Altında Üç Haftalık Kayıp Serisi: Güçlü Dolar ve Şahin Fed Baskısı Derinleştiriyor

Güçlü dolar ve Fed'in şahin politikası altını baskılıyor. Ons altın 10 günün dibine inerken kayıplar üçüncü haftaya uzadı.

Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen altın, güçlü dolar ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) sıkı para politikası mesajlarının etkisiyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Haftanın son işlem gününde sert satışlarla karşılaşan değerli metal, hem günlük hem de haftalık bazda değer kaybederken, üst üste üçüncü haftayı da düşüşle kapatmaya hazırlanıyor.

Spot altın fiyatı gün içinde yüzde 1,3 gerileyerek ons başına 4.155 dolara kadar düştü ve 11 Haziran’dan bu yana en düşük seviyesini gördü. Haftalık bazda yaklaşık yüzde 1,5 değer kaybına işaret eden hareket, yatırımcıların son dönemde altına yönelik iştahının zayıfladığını ortaya koydu. ABD’de işlem gören Ağustos vadeli altın kontratları da satış baskısından nasibini aldı ve yüzde 1,7 düşüşle 4.173,30 dolara geriledi.

Altın fiyatlarındaki zayıf seyrin arkasındaki en önemli faktörlerden biri, dolar endeksinin son bir yılın en yüksek seviyelerine ulaşması oldu. Doların güçlenmesi, altının diğer para birimleriyle işlem yapan yatırımcılar açısından daha pahalı hale gelmesine neden olurken, küresel talep üzerinde de baskı yarattı. Özellikle faiz getirisi olmayan bir yatırım aracı olan altın, yüksek faiz ortamlarında yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi nedeniyle dezavantajlı bir konuma düşüyor.

Piyasalarda ayrıca işlem hacimlerinin düşük seyretmesi de dikkat çekti. Anakara Çin ve Hong Kong piyasalarının Ejderha Kayığı Festivali nedeniyle kapalı olması, dünyanın en büyük altın tüketicilerinden gelen talebin kısa vadede sınırlı kalmasına yol açtı. Düşük işlem hacmi ise fiyat hareketlerinin daha sert hissedilmesine neden oldu.

Fiziki altın talebine ilişkin veriler de fiyatlar üzerindeki baskının yalnızca finansal piyasalardan kaynaklanmadığını gösteriyor. Dünyanın en büyük altın tüketicileri arasında yer alan Hindistan ve Çin’de talep zayıf seyretmeye devam ediyor. Hindistan’da fiyatların son iki buçuk ayın en düşük seviyelerine gerilemesine rağmen alıcı ilgisinin beklenen ölçüde artmaması dikkat çekti. Çin’de ise altının uluslararası piyasalara kıyasla indirimli fiyatlarla işlem görmesi, iç piyasadaki talep eksikliğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Öte yandan, son dönemde jeopolitik gelişmelerin altın üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığı görülüyor. ABD ile İran arasında sağlanan uzlaşma ve bölgesel tansiyonun geçici olarak düşmesi sonrasında güvenli liman talebinde yaşanan artış kısa süreli oldu. Piyasalarda gözler yeniden Fed’in para politikası görünümüne çevrilirken, Fed’in şahin duruşunu koruması ve faizlerin uzun süre yüksek kalabileceği beklentisi yatırımcı davranışlarını belirleyen temel unsur haline geldi.

Analistler, altının kısa vadeli yönü açısından dolar endeksindeki hareketlerin ve ABD’den gelecek enflasyon verilerinin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Eğer Fed’in faiz indirimlerini öteleyeceğine yönelik beklentiler güçlenmeye devam ederse, altın üzerindeki baskının sürmesi mümkün görünüyor. Buna karşın küresel büyümede yavaşlama sinyalleri, beklenenden zayıf ekonomik veriler veya jeopolitik risklerde yeniden artış yaşanması halinde altın fiyatlarında tepki yükselişleri görülebilir.

Mevcut tabloda piyasa, jeopolitik gelişmelerden çok para politikası ve doların gücüne odaklanmış durumda. Bu nedenle kısa vadede altının performansı büyük ölçüde Fed’in vereceği mesajlar ve ABD ekonomisinden gelecek yeni veriler tarafından şekillendirilmeye devam edecek gibi görünüyor.