ABD’de beklentilerin üzerinde açıklanan enflasyon verileri, küresel piyasalarda dengeleri yeniden değiştirirken, altın fiyatları da sertleşen para politikası beklentilerinin etkisiyle geri çekildi. Güvenli liman talebinin jeopolitik risklerle desteklenmesine rağmen, yatırımcıların yeniden yüksek faiz senaryosunu fiyatlamaya başlaması kıymetli metaller üzerinde baskı oluşturdu.
Spot altın fiyatı gün içerisinde yüzde 0,4 gerileyerek ons başına 4 bin 695 dolar seviyesine kadar düştü. Piyasalarda özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi konusunda daha temkinli hareket edeceği beklentisi öne çıkarken, dolar endeksindeki güçlenme de altındaki satış baskısını artırdı.
ABD’de açıklanan nisan ayı enflasyon verileri, tüketici fiyatlarının son üç yılın en yüksek yıllık artışını kaydettiğini ortaya koydu. Bu gelişme, yılın ikinci yarısında faiz indirimi bekleyen yatırımcıların beklentilerini önemli ölçüde değiştirdi. CME FedWatch verilerine göre piyasalarda artık yıl sonuna kadar faiz artışı ihtimali yüzde 30 seviyesinde fiyatlanıyor. Bu tablo, faiz getirisi olmayan altın açısından negatif bir görünüm oluştururken yatırımcıların dolara yönelmesine neden oluyor.
Analistler, ABD enflasyonundaki yükselişin Fed’in gevşeme politikasını öteleyeceğini ve bunun altın piyasasında baskı yarattığını ifade ediyor. Analistlere göre yüksek faiz ortamının uzun süre korunması durumunda altın fiyatlarında kısa vadeli dalgalanma artabilir.
Öte yandan Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler piyasaların odağında kalmayı sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile devam eden gerilim konusunda Çin’in desteğine ihtiyaç duymadığını açıklaması ve bölgedeki tansiyonun yeniden yükselmesi, yatırımcıların risk algısını artırdı. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü güçlendirmesi ve kalıcı ateşkese yönelik umutların zayıflaması enerji piyasalarıyla birlikte değerli metaller piyasasında da yakından takip ediliyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında İran konusunun görüşüleceğini belirtirken, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz ticaretine açık tutulması için küresel iş birliği çağrısı yaptı. Bölgedeki askeri gerilim ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi, güvenli liman talebini tamamen ortadan kaldırmasa da yatırımcıların şu aşamada daha çok dolar ve tahvil piyasalarına yönelmesine neden oluyor.
Teknik görünüm tarafında ise altın fiyatlarının kısa vadede kritik seviyelerde hareket ettiği görülüyor. Analistler, 4 bin 742 dolar seviyesinin güçlü direnç bölgesi olarak öne çıktığını belirtiyor. Bu seviyenin aşılması durumunda yukarı yönlü hareketlerin yeniden ivme kazanabileceği değerlendiriliyor. Buna karşılık 4 bin 696 dolar ve 4 bin 671 dolar seviyeleri önemli destek noktaları olarak izleniyor. Özellikle 100 periyotluk hareketli ortalamanın altındaki fiyatlama, kısa vadede satış baskısının sürdüğüne işaret ediyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki süreçte altın fiyatlarının yönü büyük ölçüde Fed üyelerinden gelecek açıklamalara, ABD ekonomik verilerine ve Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı olacak. Enflasyonun yüksek kalmaya devam etmesi halinde piyasalar daha uzun süre yüksek faiz senaryosunu fiyatlayabilir. Buna karşın jeopolitik risklerin derinleşmesi durumunda güvenli liman talebinin yeniden güç kazanması ve altının kayıplarını sınırlaması bekleniyor.











