Ekonomide Nominal Büyüme Hız Kesmiyor

Toplam ciro yıllık yüzde 34,7 arttı. Hizmetler önde, inşaat aylık geriledi; ekonomi nominal olarak güçlü.

Ciro Endeksleri Ne Söylüyor?

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Aralık 2025 Ciro Endeksleri, ekonominin yılın son ayında parasal büyüme açısından güçlü bir kapanış yaptığını ortaya koydu. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksinin yıllık yüzde 34,7 artması, ekonomik faaliyet hacminin nominal bazda ciddi bir genişleme gösterdiğine işaret ediyor. Bu oran, hem fiyat etkisini hem de miktar artışını içinde barındırdığı için, ekonomideki genel canlılığın güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

Alt sektörlere bakıldığında en dikkat çekici performansın hizmetler sektöründen geldiği görülüyor. Hizmet sektörü ciro endeksi yıllık yüzde 38,3 artarak tüm sektörler içinde zirvede yer aldı. Turizm, ulaştırma, konaklama, yiyecek-içecek ve çeşitli profesyonel hizmet kalemlerindeki fiyat ve talep artışları bu yükselişi desteklemiş görünüyor. Türkiye ekonomisinin son yıllarda hizmetler ağırlıklı bir büyüme kompozisyonuna yöneldiği düşünüldüğünde, bu veri yapısal dönüşüm açısından da önemli.

Ticaret sektörü de güçlü seyrini sürdürdü. Ticaret ciro endeksindeki yüzde 35,4’lük yıllık artış, iç talebin canlı kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Perakende tarafında daha önce açıklanan yüksek satış hacmi artışlarıyla birlikte düşünüldüğünde, tüketimin hâlâ büyümenin ana sürükleyicisi olduğu anlaşılıyor. Özellikle enflasyonist ortamda fiyat artışlarının da ciroyu yukarı taşıdığı unutulmamalı; bu nedenle reel ve nominal ayrımı dikkatle yapılmalı.

Sanayi sektöründe yüzde 30,6’lık yıllık artış, üretim cephesinde de güçlü bir nominal büyümeye işaret ediyor. Ancak sanayi cirosundaki artışın önemli bir kısmının fiyat kaynaklı olabileceği göz ardı edilmemeli. Enerji maliyetleri, kur gelişmeleri ve üretici fiyatlarındaki seyir, sanayi cirolarını doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Yine de bu oran, üretim tarafında sert bir daralma yaşanmadığını göstermesi açısından önemli.

İnşaat sektörü ise yıllık bazda yüzde 35,9 artışla dikkat çekici bir performans ortaya koydu. Deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu altyapı projeleri ve konut piyasasındaki fiyat artışları bu yükselişi destekleyen temel unsurlar arasında sayılabilir. Ancak aylık verilere bakıldığında tablo biraz farklılaşıyor.

Aralık ayında toplam ciro endeksinin aylık yüzde 3,3 artması, ekonomik aktivitenin yılın son ayında da ivmesini koruduğunu gösteriyor. Sanayi ciro endeksi aylık yüzde 3,2, ticaret yüzde 4,1 ve hizmet sektörü yüzde 3,4 artış kaydetti. Özellikle ticaret tarafındaki aylık yüzde 4,1’lik artış, yıl sonu kampanyaları ve artan tüketim eğilimiyle örtüşüyor.

Buna karşılık inşaat sektörü ciro endeksinin aylık bazda yüzde 2 gerilemesi, sektörde kısa vadeli bir yavaşlama sinyali olarak okunabilir. Finansman maliyetlerinin yüksek seyri, krediye erişim koşulları ve konut talebindeki dalgalanmalar bu düşüşte etkili olmuş olabilir. Yıllık güçlü artışa rağmen aylık geri çekilme, inşaatta dalgalı bir seyir ihtimalini gündeme getiriyor.

Burada altı çizilmesi gereken en önemli nokta, ciro endekslerinin nominal değerleri yansıtmasıdır. Yüksek enflasyon ortamında ciro artışları yüksek oranlarda gerçekleşebilir; ancak bu artışın ne kadarının fiyat, ne kadarının miktar kaynaklı olduğu büyümenin kalitesi açısından belirleyicidir. Eğer artış büyük ölçüde fiyatlardan kaynaklanıyorsa, reel büyüme daha sınırlı olabilir. Bu nedenle sanayi üretim endeksi, perakende satış hacmi ve milli gelir verileriyle birlikte değerlendirme yapmak gerekir.

Genel çerçevede bakıldığında, ekonomi 2025’i güçlü bir nominal büyüme ivmesiyle kapatmış görünüyor. Hizmetler ve ticaret sektörleri öncü rol oynarken, sanayi ve inşaat da yüksek oranlı artışlarla tabloya katkı veriyor. Ancak sürdürülebilirlik açısından en kritik başlık, enflasyonla mücadele sürecinin bu büyüme dinamiklerini nasıl etkileyeceği olacak.

2026’ya girerken ekonomi yönetiminin önünde iki temel denge bulunuyor: fiyat istikrarını sağlamak ve büyüme momentumunu korumak. Aralık ayı ciro verileri, talep tarafının hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. Bundan sonraki süreçte asıl belirleyici olan, bu gücün reel ve dengeli bir büyüme patikasına dönüşüp dönüşemeyeceği olacak.