Çin’in Üretim Freni Alüminyum Piyasasını Sarstı: Fiyatlar 3.000 Doların Üzerinde

Çin’in üretimi sınırlaması ve arz endişeleriyle alüminyum fiyatları üç yıl sonra yeniden ton başına 3.000 doları aştı.

Küresel emtia piyasalarında alüminyum dikkat çekici bir yükseliş yaşadı. Alüminyum fiyatları, üç yılı aşkın sürenin ardından ilk kez ton başına 3.000 dolar seviyesini aşarak yatırımcıların ve sanayi çevrelerinin odağına yerleşti. Bu sert yükselişin arkasında ise başta Çin’in üretimi sınırlama kararı olmak üzere, arz tarafındaki daralma endişeleri ve uzun vadede güçlü kalması beklenen talep bulunuyor.

Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi olan Çin, yıllık alüminyum eritme kapasitesine 45 milyon tonluk üst sınır getirdi. Uzun yıllar boyunca piyasayı rahatlatan bol arz koşullarının aksine, bu adım küresel alüminyum piyasasında yeni ve daha sıkı bir dönemin habercisi olarak görülüyor. Özellikle inşaat, enerji, ulaşım ve elektrikli araç sektörlerinde artan alüminyum kullanımı, yeni arzın sınırlı kalmasıyla birlikte fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Londra Metal Borsası’nda alüminyum fiyatları, bu görünümün etkisiyle üst üste üç işlem gününde yükseliş kaydetti.

Arz tarafındaki baskıyı artıran bir diğer önemli gelişme ise madencilik sektöründen geldi. Avustralya merkezli South32 şirketi, Mozambik’teki Mozal alüminyum eritme tesisini Mart 2026’ya kadar bakım ve onarıma alma planını açıkladı. Şirketin bu kararı, uzun vadeli bir enerji anlaşması sağlayamaması nedeniyle aldığı belirtilirken, küresel alüminyum arzında ek bir daralma riski yarattı. Zaten sıkılaşan piyasa koşullarında bu tür tesis duruşlarının, fiyat oynaklığını daha da artırabileceği ifade ediliyor.

Çin yönetimi cephesinde ise üretim kısıtlamalarının yalnızca arz-talep dengesiyle sınırlı olmadığı vurgulanıyor. Yetkililer, aşırı kapasitenin metal fiyatları üzerindeki deflasyonist baskıyı artırdığını ve bu nedenle üretimi kontrol altında tutmanın gerekli olduğunu belirtiyor. Çin’in 2025’te 45 milyon tonluk sınırı sınırlı ölçüde aşabileceği konuşulsa da, 2026 yılında üretim artışından özellikle kaçınılacağı mesajı veriliyor. Bu yaklaşımın, orta vadede küresel alüminyum fiyatlarını desteklemesi bekleniyor.

Uzmanlara göre, yeşil dönüşüm, elektrikli araç yatırımları ve altyapı projeleri nedeniyle alüminyuma olan talep güçlü kalmaya devam edecek. Buna karşılık, Çin’in üretim freni ve küresel ölçekte yaşanan tedarik sorunları, alüminyumun önümüzdeki dönemde de yüksek fiyat seviyelerinde kalabileceğine işaret ediyor. Bu durum, sanayi şirketleri için maliyet baskısı yaratırken, emtia piyasalarında alüminyumu stratejik metaller arasındaki konumunu daha da güçlendiriyor.