ABD Merkez Bankası (Fed) ve Başkanı Jerome Powell’a yönelik başlatılan cezai soruşturma, küresel piyasalarda güven algısını sarsarken yatırımcıları yeniden güvenli liman varlıklara yöneltti. Zaten yüksek seyreden jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler, bu talebi daha da güçlendirdi. Son gelişmelerle birlikte altın ve gümüş fiyatlarında sert yükselişler dikkat çekti.
Ons altın, hafta içinde 4.601,28 dolar seviyesini test ettikten sonra, cuma kapanışına göre %1,34 artışla 4.568,35 dolar seviyesinde dengelendi. Gümüş ise 84,01 dolar ile son dönem zirvelerinden birini gördükten sonra %4,25 yükselişle 83,21 dolar seviyesinden işlem görüyor. Piyasa uzmanları, özellikle gümüşteki hareketin hem güvenli liman talebi hem de sanayi metallerine yönelik beklentilerle desteklendiğini belirtiyor.
Teknik görünüm, altın fiyatlarında yukarı yönlü seyrin devam edebileceğine işaret ediyor. Analistlere göre spot altın, 4.600 dolar seviyesindeki direnci yeniden test edebilir. Bu seviyenin aşılması halinde 4.619–4.650 dolar bandına doğru yeni bir yükseliş dalgası gündeme gelebilir. Artan belirsizlik ortamında geri çekilmelerin sınırlı kalabileceği ve alımların güçlü kalmaya devam edebileceği ifade ediliyor.
Piyasalardaki tedirginliğin merkezinde, Federal savcıların Fed’in Washington DC’deki genel merkez binasının 2,5 milyar dolarlık yenileme çalışmalarıyla ilgili başlattığı cezai soruşturma yer alıyor. Fed Başkanı Jerome Powell, pazar gecesi yayımladığı olağanüstü video mesajında bu soruşturmayı açık bir dille “bahane” olarak nitelendirdi. Powell, sürecin yönetimle yaşadığı faiz politikası anlaşmazlıklarının bir sonucu olduğunu savundu.
Powell açıklamasında, yönetimden gelen tehditler ve süregelen baskılar nedeniyle bu noktaya gelindiğini, soruşturmanın yalnızca kendisine değil, gelecekte Fed’in başına geçecek isimlere de gözdağı niteliği taşıdığını vurguladı. Bu gelişmeler, Başkan Donald Trump’ın Fed’e yönelik sert eleştirilerinin, kurumun uzun yıllardır korunan siyasi bağımsızlığını zedelediği yönündeki endişeleri yeniden gündeme taşıdı.
Analist Sean Callow, bu süreçte yatırımcıların özellikle altın ve İsviçre frangına yöneldiğini belirtti. Callow’a göre Powell’ın kayda alınmış açıklaması, Federal Rezerv’in kendi yetki alanını savunmaya hazır olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Her ne kadar bazı analistler ABD’de yönetişimle ilgili endişelerin dolar üzerindeki etkisini şimdilik sınırlı görse de, Callow, Trump’ın Fed’e yönelik saldırılarının birçok yatırımcının güvenini sarstığını vurguladı.
Callow ayrıca, Trump’ın ağustos ayında Fed Yönetim Kurulu Üyesi Cook’u hedef almaya başladığı dönemde altın fiyatlarında yaşanan sert yükselişin hatırlanması gerektiğini söyledi. Bu örneğin, mevcut gelişmeler karşısında yatırımcıların neden hızla güvenli liman varlıklara yöneldiğini açık biçimde gösterdiğini ifade etti.
Jeopolitik cephede ise tansiyon oldukça yüksek. İran’daki protestolarda 500’den fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirilirken, Tahran yönetimi, Başkan Donald Trump’ın saldırı tehditlerini hayata geçirmesi halinde ABD askeri üslerini hedef alabileceğini açıkladı. Bu sert açıklamalar, Orta Doğu kaynaklı risk algısını daha da artırdı.
ABD’li yetkililere göre Başkan Donald Trump, İran’daki protestolara yönelik atılabilecek adımlar konusunda salı günü kapsamlı biçimde bilgilendirilecek. Bu durum, Trump yönetiminin, göstericilere yönelik baskılar nedeniyle Tahran yönetimini cezalandırma seçeneğini ciddi biçimde değerlendirdiğine işaret ediyor. Olası bir askeri veya ekonomik hamlenin, küresel piyasalarda yeni bir dalgalanma yaratabileceği belirtiliyor.
Bazı analistler ise altın ve gümüşte gün içinde görülen güçlü yükselişin ana itici gücünün jeopolitik riskler olduğunu söylüyorlar. Analistlere göre Fed’e yönelik soruşturma ve Orta Doğu’daki gelişmeler bir araya geldiğinde, yatırımcıların riskten kaçış eğilimi güçleniyor ve bu durum değerli metalleri ön plana çıkarıyor.
Genel değerlendirmelerde, kısa vadede piyasalarda dalgalı seyrin devam edebileceği, ancak belirsizlik sürdükçe altın ve gümüşe olan ilginin güçlü kalacağı görüşü öne çıkıyor. Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmalar ve jeopolitik riskler, önümüzdeki dönemde de güvenli liman talebini canlı tutabilecek temel unsurlar arasında görülüyor.









