Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Orta Doğu’daki ülkelerin kredi notlarının kısa süreli bölgesel çatışmalara karşı genel olarak dayanıklı olduğunu belirtirken, mevcut İran kaynaklı gelişmelerin seyrine ilişkin belirsizliğin yüksek olduğuna dikkat çekti. Kuruluş, özellikle enerji ihracat altyapısında yaşanabilecek kalıcı hasarın, bölge ülkelerinin kredi notları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek en kritik risk unsuru olduğunu vurguladı.
Fitch analistleri, son saldırıların etkisinin Haziran 2025’te yaşanan gelişmelere kıyasla daha büyük olduğuna işaret ederek, temel senaryonun önemli ölçüde belirsizlik içerdiğini bildirdi. Kuruluşa göre, enerji ihracatında varsayılandan daha uzun süreli bir kesinti, hem kamu maliyesi hem de dış denge üzerinde ciddi bozulmalara yol açabilir. Bu durum, özellikle enerji gelirlerine yüksek bağımlılığı bulunan ülkelerde bütçe açıklarının artmasına ve borçlanma maliyetlerinin yükselmesine neden olabilir.
Açıklamada, enerji kesintisinin en kritik risk kanalı olduğu net şekilde ifade edildi. Petrol ve doğal gaz ihracatında yaşanabilecek kalıcı altyapı hasarının, sadece ilgili ülkeyi değil küresel enerji piyasalarını da etkileyebileceği, bunun da enflasyon ve cari denge üzerinden makroekonomik baskıları artırabileceği değerlendirildi. Enerji fiyatlarındaki sert dalgalanmaların, enerji ithalatçısı ülkeler açısından da farklı riskler doğurabileceği belirtildi.
Fitch ayrıca İran hükümetinin uzun vadeli yönelimi, iç siyasi istikrarı ve bunun bölgesel güvenlik dengeleri üzerindeki etkilerinin belirsizliğini koruduğunu ifade etti. Bu faktörlerin kredi notları üzerinde hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecek potansiyele sahip olduğu kaydedildi. Özellikle çatışmanın bölgesel ölçekte genişlemesi ya da enerji koridorlarını tehdit etmesi halinde, risk primlerinde artış ve finansal piyasalarda oynaklık görülebileceği değerlendiriliyor.
Kuruluş, mevcut aşamada birçok Orta Doğu ülkesinin güçlü mali tamponlara ve yeterli likiditeye sahip olduğunu, bu nedenle kısa vadeli şoklara karşı dayanıklılık gösterilebileceğini belirtti. Ancak çatışmanın uzaması veya kritik enerji altyapısına kalıcı zarar verilmesi halinde kredi notları üzerinde aşağı yönlü baskının artabileceği uyarısında bulundu. Bu senaryoda, bütçe dengelerinin bozulması, kamu borç stokunun artması ve dış finansman koşullarının sıkılaşması söz konusu olabilir.
Analistler, gelişmelerin yönünün kredi görünümü açısından belirleyici olacağını vurgularken, enerji ihracat akışının sürekliliğinin bölge ekonomileri için temel çıpa olmaya devam ettiğini ifade etti. Özellikle küresel yatırımcı algısının jeopolitik risklere karşı hassas olduğu mevcut ortamda, risk primlerindeki artışın sadece kamu maliyesini değil özel sektör finansman koşullarını da etkileyebileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre, önümüzdeki süreçte enerji altyapısının güvenliği, diplomatik temasların seyri ve küresel enerji fiyatlarının yönü, Orta Doğu ülkelerinin kredi notları açısından temel belirleyiciler olacak. Kısa vadede mali tamponlar koruma sağlasa da, belirsizliğin kalıcı hale gelmesi durumunda bölge ekonomilerinde daha belirgin not ve görünüm revizyonları gündeme gelebilir.








