmenin sürdüğüne işaret ediyor. Her ne kadar artış sınırlı görünse de son dönemde küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, finansman maliyetleri ve talep koşulları dikkate alındığında bu yükseliş önemli bir gösterge niteliği taşıyor.

Kapasite kullanım oranı, sanayi işletmelerinin mevcut üretim kapasitesini ne ölçüde kullandığını gösteren en önemli öncü göstergelerden biridir. Bu nedenle söz konusu veriler yalnızca bugünkü üretim seviyelerini değil, aynı zamanda gelecekteki yatırım, istihdam ve büyüme eğilimlerine ilişkin önemli sinyaller de verir. Mayıs ayında görülen yükseliş, sanayi üretiminde sert bir ivmelenmeden ziyade kontrollü bir toparlanmanın sürdüğünü göstermektedir.

Verilerin en dikkat çekici yönlerinden biri ise sektörler arasındaki belirgin ayrışma oldu. Kağıt sektöründe kapasite kullanımının yüzde 84,4’e ulaşması, üretimin oldukça yüksek seviyelerde gerçekleştiğini gösterirken, tütün sektöründeki yüzde 84’lük oran ve ağaç ürünleri sanayindeki yüzde 83,9’luk kullanım seviyesi de güçlü üretim performansına işaret ediyor. Bu sektörlerde iç talebin yanı sıra ihracat siparişlerinin ve maliyet yönetiminin olumlu etkilerinin hissedildiği görülüyor.

Öte yandan bazı sektörlerde tablo daha zayıf bir görünüm sergiliyor. Deri sektöründe kapasite kullanım oranının yüzde 60,7 seviyesinde kalması, üretim potansiyelinin önemli bir bölümünün atıl durumda olduğunu ortaya koyuyor. Benzer şekilde motorlu kara taşıtları sektöründeki yüzde 65,9’luk oran da dikkat çekiyor. Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotivde kapasite kullanımının düşük seyretmesi, küresel talep koşulları, rekabet baskısı ve dönüşen üretim dinamikleri açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Mal gruplarına göre yapılan değerlendirme de üretim yapısındaki eğilimleri ortaya koyuyor. Ara mallarında kapasite kullanımının yüzde 75,2 ile en yüksek seviyede gerçekleşmesi, üretim zincirinin temel halkalarında faaliyetlerin güçlü kaldığını gösteriyor. Ara malları genellikle diğer sektörlerin üretim süreçlerinde kullanıldığı için bu alandaki yüksek oranlar sanayi aktivitesinin tamamen yavaşlamadığını ve üretim çarklarının dönmeye devam ettiğini gösteren önemli bir işaret olarak değerlendirilebilir.

Buna karşılık yatırım mallarında kapasite kullanımının yüzde 70,3 seviyesinde kalması dikkat çekiyor. Yatırım malları üretimindeki zayıflık, firmaların yeni kapasite oluşturma ve yatırım kararlarında hâlâ temkinli davrandığını düşündürüyor. Finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi ve küresel ekonomideki belirsizlikler, işletmelerin uzun vadeli yatırım kararlarını ertelemesine neden oluyor olabilir. Bu durum önümüzdeki dönemde ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir başlık olmaya devam edecektir.

Veriler genel olarak değerlendirildiğinde Türkiye imalat sanayinin büyüme potansiyelini koruduğu ancak sektörler arasında belirgin bir dengesizlik bulunduğu görülüyor. Bazı sektörler yüksek kapasiteyle çalışırken bazı alanlarda üretim gücünün önemli kısmı kullanılmıyor. Bu durum, sanayide homojen bir büyümeden ziyade sektör bazlı farklılaşan bir performansın yaşandığını ortaya koyuyor.

Önümüzdeki aylarda kapasite kullanım oranlarının yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında faiz politikaları, ihracat pazarlarındaki talep görünümü, enerji maliyetleri ve küresel ekonomik büyüme yer alacak. Özellikle Avrupa ekonomisindeki gelişmeler, Türkiye’nin ihracata dayalı sektörleri üzerinde doğrudan etkili olmaya devam edecek.

Sonuç olarak Mayıs ayında açıklanan kapasite kullanım verileri, sanayi üretiminde kırılgan ancak olumlu bir görünümün sürdüğünü gösteriyor. Yüzde 74 seviyesinin üzerindeki kapasite kullanımı üretim açısından önemli bir eşik olsa da, kalıcı ve güçlü bir sanayi büyümesi için yatırım malları ve düşük performans gösteren sektörlerde daha belirgin bir toparlanmaya ihtiyaç bulunuyor. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için kapasite kullanımındaki artışın daha geniş sektörlere yayılması kritik önem taşıyor.