Küresel piyasalarda altın fiyatları, son haftalarda dar bir bantta sıkışarak yön arayışını sürdürüyor. Spot altın 4.650 ile 4.770 dolar aralığında dalgalanırken, haftanın ilk işlem gününde 4.728 dolar civarında dengelenmiş durumda. Yıllık bazda yüzde 35-40’lık güçlü bir prim yakalamış olsa da, yıl başında görülen 5.600 dolar zirvesinin oldukça gerisinde kalan değerli metal, hem makroekonomik gelişmeler hem de jeopolitik risklerin etkisi altında yön bulmaya çalışıyor.
Piyasadaki mevcut görünümde üç ana unsur öne çıkıyor. İlk olarak Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler ve özellikle ABD-İran hattındaki gelişmeler, petrol fiyatlarını yukarı çekerek küresel enflasyon beklentilerini canlı tutuyor. Bu durum, merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek seviyelerde tutabileceği beklentisini güçlendiriyor. İkinci olarak, ABD dolarındaki güçlenme ve tahvil getirilerindeki yükseliş, altının cazibesini sınırlayan önemli bir baskı unsuru olarak öne çıkıyor. Üçüncü faktör ise piyasalarda zaman zaman görülen “güvenli liman” talebi; bu talep altına destek verse de kalıcı bir yükseliş trendi oluşturmakta şu aşamada yetersiz kalıyor.
Makroekonomik takvim ise altının kısa vadeli yönü açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Özellikle 28-29 Nisan’daki FOMC toplantısı ve Fed Başkanı Powell’ın vereceği mesajlar, piyasalarda belirleyici olacak. Mevcut faiz aralığının yüzde 3,50-3,75 seviyesinde bulunması, yatırımcıların gözünü olası yönlendirmelere çevirmiş durumda. Bunun yanında 30 Nisan’da açıklanacak ABD büyüme verileri ile Fed’in enflasyon göstergesi olarak yakından takip ettiği PCE verileri, faiz patikasına dair beklentileri şekillendirecek. Mayıs ayının ilk haftasında açıklanacak TÜFE ve ÜFE rakamları ise enflasyonist baskıların boyutunu daha net ortaya koyacak.
Teknik açıdan bakıldığında ise tablo kısa vadede zayıflamaya işaret ediyor. Altın fiyatı, 2 saatlik grafiklerde hem 50 hem de 200 periyotluk hareketli ortalamaların altına gerilemiş durumda. 4.738-4.748 dolar bandı önemli bir direnç bölgesi haline gelirken, bu seviyenin altında kalındığı sürece satış baskısının devam edebileceği değerlendiriliyor. RSI göstergesinin 37 seviyesinde bulunması, piyasanın zayıf olduğunu ancak henüz aşırı satım bölgesine girmediğini ortaya koyuyor. Bu da aşağı yönlü hareket için hâlâ alan olduğuna işaret ediyor.
Kritik seviyeler tarafında ise iki senaryo öne çıkıyor. Yukarı yönlü hareketlerde 4.748 dolar direncinin aşılması durumunda 4.780 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Ancak aşağı yönlü baskının devam etmesi halinde 4.660 dolar seviyesi en kritik destek noktası olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin kırılması durumunda satışların hızlanarak 4.580 ve 4.485 dolar seviyelerine kadar derinleşmesi beklenebilir.
Genel görünüm, kısa vadede altın fiyatlarında temkinli ve aşağı yönlü risklerin ağır bastığını gösteriyor. Bununla birlikte, jeopolitik risklerin ani tırmanışı ya da Fed’den gelebilecek güvercin tonlu mesajlar, dengeleri hızla değiştirebilir. Bu nedenle mevcut süreçte altın piyasasında yön arayışının, veriye duyarlı ve kırılgan bir yapı içinde devam etmesi bekleniyor.











